Bursa iş dünyasının yıllardır beklediği TEKNOSAB KOBİ OSB, önceki akşam Merinos AKKM'de düzenlenen geniş katılımlı toplantıyla tanıtıldı.
Merinos'taki kalabalığı görünce şunu düşündüm.
İnsanlar yeni bir organize sanayi bölgesini görmek için gelmemişti.
Yıllardır bekledikleri çözümü görmek için gelmişti.
Salon doldu.
Koridorlar doldu.
Dışarısı doldu.
Bu ilginin bir nedeni vardı.
Çünkü Bursa'nın yıllardır çözüm bekleyen bir KOBİ gerçeği var.
***
Bursa denildiğinde akla dev fabrikalar geliyor.
Oysa bu şehrin üretim yükünü çeken binlerce KOBİ, yıllardır çok farklı şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor.
Yıldırım'da...
Vakıf'ta...
Küçükbalıklı'da...
Dar sokaklarda...
Apartman altlarında...
İtfaiyenin girmekte zorlandığı, tırın dönemediği, enerji ve deşarj altyapısının yetersiz kaldığı, lojistik ve çevre sorunlarının üretimin bir parçası haline geldiği alanlarda...
Bir yandan üretim...
Bir yandan yatırım...
Bir yandan ayakta kalma mücadelesi...
Belki de Bursa ekonomisinin en sessiz yükünü onlar taşıyor.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay da KOBİ'lerin planlı ve modern üretim alanlarına kavuşması gerektiğini yıllardır dile getiriyordu.
Ama söylemek başka...
Yer bulmak başka.
Planlamak başka.
Altyapısını ve finansmanını oluşturup hayata geçirmek bambaşka.
Sonunda o eşik aşılmış görünüyor.
TEKNOSAB KOBİ OSB, yıllardır konuşulan bu ihtiyacın somut karşılığı.
Üstelik konu sadece arsa üretmek değil.
Enerjisi planlanmış...
Lojistiği düşünülmüş...
Çevre altyapısı hazırlanmış...
Demiryolu bağlantısına kavuşacak...
Üreticinin altyapıyla değil, üretimle uğraşacağı yeni bir ekosistem kuruluyor.
***
Tabii böylesine büyük bir dönüşümün akla getirdiği sorular da var.
Bunlardan birini Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova sordu.
Bursa'ya aslında çok da uzak olmayan TEKNOSAB'daki fabrikalarından, yoğun trafik nedeniyle akşam saatlerinde kent merkezine ulaşmanın yaklaşık bir buçuk saati bulabildiğini hatırlattı.
Ardından da çok basit ama önemli bir soru yöneltti:
KOBİ'ler de buraya geldiğinde trafik ne olacak?
Haklı bir soru.
Burkay'ın cevabından anladığım kadarıyla ulaşım da planlamanın önemli başlıklarından biri.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın üzerinde çalıştığı Bursa Kuzey Çevre Otoyolu'nun devreye girmesiyle transit trafiğin kent içinden çekilmesi hedefleniyor.
Demiryolu bağlantısıyla da bölgenin karayoluna bağımlılığının azaltılması planlanıyor.
Ama cevabın benim daha fazla dikkatimi çeken tarafı şehircilikle ilgiliydi.
Burkay, KOBİ OSB'nin Bursa'ya dışarıdan yeni bir nüfus getirmek üzerine kurgulanmadığını anlattı.
Çünkü burada çalışacak insanların önemli bölümü zaten bugün Bursa'da yaşıyor ve Bursa'da üretim yapıyor.
Planlama bununla da sınırlı değil.
Bölgede ilk etapta bin konut, ardından üç bin konutun daha devreye alınması öngörülüyor.
Yani üretim şehir dışına taşınırken yaşamın da üretime yaklaşması hedefleniyor.
Çünkü Bursa'nın mevcut sanayi yapısında bunun tersini yıllardır yaşıyoruz.
Fabrika bir yerde...
Çalışan başka yerde...
Her sabah ve akşam binlerce araç iki nokta arasında gidip geliyor...
