Değerli milletim,
Her Türk bilir…
Devlet kutsaldır!
Daha çocukken ezberlediğimiz dua bellidir:
“Allah devlete zeval vermesin.”
Çünkü biz öyle bir milletiz ki…
Devlet kurmak, yaşatmak, büyütmek bizim hamurumuzda vardır.
Tarihin her döneminde…
Bir Türk devleti, mutlaka vardı.
Ya bir köşede adalet dağıtıyorduk…
Ya bir başka yerde zulmü durduruyorduk.
Geçtiğimiz On Haziran’daki, 'Büyük Algı Harekâtı ve Hedefi' yazımı okumayanlara tekrar hatırlatırım…
Okuyun. Unutmayın. Unutturmayın.
Bugün, bazı çıkar odakları görüyoruz ki…
Türk milletinin geleceğini karartmaya, bağımsızlığını gölgelemeye ve son devletimizi zayıflatmaya niyetlenmiş durumda.
Ama şunu bilsinler:
Ne Türkiye eski Türkiye…
Ne Türkler, eski Türk!
Burada “eski” derken…
Küresel güçlerin yönlendirmesiyle hareket eden, iradesi kısıtlanmış, karar yetkisi zayıflatılmış bir ülkeden bahsediyoruz.
Bu vesileyle…
Milletin hissiyatına ters düşen bazı söylemler ve görüntülere sessiz kalmamak gerekir.
Toplumun ortak değerlerini hedef alan hiçbir eylem, "özgürlük" ya da "barış" kisvesiyle meşrulaştırılamaz.
Devletin kararı da olur, milletin vicdanı da…
Ama bazı kararlar, milletin vicdanında yer bulmaz!
Sözün özü şu:
Biz Türk’üz.
Devlet için yaşarız, millet için gerektiğinde can veririz!
Çünkü Türklük, bizim için sadece bir kimlik değil,
Yüce Allah’ın bahşettiği bir şereftir.
Kimsenin geçmişimize, vatanımıza ve değerlerimize dil uzatmasına izin vermeyiz.
Oğuz Atamız ne demişti?
“Gök çadırımız, yer döşeğimiz.”
Türk’ün adım attığı, alın teri döktüğü her toprak bizim için vatandır.
Tarihi hafızamızı unutmadan…
Milli birliğimizi ve bağımsızlığımızı korumak en büyük görevimizdir.
Kızıl Elma bir hayal değil, bir hedeftir.
Bu vesileyle bir çağrı:
Halktan kopan, milletin değerlerini hiçe sayan, bu ülkenin kutsalına sırtını dönen herkese…
Yol yakınken dönün!
Birliğin parçası olun.
Çünkü bu topraklarda ihanetin affı olmaz, bedeli olur.
Yakın coğrafyamızda devlet otoritesi çöken ülkelerin hâlini gördük:
Suriye, Irak, Afganistan, Filistin…
Bunlar sadece birer haber başlığı değil, ders alınması gereken gerçeklerdir.
Unutmayın:
Biz de zaafa düşersek…
Biz de parçalanırsak…
Geleceğimizi hayal bile edemeyeceğiniz karanlıklar bekler.
O yüzden ne yaptıysak 15 Temmuz gecesi…
Yine yaparız!
Çünkü elimizde kalan…
Son ve tek Türk devleti Türkiye’dir.
Ve biz…
“Varlığımız Türk varlığına armağan olsun” derken şaka yapmadık!
İrademiz bu milletindir.
Ve bu millete kasteden her türlü tehdit karşısında,
Kararlıyız.
Hazırız.
Birlikteyiz.
Çalışacağız, üreteceğiz, koruyacağız.
Devletimizi, milletimizi ve vatanımızı.
Umarım bu ses, ulaştığı her gönülde yankı bulur.















