Kıymetli Türk Milleti…
Bir iddia dolaşıyor ortalıkta.
Denilene göre…
Kuzey Irak’ta bölge keşfi yapan komandolarımız, mini dronlarla hedef alınmış.
Hani şu “market rafında satılan, birkaç kabloyla ölüm makinesine dönüşen” insansız araçlar var ya…
İşte onlardan.
PKK kaynakları, bu saldırının gerekçesini “askerlerin kendilerine müdahalesi” diye duyurmuş.
Ama bazı haberlere göre olayın asıl nedeni, bölgede yakalanan iki üst düzey DEAŞ’lı militan.
Bunu doğrulayan resmi bir açıklama henüz yapılmadı.
Ancak terör örgütü, görüntüleri kendi kanallarında paylaşmış durumda.
Dört ayrı dronun aynı anda havalandığı, gelişmiş modeller kullanıldığı söyleniyor.
Elbette, bu tür iddialar araştırılmadan hüküm verilmez.
Ama yaşadığımız coğrafyada bu senaryoların yabancısı da değiliz.
Kamuoyunun bir bölümü, uzun süredir bu sessizliğin nedenini merak ediyor.
Belki operasyonel gizlilik, belki başka sebepler…
Ancak bu sessizlik, ister istemez eski dönemleri hatırlatıyor.
Hani bir zamanlar “barış süreci” denmişti.
Analar ağlamasın diye umut edilmişti.
Sonra hendekler, bombalar, şehitler geldi.
Yine de her seferinde barışı yeşertmenin yollarını aramak bu ülkenin mecburiyeti.
Ama unutmayalım…
Barış ararken Mehmetçiği zayıf göstermek de doğru değil.
Kimin hangi bahaneyle silah taşıdığı, hangi amaçla pusuda beklediği iyi hesap edilmeli.
Son saldırıyla ilgili resmi rakamlara göre:
Dokuz yaralımız var.
Üçü entübe edilmiş, biri ağır durumda.
Şükür ki can kaybı yaşanmadığı bildiriliyor.
Suriye’de yine iddialara göre bir suikast girişimi boşa çıkarıldı.
Yakalanan grubun PKK-DEAŞ ortaklığıyla hareket ettiği öne sürülüyor.
Hatta işin içinde başka istihbarat odaklarının olduğu da konuşuluyor.
Bu bilgiler teyide muhtaç.
Ama ortada bir gerçek var:
Mehmetçik, bu coğrafyada birilerinin bitmeyen hesaplarının ortasında.
Barış elbette değerlidir.
Ama barış, göz göre göre cephanelik kurulmasına sessiz kalmak değildir.
Barış, Mehmetçiği kobay yapmak hiç değildir.
Gereken açıklama yapılmalı.
Ne olduysa şeffaf şekilde anlatılmalı.
Kimse yaralı askerimizin hakkını görmezden gelmemeli.
Çünkü bu topraklarda Mehmetçiğin tırnağı, hiçbir siyasi hesabın terazisine sığmaz.
Ve bir gün, bütün sessizlikler…
Bu ülkenin vicdanında, tarih defterinde…
Mutlaka yazılır.














