İnegöl iş dünyasının önünde önemli bir tarih var:
3 Ekim…
O gün, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) üyeleri sandık başına gidecek.
Yalnızca meslek komitelerini ve meclis üyelerini belirlemek için mi?
Elbette hayır…
İnegöl’ün üretimini, ticaretini, ihracatını ve Ankara’daki temsilini önümüzdeki dört yıl boyunca kimlerin yönlendireceğine karar verecekler.
Gerçi bugünlerde Bursa iş dünyasında nereye baksanız BTSO seçimleri konuşuluyor.
Haksız da sayılmazlar.
Yaklaşık 60 bin üyeli BTSO’nun organ seçimleri 1 Ekim’de yapılacak. Adaylar sahada, listeler hazırlanıyor, kulisler her geçen gün biraz daha hareketleniyor.
Ama Bursa iş dünyasının seçim gündemi BTSO’dan ibaret değil.
BTSO sandığından iki gün sonra bu kez Türkiye’nin mobilya başkentinde sandık kurulacak.
Öyleyse projektörü biraz da İnegöl’e çevirelim…
Peki nasıl bir İnegöl’den söz ediyoruz?
Türkiye’nin mobilya başkentinden…
Ama İnegöl’ü yalnızca mobilyayla anlatmak da haksızlık olur.
Mobilya başrolde, doğru…
Fakat sahne oldukça kalabalık.
İnegöl OSB, Mobilya ve Ağaç İşleri İhtisas OSB ile Yenice OSB olmak üzere üç organize sanayi bölgesi var.
Tekstilden makine ve metale, orman ürünlerinden gıdaya, otomotiv yan sanayisinden inşaata, tarımdan ulaştırma ve hizmet sektörlerine kadar geniş bir üretim ve ticaret yapısından söz ediyoruz.
Rakamlar ne diyor?
İnegöl’ün dış ticaret hacmi 2023 yılında 1 milyar 792 milyon dolara ulaşmıştı.
2024’te yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
2025 yılında ise ihracat 1 milyar 126 milyon dolar, ithalat 333 milyon dolar, toplam dış ticaret hacmi 1 milyar 459 milyon dolar oldu.
Gerileme var mı?
Var…
Çünkü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik daralma yaşandı.
İnegöl buna rağmen 793 milyon dolar dış ticaret fazlası verip geleneğini sürdürdü.
Yani yıllardır ithal ettiğinden çok daha fazlasını satan, üretimi ve ihracatıyla Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan bir sanayi kentinden söz ediyoruz.
Böyle bir kentin ticaret ve sanayi odası seçimi de sıradan bir meslek örgütü seçimi değildir.
Üstelik İTSO, BTSO’dan yalnızca bir yıl sonra, 1890’da kurulmuş köklü bir oda.
Bugün 6 binin üzerinde üyesi, 18 meslek komitesi ve mevcut yapıda 49 kişilik meclisi bulunuyor.
Hemen belirteyim.
İnegöl’e de İTSO’ya da yabancı değilim.
Geçmişte uzun yıllar İTSO’ya danışmanlık yaptım. O koridorlarda bir ismin ne söylediği kadar hangi meslek grubundan çıktığının ve arkasında kaç meclis üyesi bulunduğunun da önemli olduğunu bilirim.
O nedenle baştan söyleyeyim:
İTSO’da görünen seçimle yapılan seçim her zaman aynı olmaz!
Bugün sahada iki başkan adayı var.
Mevcut Başkan Yavuz Uğurdağ…
Ve mevcut Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nedim İncebay…
Aynı yönetimde görev yaptılar, şimdi ise birbirlerine rakipler.
İki isim de ziyaretlere başladı. Listeler hazırlanıyor, projeler anlatılıyor, destekler hesaplanıyor.
Ancak hesabı yalnızca bu iki isim üzerinden yapmak eksik kalabilir.
Çünkü bir de Hakan Özdemir var.
Özdemir şimdilik İTSO başkanlığına değil, Orman Ürünleri Meslek Komitesi’ne adaylığını açıkladı. Mevcut dönemde de bu komitenin ve İTSO Meclisi’nin üyesi.
Uzun yıllardır üretimin ve ticaretin içinde.
İnegöl Genç İş İnsanları Derneği’nde başkanlık yaptı, TÜGİK yönetiminde görev aldı. Halen TÜGİK Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı.
Dolayısıyla İnegöl’ün dışına taşan bir iş dünyası çevresi ve Ankara’da siyasetle, bürokrasiyle temas kurabilecek güçlü bir ilişki ağı var.
Üstelik, İnegöl kulislerinde Orman Ürünleri grubunda kendisini zorlayacak belirgin bir rakip listenin bulunmadığı konuşuluyor.
