Bursa iş dünyasının gözü 1 Ekim’de yapılacak BTSO seçimlerinde.
Doğal olarak Bursa iş dünyasının gündeminin önemli bir bölümü oraya kilitlenmiş durumda.
Ama Bursa’nın doğusunda da göz ardı edilemeyecek bir ekonomik merkez var: İnegöl.
Türkiye’nin mobilya başkenti, Bursa’nın en önemli üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de 3 Ekim’de İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) seçimi yapılacak.
Yani anlayacağınız, sadece Bursa merkezde değil, İnegöl’de de seçim havası giderek ısınıyor.
Geçtiğimiz günlerde bu köşede “İTSO’da iki aday var… Şimdilik!” başlığıyla konuyu ele almıştım.
Açıkçası bu kadar kısa sürede yeniden İTSO yazmayı düşünmüyordum.
Fakat İTSO Başkanı Yavuz Uğurdağ’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı basın buluşması, işin rengini biraz değiştirdi.
Uğurdağ yeni dönem için hem yaptıklarını hem de yapmak istediklerini anlattı.
Ben de toplantıya davetliydim.
Ancak o gün şehir dışından gelen misafirlerim olduğu için katılamadım.
Sonrasında ne mi yaptım?
Oturup sosyal medyada yayınlanan toplantıyı başından sonuna kadar izledim.
Notlarımı da aldım.
Şimdi gelelim gördüğüm tabloya…
Yavuz Uğurdağ’ın tarzını İnegöl’de az çok herkes bilir.
Çok yüksek perdeden konuşan bir isim değildir.
Lafı fazla dolandırmayı da sevmiyor.
Daha çok rakamla, yapılan işle, sonuçla konuşmayı tercih ediyor.
Toplantıda da “Her şeyi yaptık, dört dörtlük bir dönem geçirdik” havasında bir başkan profili görmedim.
Daha çok;
“Başladığımız işler var, bunları tamamlamak istiyoruz” diyen bir Uğurdağ vardı.
Aslında toplantının ana fikrini tek cümlede özetlemek gerekirse benim gördüğüm buydu:
Biz başladık, biz bitireceğiz.
Peki bunu neye dayanarak söylüyor?
Biraz rakamlara bakalım.
İnegöl dediğimiz yer sıradan bir ilçe değildir.
Üç organize sanayi bölgesi var.
1 milyar doların üzerinde dış ticaret hacmi var.
Yaklaşık 793 milyon dolarlık dış ticaret fazlası veriyor.
Üstelik onlarca yıldır aralıksız yapıyor bunu…
Bunlar önemli rakamlar.
Ve bu rakamlarda, İnegöl’ü sadece Bursa için değil, Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir üretim merkezi haline getiriyor.
Uğurdağ da sekiz yıllık görev dönemini anlatırken doğal olarak bu üretim gücünü merkeze koydu.
Benim özellikle dikkatimi çeken başlıklardan biri mobilya sektörüne yönelik kümelenme projesiydi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İMOS iş birliğinde yürütülen çalışma için ayrılan kaynak:
150 milyon lira.
Bugünün şartlarında küçümsenecek para değil bu.
Bu kaynakla test merkezi, istihbarat merkezi, garanti markası ve sektörün rekabet gücünü artıracak çeşitli çalışmalar hayata geçiriliyor.
Uğurdağ’ın bu kaynağı İnegöl’e kazandırılması için ciddi bir mesai harcandığı da belli.
Bu nedenle hakkını teslim etmek gerekiyor.
Burada önemli şey daha var.
Sadece parayı bulmak değil, o parayı doğru projeye bağlamak ve sahaya indirebilmek de önemli.
Bir parantez de TAFEX’e açmak lazım.
Toplantının benim açımdan dikkat çeken başlıklarından biri de buydu.
İnegöl mobilyasını uluslararası alıcılarla doğrudan buluşturmayı amaçlayan TAFEX projesinde bugün 51 aktif üretici firma yer alıyor.
Uğurdağ’ın verdiği bilgiye göre;
Eylül 2025’ten bu yana oluşan ticaret hacmi ise 2 milyon dolar.
Şimdi…
İnegöl’ün toplam ihracat rakamlarını düşündüğünüzde 2 milyon dolar için “çok büyük bir rakam” demek doğru olmaz.
Ama henüz yolun baş olduğunu da unutmamak lazım.
Bence burada başka bir noktaya bakmak gerekiyor.
Kurulan sistem ticarete dönüşmüş mü?
