Arkadaşlarımla İstanbul Havalimanı’nın kırdığı rekorları konuşurken aklıma Yenişehir geldi.
Sahi, Türkiye’nin en güçlü sanayi ve ihracat kentlerinden biri olan Bursa’da, Yenişehir Havalimanı neden yıllardır beklenen yolcu hareketliliğine ulaşamıyor?
Aslında yıllardır aynı şeyleri konuşuyoruz.
Uçuş sayısı artsın...
Yeni hatlar açılsın...
Havalimanı daha aktif kullanılsın...
Hepsine katılıyorum.
Ancak aradan yaklaşık çeyrek asır geçti.
Bu sürede Bursa’nın büyüme yönü de ulaşım alışkanlıkları da değişti.
Bu nedenle Yenişehir tercihine bugünün Bursa’sından yeniden bakmak gerekiyor.
Elbette aradan geçen bunca yılın ardından “Yanlış yere yapıldı” demek kolay. Ancak sağlıklı bir değerlendirme için önce o günün şartlarına, ardından Bursa’nın geçen 25 yılda nasıl değiştiğine bakalım.
Yenişehir Havalimanı 2001 yılında hizmete girdi. Bursa'nın şehir içindeki Yunuseli Havalimanı da aynı dönemde hava trafiğine kapatıldı.
Başa yazalım Yenişehir tercihi öyle sebepsiz alınmış bir karar değildi.
1990'lı yıllarda Yunuseli'nin geliştirilmesi üzerinde çalışılmış, ancak yapılan incelemelerde teknik sorunlarla karşılaşılmıştı. Bu nedenle mevcut havalimanının büyütülmesi seçeneğinden vazgeçildi.
O günün şartlarında bakıldığında bu anlaşılabilir bir tercih.
Sonra yıllar geçti.
Bursa değişti.
Hem de çok değişti.
Nilüfer büyüdü. Görükle, Özlüce, Hasanağa ve Kayapa da büyüdü. Sanayi Karacabey yönüne doğru yayıldı. TEKNOSAB da kentin batısında yükseldi.
Yenişehir Havalimanı Bursa merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta. Ama Akçalar, Kayapa, Görükle ve Özlüce’den yola çıktığınızda bu mesafe yer yer 80-90 kilometreyi buluyor. Bursa batıya büyüdükçe Yenişehir, kentin önemli bir bölümü için daha uzakta kaldı.
Bir de 2016'da Osmangazi Köprüsü açıldı.
O köprü yalnız İstanbul-Bursa arasındaki mesafeyi kısaltmadı. Bursa yolcusunun hava ulaşımı tercihini de değiştirdi.
Bugün Bursa'dan Sabiha Gökçen'e otobüsle olağan koşullarda yaklaşık 90 dakikada ulaşılabiliyor.
Pahalı mı?
Evet.
Ama oraya vardığınızda çok daha geniş bir uçuş ağı ve gün içinde çok daha fazla sefer seçeneği sizi bekliyor.
Bursa'nın batısında yaşayan bir yolcunun hesabını siz yapın.
Yenişehir'e doğru mu gider?
Sabiha Gökçen'e mi?
Cevap herkeste aynı olmayabilir ama Yenişehir'in neden yıllardır beklenen yolcu hareketliliğine ulaşamadığını anlamaya çalışırken bu tercihi görmezden gelemeyiz.
Bir de Yunuseli var.
Yıllar sonra yeniden açılması gündeme geldiğinde çevresindeki yapılaşmanın mânia kriterleriyle çeliştiğini gördük.
İnşaat Mühendisleri Odası da geçmişte pistin uzatılması seçeneklerinin zamanında yeterince değerlendirilemediğini ve çevredeki yapılaşmanın havalimanının geleceğini etkilediğini savundu.
Belki Yunuseli yine yetmeyecekti.
Büyük yolcu uçakları için pist, yaklaşma koridorları, güvenlik, gürültü ve yapılaşma gibi birçok teknik sorun vardı.
Açıkçası bunları bugün masa başında kesin bir hükme bağlamak doğru olmaz.
Evet, Bursa'nın batısındaki alternatifler de o yıllarda konuşuldu.
Fakat sonuçta tercih Yenişehir'den yana yapıldı.
Bugünden geriye bakınca insan ister istemez şunu düşünüyor:
Keşke Bursa'nın önümüzdeki 30-40 yılda hangi yöne büyüyeceği de o kararın en güçlü kriterlerinden biri olsaydı.
Karacabey olmalıydı demiyorum.
Mustafakemalpaşa da demiyorum.
Belki teknik çalışmalar yapılır ve yine Yenişehir en doğru yer çıkardı.
Fakat havacılık, haritada boş bir arazi bulup üzerine pist çizmek kadar kolay değildir.
Keşke o gün Bursa'nın batıya doğru gelişimi, Bandırma ve Susurluk yönündeki bölgesel hareketlilik, Balıkesir'in ve Körfez'in turizm potansiyeli birlikte düşünüldüğünde daha geniş bir yolcu havzası üzerinde çalışılsaydı.
Bugün bunlar için vahlanmak çözüm olmayabilir ama bundan sonra Bursa için vereceğimiz kritik kararlara yön verebilir
Çünkü Bursa'nın önünde şimdi çok daha büyük bir planlama işi var.
2050 Çevre Düzeni Planı.
Bursa, 1998'de onaylanan 2020 Çevre Düzeni Planı'nın üzerinden çeyrek asırdan fazla zaman geçmesine rağmen yeni çevre düzeni planını hâlâ tamamlayamadı.
Ama Bursa bu süre içinde beklemedi.
Nüfus arttı.
Sanayi değişti.
Yeni OSB'ler kuruldu.
Ulaşım koridorları değişti.
Osmangazi Köprüsü yapıldı.
TEKNOSAB ortaya çıktı.
Bursa batıya doğru büyümeye devam etti.
Şimdi hazırlanmakta olan 2050 Çevre Düzeni Planı'nın önünde bütün bu tecrübeler var.
Havalimanı da bunlardan biri.
Belki bugün yeni bir havalimanı yapmak gerçekçi değildir.
Belki Yenişehir'i daha etkin kullanmanın yolları bulunacaktır.
Belki ileride başka ulaşım modelleri ortaya çıkacaktır.
Bunların kararını ben veremem.
Ama şunu söyleyebilirim:
Bursa'nın önümüzdeki 25-30 yıllık hava ulaşımı projeksiyonunun 2050 Çevre Düzeni Planı'nda mutlaka bir cevabı olmalı.
Nüfus nerede yoğunlaşacak?
Yeni sanayi alanları nerede olacak?
Bursa'nın İstanbul'la ilişkisi nasıl gelişecek?
Bandırma-Balıkesir aksı ne olacak?
Yenişehir'in rolü ne olacak?
Yunuseli ne olacak?
Raylı sistem, otoyol ve hava ulaşımı birbirine nasıl bağlanacak?
Bunların her birini ayrı ayrı tartışabiliriz.
Fakat bir daha 25 yıl sonra oturup, “Keşke o gün biraz daha ileriyi görebilseydik” dememek için bugün konuşmak zorundayız.
Bursa'nın 2050 planı artık yalnız bir imar planı değildir.
Bursa'nın önümüzdeki çeyrek yüzyılda nerede yaşayacağını, nerede üreteceğini ve dünyaya nereden bağlanacağını tarif edecek yol haritasıdır.
O nedenle de daha fazla gecikmemeli.
