Peki Özdemir Meclise girerse ne yapar?
Yavuz Uğurdağ’a destek verebilir, Nedim İncebay’ın yanında durabilir veya Mecliste denge unsuru olabilir.
Şartlar oluşursa üçüncü başkan adayı olarak da ortaya çıkabilir.
Bugün için bildiğimiz tek şey, Hakan Özdemir’in kendi komitesine meclis üyesi adayı olduğu.
Gerisi şimdilik kulis…
Ancak seçim gecesi herkesin gözünün üzerinde olacağını bugünden söyleyebiliriz.
Neden?
Çünkü oda ve borsa seçimlerinin kendine özgü bir sistemi var ve İTSO üyeleri 3 Ekim’de doğrudan oda başkanını seçmeyecek.
Önce kendi meslek gruplarındaki komite ve meclis üyelerini belirleyecekler. Ardından seçilen meclis üyeleri kendi aralarından yönetim kurulu başkanını, yönetim kurulunu ve meclis divanını seçecek.
Yani Başkanlık seçiminde oy kullanabilmek, yönetim kuruluna veya meclis divanına girebilmek için önce meclis üyesi olmak gerekiyor.
Yani afişlerde başkan adayı olabilirsiniz.
Basın toplantıları düzenleyebilir, projelerinizi açıklayabilir, aylarca sahada çalışabilirsiniz.
Ama kendi meslek grubunuzdan meclise çıkamazsanız, başkanlık hesabınız daha ilk sandıkta biter.
“Olur mu öyle şey?” demeyin
Olur…
Çünkü İnegöl bunu daha önce birkaç kez yaşadı.
Mesela 2018 seçimlerinde İTSO Meclisi’nde çok ilginç bir tablo ortaya çıkmıştı.
O dönem odanın 47 meclis üyesi vardı, seçim sonucunda Metin Anıl’ın beyaz listesi 22, Zeki Şahin’in mavi listesi 22, Mahmut Demirtaş’ın turuncu listesi ise 3 meclis üyesi kazanmıştı.
Tam anlamıyla 22-22-3 dengesi…
Ancak başkan adayı Zeki Şahin, kendi meslek grubundaki seçimi 62’ye 58 kaybettiği için meclise giremedi.
Düşünün…
Listesi 22 meclis üyesi çıkarıyor ama başkan adayı mecliste yok!
Mavi liste bunun üzerine yeni bir aday aradı. Mahmut Demirtaş’ın üç kişilik grubunun da desteğiyle Yavuz Uğurdağ başkan adayı olarak çıkarıldı.
Sonuçta Uğurdağ 25’e 22 oyla İTSO Başkanı seçildi. Mahmut Demirtaş da meclis başkanı oldu.
2018 seçimi bize önemli bir şey gösterdi:
İTSO’da seçime başkan adayı olarak girmekle seçimden başkan olarak çıkmak aynı şey değil.
Ancak şunu da vurgulamak gerekiyor.
O seçimde değişen yalnızca başkanın adıydı.
Çünkü İTSO’da yıllar içinde oluşmuş ilişkiler, ekipler ve dengeler bir gecede ortadan kalkmadı.
Bu dengelerin geçmişte olduğu gibi bugün de en önemli isimlerinden biri Metin Anıl…
1984 yılında başlayan İTSO yolculuğu 42 yılı aşmış durumda. 1987’den 2018’e kadar kesintisiz 31 yıl yönetim kurulu başkanlığı yaptı. Ayrıca 4 dönem de TOBB’da Ticaret ve Sanayi Odalar Konsey üyeliği yaptı. Başkanlığı bıraktıktan sonra da odadan kopmadı; 2018 ve 2022 seçimlerinde yeniden meclise girdi.
Halen Tarım ve Hayvancılık Meslek Komitesi ile İTSO Meclisi’nde görev yapıyor.
İnegöl OSB’nin büyümesi ve altyapısının tamamlanmasından Mobilya ve Ağaç İşleri İhtisas OSB’ye, arıtma tesislerinden MODEF’in kurumsallaşmasına kadar uzanan önemli bir hizmet geçmişi var.
Elbette bunlar tek kişinin değil, birlikte çalışan kadroların eseridir.
Anıl’ın en belirgin özelliklerinden biri uzlaşma kültürüydü.
Başkanlığı süresince farklı siyasi partilerden belediye başkanlarıyla çalıştı. İnegöl’ün menfaatleri söz konusu olduğunda siyasi farklılıkları bir kenara bırakmayı; belediyeyle, bürokrasiyle, Ankara’yla ve iş dünyasıyla aynı masada buluşmayı bildi.
Her konuda herkesle aynı düşünmedi ama farklı düşünmeyi kalıcı bir kavgaya da dönüştürmedi.