Dönüşmüş.
Üreticiyle yabancı alıcı arasında yeni bir kanal oluşmuş mu?
Oluşmuş.
Bundan sonrası bu rakamın ne kadar büyüyebileceğiyle ilgilidir.
Zaten TAFEX’in önündeki takvim de bunun üzerine kurulmuş.
Houston…
Şili-Arjantin…
Miami…
Yani yeni programlarla daha başka pazarlara açılmak hedefleniyor.
Zaten İnegöllü mobilyacının ihracatta önünü açacak şey de, yeni pazarlara ulaşmak.
Dolayısıyla TAFEX’i de bu arayışın sahadaki ayaklarından biri olarak görmek gerekiyor.
Sonucunu zaman gösterecek olsa da, şu an için ortada rakama dönüşmeye başlamış bir çalışma olduğunu unutmamalıyız.
Gelelim İMOSAB’a…
Buradaki rakamlar da dikkat çekici.
İnegöl Mobilya Ağaç İşleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin 2021 yılında 139 milyon lira olan aktif büyüklüğü bugün 3 milyar liranın üzerine çıkmış.
Nakit, senet ve arsa varlıklarıyla birlikte konuşulan finansal güç ise 6,5 milyar liraya dayanmış durumda.
Şimdi bu rakamları yalnızca sunumda yan yana yazılmış sayılar olarak görmemek lazım.
Çünkü Uğurdağ’ın seçimde kurduğu anlatının temelinde biraz da bunlar var.
Yani seçmene;
“Ben size sadece bundan sonra yapacaklarımı anlatmıyorum, geride kalan dönemin hesabını da veriyorum”
demeye çalışıyor.
Bunun üyede nasıl karşılık bulacağını ise sandık gösterecek.
Peki bundan sonrası?
Bence toplantının asıl önemli bölümü burasıydı.
Çünkü sekiz yıl görev yapmış bir başkan açısından geçmişte yapılanları anlatmak önemli ama tek başına yeterli değil.
Üye doğal olarak şunu da sorar:
“Önümüzdeki dönem ne olacak?”
Uğurdağ burada çıtayı oldukça yukarı koymuş.
İnegöl Uluslararası Ticaret Merkezi…
Lojistik üs…
Fuar alanı…
Serbest bölge…
Ve bütün bunların üzerine kurulan 50 yıllık İnegöl vizyonu.
İddialı mı?
Evet.
Hatta oldukça iddialı.
Kolay mı?
Hiç değil.
Bugünün ekonomik şartlarında bu ölçekte projeleri hayata geçirmek ciddi finansman ister.
Zaman ister.
Bakanlıklarla güçlü ilişki ister.
Yerel dinamiklerin aynı masaya oturmasını ister.
En önemlisi de sabır ister.
Ama diğer taraftan şu da bir gerçek:
İnegöl artık günü kurtaracak projelerle yetinebilecek bir üretim merkezi değil.
Hep geleceği hesapladı.
Bu kadar üretim yapan, bu kadar ihracat gerçekleştiren bir kentin lojistiği de, fuarcılığı da, uluslararası ticaret altyapısı da bugünden planlanmak zorunda.
Dolayısıyla bu başlıkların konuşulması önemli.
Hayata geçip geçmeyeceği ise başka konudur.
Onun hesabı da zamanı geldiğinde sorulur.
Toplantı sonunda benim aklımda kalan en net mesaj slogan oldu:
“Tecrübe, devamlılık ve İnegöl için ortak akıl.”
Aslında Uğurdağ’ın seçim stratejisini de aşağı yukarı özetliyor.
Tecrübe…
Devamlılık…
Ortak akıl…
Yani Uğurdağ cephesi özetle diyor ki:
“Sekiz yıldır yürüttüğümüz işler var. Başlattığımız projeler var. 150 milyon liralık kümelenme programı var. TAFEX var. İMOSAB’da gelinen bir nokta var. Şimdi bunları tamamlamak için yeniden görev istiyoruz.”
Mesaj bu.
Oldukça da net.
Evet, Yavuz Uğurdağ kartlarını açtı.
Şimdi gözler karşı masada.
3 Ekim’e kadar İTSO’da daha çok şey konuşulur.
Yeni açıklamalar gelir.
Yeni hamleler yapılır.
Belki sürprizler de çıkar.
Biz de sahayı izlemeye devam edeceğiz.
Çünkü İnegöl’de seçim daha yeni başlıyor.
















