Dil, yaşayan bir organizma derler.
Şimdi ateşi var, öksürüyor… Çünkü internet virüsü bulaştı.
Cambridge Dictionary bu yıl sözlüğe yeni kelimeler ekledi: skibidi, tradwife, delulu, mouse jiggler, broligarchy…
İlk duyduğunuzda, “Bunlar da neyin zıkkımı?” mı diyorsunuz.
Ama gerçek şu: Dünya artık sözlüğü TikTok’tan öğreniyor.
Türkiye’de de durum farklı değil. Bizim gençler çoktan kendi sözlüğünü yazdı: flexlemek, cringe, SS almak, başgan… Yani mesele sadece İngilizce değil; bizde de aynı hızla yeni bir dil türedi.
Skibidi ve “Aynen knk”
“Skibidi”… Aslında hiçbir şey demiyor.
Ama gençler söylüyor, herkes anlıyor.
Bazen “iyi”, bazen “saçma”, bazen de sırf şaka olsun diye.
Bizdeki karşılığı belli: “Aynen knk.”
Ya da kafası karışanın çaresiz sözü: “Beynim yandı.”
Delulu ve “Kafada Kurmak”
“Delulu”… Olmayan şeye inanmak.
Konserdesiniz, en arkalardasınız, ama içinizden “Sanatçı bana göz kırptı” diyorsunuz.
Tam Türkçesi: “Kafada kurmak.”
Sosyal medyada herkes hayatını mükemmel gösterirken, gençler kendini kıyaslıyor.
Ve başlıyor delulu halleri…
Tradwife ve “Mutfak Vlogları”
Batı’da adı tradwife. Ev işlerini ve anneliği sosyal medyada içerik yapan kadınlar.
Bizde adı yok, ama Instagram’da dolu.
“Eşime sürpriz kahvaltı” videoları, yemek tarifleri, “annelik kutsaldır” paylaşımları…
Hepsi aynı yerden besleniyor: Geleneksel değerlerin dijital versiyonu.
Mouse Jiggler ve “Yeşil Nokta”
“Mouse jiggler”… Bilgisayarda çalışıyormuş gibi görünmek için fareyi kendi kendine oynatan yazılım.
Bizdeki karşılığı çok net: Teams’te ya da WhatsApp’ta “yeşil nokta” açık kalsın diye bilgisayarı boş yere açık bırakmak.
Uzaktan çalışmanın yan etkisi.
Broligarchy ve “Abi Networkü”
“Broligarchy”… Teknoloji dünyasında güçlü erkeklerin kurduğu dar çevre.
Bizde ise adı daha sıcak: “Abi networkü.”
İşler çoğu zaman ilandan değil, tanıdıktan geçiyor.
Bizim Jargonumuz
Flexlemek: Gösteriş yapmak.
Cringe: Utandırıcı, garip.
SS almak: Ekran görüntüsüyle kanıtlamak.
Başgan / Reis: Mizahi övgü.
Troll: Milletin sinirini bozmak için yazan kişi.
Aynen knk, mesele bu
Cambridge’in sözlüğüne giren kelimeler de, bizim gençlerin uydurduğu kelimeler de aynı şeyi söylüyor:
İnternet, dilimizin patronu oldu.
Bugün çocuklarımız “skibidi” diyerek gülüyor…
Gençler “delulu” hayaller kuruyor…
Biz ise “cringe” videolarına söyleniyoruz.
Asıl mesele şu:
Bu değişimi anlamaya mı çalışacağız,
yoksa kenarda oturup “Bunlar da neyin kelimesi şimdi?” mi diyeceğiz?
Gençlerin jargonunu görmezden gelmek çözüm değil.
Ama “skibidi” derken “merhaba” demeyi unutmamak gerek.
Çünkü bu yeni kelimeler bize başka bir dünyanın kapısını açıyor;
bizim görevimiz o kapıdan geçerken Türkçemizi yanımıza almayı unutmamak.
















