Kıymetli milletim…
Sözün doğrusunu doğrudan sorularla arayalım:
İngilizler barış ister mi?
Hani şu Ukrayna savaşını körükleyen, “üzerinde güneş batmayan” emperyal zihniyetin mirasçısı İngiltere…
Amerika barış ister mi?
Dünyanın dört bir yanında askeri üsler kurmuş, donanma gruplarını okyanuslara salmış, gölge oyunlarının başaktörü Amerika…
Peki ya Fransa?
Afrika’da hala sömürgeleri üzerinden nefes alan, uçak gemisiyle gelip Doğu Akdeniz’deki gazımıza, petrolümüze göz diken kibirli Fransa barış mı ister?
Almanya?
Her fırsatta PKK’ya kol kanat geren, Türk ürünlerine ambargo üstüne ambargo koyan Almanya mı barış istiyor?
Çin?
Japonya?
Balkanların “bitmeyen kinini” taşıyan Sırbistan?
İstanbul’un hayalini “Megali İdea” ile besleyen Yunanistan?
Liste uzar gider:
Ukrayna, Bulgaristan, İtalya, İspanya, Ermenistan…
Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Suudi Arabistan, Mısır…
Hepsi barıştan yana öyle mi?
Hepsi demokrasi, özgürlük, kuşlar, çiçekler, kelebekler peşinde koşuyor değil mi?
Yersen!
Tüm bu “barışsever savaşçıların” hedefinde bir tek ülke var: Türkiye.
Ve şimdi gelin görün ki…
Milliyetçi olduğunu iddia eden bir partinin lideri çıkıyor ve diyor ki:
“Barış istiyoruz.”
Hem de Türkiye Milleti adına…
Türk Milleti barış istemez mi? Elbette ister.
Ama bilmelisin:
Barış dediğin şey öyle çiçekle, kelebekle sağlanmaz.
Barış istiyorsan, savaşa en üst düzeyde hazır olacaksın.
Ve gerekirse, gücünü göstermekten de çekinmeyeceksin.
Arada bir çelik yumruğu masaya koyacaksın ki,
unutan hatırlasın, hatırlamayan titreye titreye öğrensin!
Bak İsrail’e…
Minicik topraklarda, dev gibi yumruk atıyor.
Gidene vuruyor, gelene çakıyor.
Amacı belli:
Saldırı alanlarını İngiltere-Amerika-Almanya üçlüsü yönetsin,
kendisi de “Güya vadedilmiş topraklara” kavuşsun.
Ne diyordu meşhur Türk hikâyesindeki o kör adam?
“Çalarım bir dava…
Ya at benim olur, ya avrat!”
Yani ya toprak, ya mevzi… Ama mutlaka bir kazanç.
Peki biz?
Biz uyuyor muyuz?
Yoksa bu bir kabus mu?
Barış, sevgi, kardeşlik, kuşlar, böcekler…
Aman Allah’ım!
Hem de bunlar bir “Milliyetçi Parti” liderinin ağzından çıkıyor!
Bu durumda tek bir dua kaldı dilden dökülecek:
"Allah bizi fitne odaklarının şerrinden korusun…"
Amiiiiiin!















