Sosyal medyanın en büyük problemi şu…
Artık önce kanaat oluşturuyor, sonra araştırıyoruz.
Oysa doğrusu tam tersi olmalı.
Önce araştırmalı, sonra kanaat oluşturmalıyız.
Son günlerde BUSKİ'nin su tarifeleri üzerinden yapılan paylaşımlar da bunun tipik bir örneği. Paylaşımları gören birçok kişi, aylık fiyat güncellemesinin yeni alınmış bir karar olduğunu, hatta mevcut yönetimin uygulamaya koyduğu bir zam politikası olduğunu düşünebilir.
Peki gerçekten öyle mi?
Biraz geriye gidelim.
Elimizdeki resmi belgeler, BUSKİ'de su tarifelerinin aylık enflasyon oranına göre güncellenmesi uygulamasının yeni olmadığını gösteriyor. Hatta 1996 tarihli BUSKİ Genel Kurulu kararında, bu uygulamanın 1994 yılında alınan Genel Kurul kararına dayandırıldığı açıkça ifade ediliyor.
Yani bugün tartışılan sistem, farklı belediye başkanları döneminde de uygulanmış kurumsal bir mekanizma.
Bu gerçek, su faturalarının tartışılamayacağı anlamına gelmiyor.
Elbette vatandaş yüksek faturaya itiraz eder.
Muhalefet de eleştirisini yapar.
Ancak eleştirinin sağlam zemini, doğru bilgidir.
Bir uygulamayı eleştirirken onun geçmişini de bilmek gerekir.
Bir başka ayrıntı daha var.
Şahin Biba'nın Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilili seçilmesinin ardından su faturalarındaki bazı kalemlerde indirime gidildiği de kamuoyuna açıklanmıştı. Bunu görmezden gelip 1994 yılından beri devam eden güncellemeleri konuşmak, fotoğrafın tamamını göstermiyor.
Öte yandan Bursa, daha bir yıl önce ciddi bir su krizi yaşadı.
Barajlar alarm verdi.
Tasarruf çağrıları yapıldı.
Şehrin su geleceği tartışıldı.
Bugün BUSKİ sadece musluktan su akıtan bir kurum değil; aynı zamanda yeni içme suyu kaynakları bulan, altyapıyı yenileyen, arıtma tesislerini işleten ve Bursa'nın geleceğini planlayan bir kuruluş.
Bu yatırımların nasıl yapıldığı tartışılabilir.
Maliyetler sorgulanabilir.
Verimlilik eleştirilebilir.
Bunların hepsi demokratik hakkımız.
Ama algılarla değil, olgularla...
Çünkü bugün en büyük sorun bilgi eksikliği değil.
Bilgiye rağmen araştırmaktan vazgeçmiş olmamız.
Belki de hepimizin kendine sorması gereken soru şu:
Bir paylaşımı gördüğümüzde gerçekten gerçeği mi öğreniyoruz, yoksa sadece hoşumuza giden bir kanaati mi satın alıyoruz?
