Yeni modelde ise bu mesafenin mümkün olduğunca kısaltılması hedefleniyor.
Demek ki yeni sanayi alanı planlarken sadece fabrikanın nereye kurulacağını değil, insanın nerede yaşayacağını ve oraya nasıl ulaşacağını da düşünmek gerekiyor.
***
Tam da burada Burkay'ın toplantıda özellikle üzerinde durduğu bir başka konu anlam kazanıyor.
Sıkça kullandığı bir sözü var:
“Bursa büyürse Türkiye büyür.”
Burkay, bu ifadenin zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, hedeflerinin Bursa'yı kontrolsüz şekilde büyütmek ya da yeni nüfus alanları oluşturmak olmadığını anlattı.
Nasıl mı?
İnsan da büyüyor.
Önce boyu uzuyor.
Sonra aklı gelişiyor.
Bilgisi artıyor.
Tecrübesi çoğalıyor.
Ürettiği değer yükseliyor.
Burkay'a göre şehirlerin büyümesi de böyle olmalı.
Betonla değil...
Katma değerle.
Nüfusla değil...
Teknolojiyle.
Alan genişleterek değil...
Üretimin niteliğini yükselterek.
TEKNOSAB KOBİ OSB de bu anlayışın somut adımlarından biri.
Ama tek adımı değil.
Çünkü Bursa için çizilen yeni sanayi vizyonunun başka parçaları da var.
Savunma sanayi kümelenmesi (Defence Hub)
Lojistik park...
TEKNOSAB Data Center...
Teknopark...
Serbest Bölge...
Bunlar birbirinden bağımsız projeler olarak görülmemeli.
Ortak hedef, Bursa'nın daha fazla yer kaplayan değil, metrekare başına daha fazla değer üreten bir sanayi şehrine dönüşmesi.
Zaten Bursa'nın ihtiyacı da artık bu.
Daha çok fabrika değil...
Daha nitelikli fabrika.
Daha çok üretim değil...
Daha yüksek katma değerli üretim.
Daha fazla nüfus değil...
Daha yüksek teknoloji.
O yüzden dönüp yeniden Merinos'taki kalabalığa bakmak gerekiyor.
Yaklaşık 3 bin sanayici, tüccar ve KOBİ temsilcisini bir araya getiren o yoğunluk sadece bir lansmana gösterilen ilgi değildi.
Bence yıllardır dar sokaklara, yetersiz altyapıya ve plansız üretim alanlarına sıkışmış KOBİ'lerin “Biz de varız” deme biçimiydi.
Üstelik salondaki tablo yalnızca iş dünyasının ilgisini göstermiyordu.
Vali Erol Ayyıldız'dan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'ya, siyasi parti temsilcilerinden iş dünyasının farklı kesimlerine kadar geniş bir katılım vardı.
Böylesine büyük projelerde belki de en kıymetli olan da bu.
Kentin ortak bir ihtiyacı söz konusu olduğunda, farklı kesimlerin aynı hedef etrafında buluşabilmesi.
Çünkü Bursa sanayisinin geleceği bir kurumun ya da bir siyasi anlayışın değil, bu kentin ortak konusu.
Bursa sanayisinin geçmişi güçlü.
Bursa sanayisinin geçmişi güçlü.
Bunu tartışmaya gerek yok.
Asıl konu geleceği.
Çünkü dünyada üretimin kuralları değişiyor.
Teknoloji değişiyor.
Lojistik değişiyor.
Enerji değişiyor.
Rekabet değişiyor.
Bursa da değişmek zorunda.
TEKNOSAB KOBİ OSB bu değişimin önemli adımlarından biri olabilir.
Şimdi yapılması gereken belli.
Planlandığı gibi...
Zamanında...
Eksiksiz...
Hayata geçirmek.
Çünkü Bursa'nın beklediği sadece yeni bir OSB değil.
Üretirken önüne çıkan engellerle değil, dünyadaki rakipleriyle mücadele edebileceği yeni bir sanayi düzeni.
















