Sorum şu,
Yüce Allah;
Neden Türkleri, ana coğrafyasında kuraklık çıkarıp, göçe zorladı? Dünyanın üç Ana ticari yolları üzerine serpiştirdi!
Ve Türkler'den "İslam'ı Din" olarak seçenleri getirdi, tüm kutsal kaynaklarda ve eski zaman hikâyelerinde; Kaynağı Cennet olarak belirtilen Dicle-Fırat ve Nil nehrine hakim yerlere mûkim kıldı?
Biz neden buradayız?
Tanrı dağlarının eteklerinde, o zamanın zalimi Çine kök söktürüp, kan ağlatıyorduk.
Dünya'nın yedi harikasından birini Çin'e inşa ettirdik.
Yirmi bir bin kilometre uzunluğunda ki "Çin Seddini" yapmak zorunda kaldılar.
Kendisini Allah'ın Ordusu olarak gören millet ve Kutsal kaynaklarda "Allahın Ordusu" seslenişinin muhatabı ve özellikleri tek tek sayılan insan topluluğu neden burada?
Anadolu topraklarında!
Dünya üzerindeki ticaret yollarının ve çok önemli su kaynaklarının bulunduğu alan, her şeyin başlayıp bittiği yer Türkiye, düğüm noktası neden Türklere verildi?
Su hayattır değil mi?
Bu yazıda bunlara cevap arayacağız.
Gelelim üç cennet nehri konusuna.
Tamda İsrail Oğulları; Öncelikle bu üç nehrin alanlarını ve sonrada tüm Dünyayı kendi "Vaad edilmiş" hakimiyet alanları olarak görüp insan Irkına silah çektikleri için Allah tarafından lanetlendi.
Bu lanetliler şimdi de bizim bölgemizde, bize kırmızı çizgiler çizdiler.
Azarbaycan'da yapılan
"çatışmayı önleme görüşmelerinde". Buraya girme, şuraya yaklaşma, buraya üs kurma vururum diye efelenip durdular.
Türkiye de buna hemen cevabı sahada verdi.
Üslerini kurmaya başladı.
Anka-3'ün seri üretimini erkene aldı.
Merak edenler için, Anka-3 görünmez-insansız, derin darbe, uçan kanat, jet motorlu saldırı uçağımızdır.
Ve hemen Anka-3 den, Süper Şimşek mini, akıllı, jet motorlu hedef uçaktan
geliştirilen, bir çeşit seyir füzesi denedi.
Bu füze, radarları yanıltıyor. İstenen model ve tipde uçan cisimleri taklit ederek sahte hedefler oluşturuyor.
Tüm bunları yaparken de asıl aradığı hedefi bulup vuruyor.
Hem de veri bağı kopsa bile.
Otuz beş kilo harp başlığına ve 700+ kilometre menzile sahip.
Anka üç ile oluşturduğu gücü ve etkiyi bir hayal edin. İkisi de radar da görünmez.
Bunlar, yâni Anka-3 ve Süper şimşek bize efelenip ve sınır çizenlere neler eder?
Hayal gücünüze bırakıyorum.
İsrail'e ve İsrail'li "eskiden merhaba" dediklerime o zaman anlatıp yazdıklarımı bir de buradan tekrar edeyim.
Ey İsrail, sesime kulak ver!
Eğer bizi dinlersen, Türkler senin yok olmana asla izin vermez.
Yol yakın iken yanlıştan, hatadan dön.
Ve 1967 sınırlarında iki devletli çözüme razı ol, amasız, fakatsız...
Eğer Türkiye'ye sınır çizmeye, parmak sallamaya, efelenmeye, bir de saldırmaya kalkarsan; Üç saatte hava ve deniz kuvvetlerin ve hava savunma sistemlerin kullanılamaz duruma gelir.
Üç günde de Telaviv'de Mehmetçiği görürsün!
Hatta Mehmetçiğe lüzum kalmaz, kolunu kanadını kırar, yetmiş yıldır zulmettiğin Filistin ve Gazze halkının önüne atarız seni...
Gel bunu yaptırma bize, söz dinle!
Büyüklüğün ile, aklın ve hayalin pek uymuyor bir birine.
"Vâdedilmiş Topraklar" peşinde koşarken, Allah'ın vâdettiği "Cehennemi" Dünya'da yaşarsın.
Yol yakınken, hatâdan dön.
Kendini zorlama.
Kaz büyük yumurtlar, fakat tavuk küçük yumurtaya sahiptir, zorlama.















