Değerli okuyucular.
Bu güne kadar ümitle bekledik.
Sabırla olanları hazmetmeye çalıştık.
Vardır bir siyasetleri, uluslar arası temas ve ilişkiler ile ya da diplomasi yolu ile halledecekler dedik.
Kan kustuk, kızılcık şerbeti içtik dedik.
Vicdanlarımız kanadı, sessiz, kimsesiz geceler ve gündüzler boyu köşelerde göz yaşı döktük. Seccadeler eskidi altımızda.
Gazzenin yigitleri, "Gazne" kahramanlarının torunları yerin altında, üstünde direndi, kudurmuş İsrail KÖPEKLERİ'ne.
Gazze halkı direndi. Hastaneleri yok edildi.
Su sitemleri, elektrik sistemleri, yolları, evleri yok edildi, direnişten vaz geçmediler.
Bana göre şehit sayısı yüz bini, yaralı sayısı iki yüz bini, kayıp sayısı elli bini aştı.
Gazze gözleri yolda bekledi.
Kuzeyden gelecek Aslanlarını, yardıma gelecek, KUDURMUŞ KÖPEK sürülerine denizden, havadan, karadan saldıracak yardım güçlerini...
Şehirler yok edildi, bekledi, taş taş ustünde kalmadı bekledi, kadınlar, kızlar, çocuklar tecavüzlere uğradı bekledi, esir erkekler sişelere oturtuldu, işkencelere uğradı, yetmedi ırzlarına geçildi, toplu tecavüzleri yaşadı bir ümit bekledi...
Ne kırmızı çizgi kaldı, ne umut..
Ne namus, ne haya...
Yeni İsrail saldırısı, yanmış-yıkılmış, bitmiş Gazze'nin ve ümitle, gözleri kuzeyde, bekleyen sivillerin üzerine çöktü.
İsrail'in "KUDURMUŞ KÖPEKLERİ" yedeklerini de yanına alarak Gazze'ye bitirici son darbeyi vurmak için, "19 Mayıs günü", Gazzeyi tam işgal ve o KAHRAMAN ve ŞEREFLİ halkı yok etmek ve kalanları sürgün etmek için saldırıya geçti.
Çiçekli, böcekli, aşklı, mevlanalı, sazlı-sözlü,
Dış Politika siyasetimizin maşallahı var.
Kuzey Irak'ta askeri birliklerimiz saldırı altındayken, "Zagros" saldırıları birliklerimiz devam ederken, Kürtlerle barıştık.
"Yaşasın kardeşlik" naraları havada uçuşuyor.
Halktan gelen baskıları hisseden birileri: Bu "Devlet Politikası" deyip, kendini kenarda tutuyor.
Kimmiş bu devlet, merak ettim doğrusu!?
Devlet dedikleri bir yaratık olamayacağına göre;
Bir insanlar grubu olmalı.
Öyle görünüyor buradan bakınca.
Ancak adı Devlet olan
"bir grup" insan Kürt sever ve İsrail aşığı gibi gelmeye başladı, şahsen bana.
Bizi oyalıyor, algı oyunları ile Kürdistan alt yapısı yapıyor, İsrail işgalinin zeminini oluşturuyor gibi gelmeye başladı.
Devlet adı verilen bu grup insan;
Kürtler ile barışın nelere evrileceğini hesap etseler,
Kürtlerin Birleşmiş Milletlere yaptıkları Lozan başvurusunun olacağını hesap eder tedbirini de alırlardı.
Uzun lafın kısası yazacağım pek çok şey var da....
Şu görünmez devletin haklı olduğunu, benim yanıldığımı görmek istiyorum.
Hata etmişim, afedersiniz demek istiyorum.
Eğer yanılırsam, buradan yanılmışım diye yazmak, bunu demek bana ancak şeref olur.
Hasılı;
Zagros ateşi altında
"Barışa ulaşmaya çalışan Silahlı Kuvvetlerimizin" kahramanlarına ve ağır "İsrail ateşi" altında ki Gazze'li yiğitlere selam olsun.
Bir konu daha var. Bu görünmeyen Devlet ile ilgili.
Hindistan-Pakistan çatışmasında; Yüzde yüz haklı, başarılı ve Keşmir sorununu bitirici vuruşla çözebilecek Pakistan'ı durdurmalarını, "yeni bir çatışma istemiyoruz!"
göz boyamasının arkasından, algı yürütülmesini anlamayamadım.
Ayıp değil ya, birisi çıkıp desin ki:
"Pakistan'ı durdurup, Hindistan'ı Pakistan'ın elinden alarak şu, şu, şu hedeflere ulaştık!"
Benim gibi aklı kıt tarifede konuyu anlasın.
Bu açıklamaları da sıradan bir vatandaş olarak bekliyoruz. Pakistanı durdurarak biz ne kazandık, Pakistan ne gibi satratejik kazanımlar elde etti?!
Uzun ve kısa vâdede kazançlarımız neler oldu!
Bilelim değil mi.
Bir taraftan da kuş, çiçek, böcek, aşk, meşk kokulu politik yapımıza on kere, yüz kere, bin kere selam olsun.
"Savunmamız GAZZE'de başlıyordu" değil mi!?
Ne diyelim, beklemekten başka bir şey gelmiyor elden.
Savunmamız GAZZE'de Başlar.
Kudurmuş köpekler saldırılarını o kadar artırdı ki, artık tek bombardımanda kocaman semtleri yok etmeye başladılar.
Adamlar iddialı,
"hiç kimse bir şey yapamaz" diyor.
Ve biz, çaresizce; "Gideonun Savaş Arabalarını" seyrediyoruz. Muharref dinin, Gidon Saçmalıkları için, oluk oluk, masum kanı akıyor.
Gazze düşerse o zaman "HÜKMEN" savunma hattımız çökmüş mü olacak!