Dört yıl önce de 2018’de karşı karşıya geldiği Yavuz Uğurdağ’a destek verdi. Uğurdağ, tek listeyle girdiği seçimde 49’a çıkan meclis üyelerinin tamamının oyunu alarak yeniden başkan seçildi.
İTSO dengelerini bilenlerin de kabul ettiği gibi bu uzlaşmada Metin Anıl ve birlikte hareket ettiği ekibin önemli payı vardı.
Bugünkü seçimde de, Metin Anıl’ı ve geçmişte birlikte çalıştığı kadroları yok sayarak kurulacak hesabın bir tarafı eksik kalır.
Destekledikleri aday kesin kazanır mı?
Böyle bir şey söylenemez.
Ancak birkaç meclis üyesinin bütün hesabı değiştirebildiği İTSO’da, bu ekibin desteğini alan adayın işi kolaylaşır.
Şimdi de gelelim adayların söylediklerine…
Burada karşılaştırmayı doğru yapmak gerekiyor.
Yavuz Uğurdağ’ın önünde yaklaşık sekiz yıllık bir icraat dönemi var. Nedim İncebay ise yeni dönem için hazırladığı proje dosyasını açıkladı.
Dolayısıyla bugün bir tarafta gerçekleştirilmiş veya devam eden çalışmalar, diğer tarafta yeni dönem vaatleri bulunuyor.
Yavuz Uğurdağ, önümüzdeki salı günü düzenleyeceği basın toplantısında yeni dönem projelerini açıklayacağını söylüyor.
O açıklamayı da ayrıca değerlendiririz.
Şimdilik yayımlanan icraatlarına bakalım.
Uğurdağ döneminin en dikkat çekici çalışmalarından biri TAFEX…
İnegöl Global Fuar ve Ticaret Merkezi A.Ş. ile Amerika’daki TAFEX şirketi kuruldu. İnegöllü firmaların yalnızca fuarlara katılması değil; hedef pazarlarda depolama, lojistik, showroom, tanıtım ve satış ağına kavuşması amaçlandı.
Miami’de gerçekleştirilen organizasyonlara katılan İnegöllü firma sayısı zamanla arttı. 2026 yılında ABD ve Panama’da yeni temaslar yapıldı. Orlando’da depo ve showroom alanları incelendi; Panama’da 350 metrekarelik bir showroom için sözlü anlaşmaya varıldığı açıklandı.
Bunlar küçümsenecek adımlar değil.
İnegöl firmalarını müşterinin ayağına götürmek yerine, İnegöl’ü doğrudan hedef pazarın içine yerleştirme arayışı var.
UR-GE çalışmalarıyla firmalara eğitim, danışmanlık, dijital pazarlama ve yeni pazarlara erişim desteği sağlandı.
Litvanya’daki oda ile yürütülen Avrupa Birliği destekli proje kapsamında mobilya sektörünün dijital dönüşümü üzerine çalışmalar yapıldı. Milano’daki Salone del Mobile Fuarı’nda tasarım, e-ticaret ve marka konumlandırması incelendi.
İnegöl Exporters projesiyle de ürün veri tabanı, sanal fuarcılık ve uluslararası ticaret ağı oluşturulması; henüz ihracat yapmayan KOBİ’lerin dış pazarlara açılması hedeflendi.
Finansmana erişim konusunda TOBB Nefes Kredisi gibi imkânlar üyelere duyurulurken, sanayicinin krediye ulaşmakta yaşadığı sorunlar Ankara’daki toplantılarda kamu bankalarının yöneticilerine aktarıldı.
Bunların tamamı Uğurdağ’ın icraat hanesine yazılabilir.
Şimdi de gözler önümüzdeki salı günü yapacağı basın toplantısında…
İnegöl iş dünyası, Uğurdağ’ın yeni dönem projeleri kadar TAFEX’ten Panama showroomuna, İnegöl Exporters’tan 2030’daki 2 milyar dolarlık ihracat hedefine kadar başlatılan çalışmaların ulaştığı noktayı ve bundan sonraki yol haritasını da duymayı bekliyor.
Yani Uğurdağ’ın önümüzdeki salı günü açıklayacağı yeni dönem projelerinde bu sorulara vereceği cevaplar önemli olacak.
Nedim İncebay ise “Hedef 2034” adı altında oldukça geniş bir proje dosyası açıkladı.
İhracat biriminin güçlendirilmesi, uluslararası fuarlarda ortak İnegöl standı kurulması, fuar ve ticaret kompleksi, lojistik merkezi, gıda toptancıları sitesi, mobil tanıtım aracı, E-İTSO uygulaması, dijital pazar yeri, Çin’de satın alma ofisi ve Ankara’da hükümet ilişkileri ofisi…
Liste uzun.
