BTSO seçimleri yaklaşıyor.
Ve artık görünen o ki yarış sadece isimler arasında değil. Projeler arasında da yaşanacak.
Önce Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve BTSO Başkan adayı Özer Matlı sahaya çıktı. Adres olarak da tesadüfen bir yer seçmedi. Bursa ticaretinin kalbi sayılan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nden seslendi. Esnafa vurgu yaptı. Tüccara vurgu yaptı. Çarşının sorunlarına vurgu yaptı. Aslında verdiği mesaj netti. “BTSO’nun merkezinde üyeler olacak” diyordu.
Dün akşam ise sahne bu kez mevcut BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ındı.
Bursa Hilton Otel’deki toplantı sıradan bir bilgilendirme programından çok daha fazlasıydı. Salondaki tablo bunu gösteriyordu. Bursa iş dünyasının önemli temsilcileri oradaydı. Sanayiciler, ihracatçılar, tüccarlar, sektör temsilcileri ve meslek kuruluşlarının yöneticileri… Kentin ekonomik hayatına yön veren çok sayıda isim aynı salonda buluşmuştu.
Bu tabloyu bir destek gösterisi olarak okumak doğru olmaz. Ancak iş dünyasının seçim sürecini dikkatle izlediğini gösterdiği de bir gerçek.
İbrahim Burkay konuşmasında geçmiş dönemin muhasebesini yaptı. Ancak ağırlığı geleceğe verdi.
GUHEM’i anlattı.
TEKNOSAB’ı anlattı.
Bursa Business School’u anlattı.
Şehir Fonu’nu anlattı.
Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni anlattı.
KOBİ’lere yönelik yeni üretim alanlarından söz etti.
Fidan Han ve İpek Han projelerini anlattı.
Açıkçası toplantının en dikkat çekici yanı da buydu.
Ortada sadece bir seçim söylemi yoktu.
Somut projeler vardı.
Hedefler vardı.
Takvimi açıklanan yatırımlar vardı.
Bu nedenle toplantıyı yalnızca bir seçim çalışması olarak değerlendirmek eksik kalır.
Burkay’ın verdiği mesajlara biraz daha dikkatli bakınca başka bir tablo da ortaya çıkıyor.
İlk bakışta teknoloji ve sanayi projeleri öne çıkıyor gibi görünse de, konuşmanın satır aralarında çarşıya, tüccara ve küçük işletmelere yönelik güçlü mesajlar vardı.
Fidan Han…
İpek Han…
Hanlar Bölgesi…
KOBİ üretim alanları…
Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi…
Bunların her biri aslında Bursa ekonomisinin sadece büyük sanayi kuruluşlarından ibaret olmadığını bilen bir yaklaşımın parçalarıydı.
Belki de toplantının en önemli siyasi mesajı buydu.
Burkay, teknoloji ve sanayi projelerini anlatırken aynı zamanda Bursa’nın ticari hafızasını ve küçük işletmelerini de unutmadığını göstermeye çalıştı.
Çünkü Bursa’nın ekonomisi yalnızca organize sanayi bölgelerinde üretilmiyor.
Kapalıçarşı’da da üretiliyor.
Hanlarda da üretiliyor.
Küçük atölyelerde de üretiliyor.
BTSO’nun temsil ettiği yapı da zaten tam olarak bu.
Bir tarafta dünyanın dört bir yanına ihracat yapan büyük sanayi kuruluşları var.
Diğer tarafta çarşı esnafı, tüccarlar ve küçük işletmeler.
Bu nedenle BTSO seçimlerini yalnızca başkan adayları üzerinden okumak eksik olur.
Aslında yarışın merkezinde üyeler var.
Çünkü BTSO seçimlerinde üyeler aynı anda hem meslek komitelerini hem de meclis üyelerini belirliyor. Daha sonra oluşan meclis, BTSO yönetimini ve başkanını seçiyor.
Yani bugün verilen her mesajın gerçek muhatabı yalnızca kamuoyu değil.
Komite adayları…
Meclis üyesi adayları…
Ve en önemlisi BTSO üyeleri.
Bu yüzden önümüzdeki dönemde sadece başkan adaylarının ne söylediği değil, komite ve meclis üyesi adaylarının hangi projelerle üyelerin karşısına çıktığı da büyük önem taşıyacak.
Bana göre bu seçim sürecinin en değerli tarafı da burada.
Uzun yıllardır ilk kez projelerin daha fazla konuşulduğu bir yarışın işaretleri görülüyor.
Bir tarafta tarihi çarşı ve ticaret kültürü üzerinden şekillenen bir yaklaşım var.
Diğer tarafta üretim, teknoloji, yatırım ve dönüşüm eksenli bir vizyon.
Aslında her iki taraf da Bursa’nın farklı güçlerini aynı hedefte buluşturmaya çalışıyor.
Ve bu kötü bir şey değil.
Çünkü Bursa’nın bugün daha fazla tartışmaya değil;
daha fazla projeye,
daha fazla üretim alanına,
daha güçlü ticaret merkezlerine,
daha yüksek katma değerli üretime,
daha fazla ihracata,
daha fazla girişimciliğe ihtiyacı var.
Son sözü yine BTSO üyeleri söyleyecek.
Ancak şimdiden görünen bir gerçek var.
Bu seçimde sadece isimler yarışmayacak.
Projeler de yarışacak.
Ve umarım kazanan sadece bir aday değil, Bursa olur.
















