Taekwondo, Türkiye’ye 1968’de Judo Federasyonu’nun alt dalı olarak girdi.
Ama aslında o yıl, bir sporun değil, bir karakterin doğum yılıydı.
Bu ülkenin gençleri, o dönemde minderlerde yalnızca dövüşmeyi değil, disiplini, özveriyi, salon dayanışmasını öğrendi.
İlk Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olan Türkiye, o yıllarda ne salonu, ne parası, ne de forması tamdı…
Ama ruhu vardı.
İsmet Iraz ve Temelin Atıldığı Dönem
1981’de federasyon bağımsız oldu, başına da İsmet Iraz geçti.
O dönem imkânsızlıklarla, adeta avuç içiyle duvar örülüyordu.
“Taekwondo bir yaşam biçimidir” sözü o yıllarda anlam kazandı.
Milli takım kampları kurumsallaştı, salonlar eğitim ocağına dönüştü.
Türkiye, Avrupa’da artık kalıcıydı.
İsmet Hoca’nın adını taşıyan o dönem, bugünün temeli oldu.
Taekwondo’nun ruhuna “ahlak” kelimesini yazan kişiydi o.
Cengiz Yağız ve Altın Çağ
1996’da Cengiz Yağız geldi.
Ve Türk taekwondosu bir anda “sistem” kelimesini öğrenmiş oldu.
O, antrenörlerin özgünlüğünü korurken kurulları işler hale getirdi.
Teknik kurul, hakem kurulu, eğitim kurulu… Hepsi tıkır tıkır çalıştı.
Turnuvalar zamanında başladı, seçmeler şeffaf yapıldı, torpil değil yetenek kazandı.
2000’de Avrupa’da 4 altın,
2001’de Dünya ikinciliği,
2002’de 6 Avrupa altını,
2000 Sydney’de ilk olimpiyat madalyası…
O dönem yalnızca başarı değil, adalet kazandı.
Ve bu yüzden herkes “altın çağ” dedi.
Bugün hâlâ o yılların sistemiyle ayakta duruyoruz.
Metin Şahin Dönemi: Kaynak Çok, Liyakat Az
2003’te Cengiz Yağız gitti, Metin Şahin geldi.
Federasyon tarihinde görülmemiş kadar para, destek, sponsorluk…
Ama sistemin ruhu kayboldu.
Salonlar arasında farklar açıldı, kurullar sustu, kararlar kişiselleşti.
Turnuvalar düzensizleşti, seçmeler belirsizleşti.
Liyakat yerini sadakate bıraktı.
Yine de Servet Tazegül, Nur Tatar, Azize Tanrıkulu, Hakan Reçber, Hatice Kübra İlgün, Merve Dinçel, Nafia Kuş…
Bu isimler sayesinde Türk bayrağı inmeyecekti.
Ama bu başarılar sistemin değil, bireylerin direncinin zaferiydi.
Bahri Tanrıkulu Dönemi: Umutla Başladı, Belirsizlikle Sürüyor
2024 seçimlerine tek aday olarak giren Bahri Tanrıkulu, ilk başta umut yarattı.
Sporcu disipliniyle yönetecek bir başkan beklentisi hakimdi.
Ancak kısa sürede koordinasyon eksikliği, tecrübe yetersizliği ve dağınıklık hissedildi.
Kurullar işlevsizleşti, kararlar şahsileşti.
Planlama, iletişim ve güven kaybı her şeyi gölgeledi.
Bir dönem sistemle gururlanan camia, şimdi sistemsizlikle mücadele ediyor.
2023 Bakü Şampiyonluğu ve Gerçek Tablo
Kadın milli takım 2023 Bakü’de dünya şampiyonu oldu.
Bu sonuç, hâlâ güçlü bir altyapımız olduğunu kanıtladı.
Ama bu zafer, federasyon vizyonunun değil, sahadaki antrenörlerin emeğinin eseriydi.
Paris 2024’te madalya sayısı düştü.
Kalite yerinde, ama düzen yok.
Turnuvalar hâlâ geç saatlerde bitiyor, organizasyon disiplini aranıyor.
Sözün Özü
Taekwondo hâlâ Türkiye’nin en güçlü branşı.
Ama güçlü geçmişine rağmen, geleceği belirsiz.
İsmet Iraz’ın disiplini,
Cengiz Yağız’ın adaleti,
Metin Şahin’in kaynağı,
Bahri Tanrıkulu’nun disiplini…
Hepsi birer miras.
Ama miras, ancak korunursa yaşar.
Bugün Türk taekwondosu hâlâ yaşıyor.
Ama mirasçılar, o mirası yavaş yavaş tüketiyor.