Üzerinde çalışılmış mı?
Çalışılmış…
İnegöl adına heyecan verici projeler var mı?
Var…
Üstelik ilk üç ayda bin işletmenin ziyaret edileceği gibi ölçülebilir bir hedef de açıklanmış durumda.
Ancak büyük projelerin cevap bekleyen büyük soruları olur.
Mesela;
Fuar kompleksinin ve lojistik merkezinin arazisi nerede?
Finansmanı nasıl sağlanacak?
Yatırımı İTSO mu yapacak; belediye, OSB’ler ve özel sektör mü ortak olacak?
Çin’deki satın alma ofisinin hukuki ve ticari yapısı nasıl kurulacak?
Bir oda yönetiminin görev süresi dört yılken “Hedef 2034” programının ilk dört yıllık bölümünde hangi projeler tamamlanacak?
Yani Nedim İncebay’ın açıkladığı proje dosyasını maliyet, finansman, iş birliği modeli ve takvimle güçlendirmesi gerekiyor.
Çünkü proje açıklamak başka, o projeyi hayata geçirecek yolu göstermek başka…
Bu ayrıntılar ortaya konulmadıkça, projelerin seçim vaadi olmanın ötesine nasıl geçeceği sorusu da cevapsız kalır.
Hakan Özdemir’in durumu ise diğer iki isimden biraz farklı.
O, İTSO başkanlığına aday olduğunu açıklamadı. Bu nedenle bugün önüne kapsamlı bir proje dosyası koymamasını eksiklik olarak yazmak haksızlık olur.
Ancak adı artık yalnızca bir meslek komitesi adayı olarak konuşulmuyor.
İnegöl kulislerinde, 3 Ekim’de ortaya çıkacak meclis aritmetiğine göre denge unsuru olabileceği, hatta üçüncü başkan adayı olarak çıkabileceği değerlendiriliyor.
Olur mu?
2018’de oldu…
Yavuz Uğurdağ da seçime aylar öncesinden ilan edilmiş başkan adayı olarak girmedi; sandıktan çıkan meclis aritmetiği onu başkanlığa taşıdı.
Aynı kapı bugün Hakan Özdemir için de açılabilir.
Ancak arada bir fark var:
Hakan Özdemir’in adı şimdiden bu ihtimalle birlikte anılıyor.
Eğer böyle bir niyeti varsa İTSO’yu nasıl bir anlayışla yöneteceğini ve İnegöl ekonomisi için neler düşündüğünü seçimden önce kamuoyuyla paylaşması kendisine avantaj sağlar.
Çünkü meclis aritmetiği bir ismi başkan adayı yapabilir.
Ama o koltuğu dolduracak olan yalnızca aritmetik değil, ortaya konulan vizyondur.
Peki bütün bu adaylık ihtimallerinin ve başkanlık hesaplarının anahtarı hangi sektörün elinde?
İlk akla gelen cevap belli:
Mobilyacıların…
Ne de olsa İnegöl, Türkiye’nin mobilya başkenti.
O hâlde “İTSO seçimini mobilyacılar belirler” denilebilir.
Öyle mi gerçekten?
Mevcut yapıda dört mobilya komitesi toplam 11 meclis üyesi çıkarıyor.
Güçlü bir sayı…
Ama meclis 49 kişiden oluşuyor.
Tekstilciyi, makineciyi, gıdacıyı, orman ürünleri üreticisini, inşaatçıyı, nakliyeciyi, tüccarı ve hizmet sektörlerini yanınıza almadan İTSO’da çoğunluk kuramazsınız.
Bu nedenle, seçimin en şanslı adayı en çok afiş asan, en fazla ziyaret yapan veya en uzun proje listesini açıklayan isim olmayacak.
Kim olacak?
Elbette, farklı sektörlerden en geniş meclis desteğini toplayabilen isim…
Peki bu desteğin kimde toplanacağı bugünden belli mi?
Değil…
Onu ancak 3 Ekim akşamı, sandıklar açılıp yeni meclis tablosu ortaya çıktığında göreceğiz.
Bugün İTSO’da iki başkan adayı var gibi görünüyor.
“Gibi” diyorum…
Çünkü 3 Ekim akşamı bu sayı bire düşebilir.
Üçe çıkabilir.
Belki dörde…
Hatta bugün adı hiç konuşulmayan bir meclis üyesi, sandıklar açıldıktan sonra başkan adayı olabilir.
Görünen o ki, İnegöl’de başkanı yine meclis aritmetiği belirleyecek.
Tıpkı 2018’de olduğu gibi…

















Kaleminize sağlık, tabloyu çok güzel anlatmışsınız, tebrikler.