Halep'de olanları ve olmayanları, olamayanları, olması gerektiği halde oldurulamayanları her bir yurdum insanı dikkatle izlesin.
Nasıl olup da Rusların mazlumlara karşı Ayı kesildiğini,
söz konusu zavallı müslümanlar olunca bombardımanın her türlüsünü, hiç bir savaş ve saldırı kuralına uymadan ve acımasızca yaptığını;
Rusların kontrolünde ki Suriye rejiminin nasıl olup da Halebi terketmek zorunda kalınca; "Amerikan beslemesi hain YPG-PKK' lılara" Halep'in doğusunu ve havalanını bir çırpıda bıraktığını...
Ki bunlar Amerikan askeri sayılır ve Suriye'nin üçte birini silah zoruyla ele geçirmiştir.
Türkiye'nin desteklemek ve girmek zorunda bırakıldığı ve "Misakı Milli" sınırları içinde bulunan ve sadece 100 yıl önce "Türkistan" diye bilinen topraklarda
İngiliz, Amerikan, Alman, Fransız, İtalyan ve bölgenin manyağı İsrail+inanılmaz biçimde bize saklı düşmanlık eden ve içten içe kin besleyen Rus ayısı tarafından tuzakdan bir başka bir tuzağa ve pusudan pusuya çekildiğini ya da çekilmeye çalışıldığını ibretle izliyoruz.
Çünkü Türkiye ve onun kadim yapısı tüm Dünya'da ve ülke içinde TAŞLARI yerinden oynattı.
Bundan sonra hiç bir şey alıştıkları gibi olmayacak. İstedikleri şeyleri arzu ettikleri gibi yapamayacaklar.
Doğrusu;
"Türk Kadim Devleti" tüm hatları ile sahneye çıkmaya, oyun bozarak ve artık oyun kurarak kendini ve etkisini hissettirmeye başladı.
İçerde ve dışarda devletimize diklenenler tek tek ya diz kırıp el öpecekler ya da
"SARI TORBAYA" doğru ağır fakat kesin bir seyahate çıkacaklar.
Dedim ya, uzun süredir taşları yerinden oynatan Türkler geliyor.
Mazlumların yüzü gülecek. Zâlimler de o kadar rahat ve pervasız olamayacak.
Gökbörü'nün çağrısı ufuklarda yankılanmaya basladı ve taşlar bir kez daha yerinden oynadı.
Ya Devlet başa ya Kuzgun leşe...!














