Değerli Türk Milleti,
İsrail, Türk hâkimiyet alanına sonradan geldi.
Terör kullanarak, İngiliz-Amerikan ve Avrupa desteğiyle, katliam yaparak kuruldu. Türkiye'nin o dönemki yönetimi de, eline küreği aldı… Pislik yere düşmeden sarıldı.
O gün bu gündür…
O pisliğin ağırlığı omuzlarımızda duruyor.
İsrail Terör Devleti kurulalı tam 77 yıl oldu.
Kendinizi Filistin'de yaşayan insanların yerine koyun.
Devletin kuruluşundan önce, "Haganah" adlı terör örgütü, yıllarca sizi sistemli bir soykırıma tabi tutuyor.
Bugün Gazze'de gördüğünüz yeraltı tünelleri var ya...
İşte onları, Haganah teröristleri yaptı.
Yerel halkı imha etmek için.
Osmanlı vatandaşı David Ben Gurion’un ilan ettiği bu terör devleti…
Ne kendine huzur getirdi ne de bölgeye.
Kurulduğunda herkes iyi niyetliydi.
İsrailliler ve onları destekleyenler dışında kimse ne olacağını tam olarak bilmiyordu.
Tıpkı bugün bölgemizde kurulmaya çalışılan sözde Kürt devleti propagandasında olduğu gibi…
O dönem de benzer bir algı operasyonu yürütüldü.
Slogan şuydu:
"Onlar da Tanrı'nın kulu, bir devleti hak ediyorlar…"
Bir sürü beyin yıkama tekniği, aynı kalıpla…
İsrail kurulduğunda, çadır kadar toprağı bile yoktu.
Ama sonra?
İngiltere'nin "iyi polis-kötü polis" tiyatrosuyla…
Bölgedeki devletleri tek tek savaşa çektiler.
Tam sekiz savaş.
Destekçileri yine aynı: İngiliz, Fransız, Amerikan, Batılı tüm güçler…
Filistinlilere karşı ise katliam, taciz, tecavüz ve yok etme operasyonları hiç ama hiç durmadı.
Çünkü onların "kutsal metinlerinde" bu eylemler Tanrı buyruğuydu.
Evet, yanlış duymadınız.
Bu devlet, gerçekten aşırı dinci, gerici ve yobaz bir devletti.
Bir tane hedefleri vardı:
Vadedilmiş Topraklar.
Bu hedefe ulaşmak için her şeyi yapmaya hazırdılar.
Ama kapasiteleri yetmiyordu.
Peki asıl oyun neydi?
Gölgelerde oynanan İngiltere-Amerika-Fransa yapımı Sykes-Picot planıydı.
Kurdukları devletimsilerle sömürü düzenini ayakta tutmaya çalıştılar.
Bu oyunun unutulmaması, halklar tarafından fark edilmesi…
İşte bundan delicesine korkuyorlardı.
Unutturmaları gerekiyordu.
Osmanlı İmparatoru'nun, eğitim için zannederek Pavlov'un deneylerine verdiği destek…
Ne acı ki, sonrasında bu bilimsel veriler halklarımızı sindirmek için kullanıldı.
Pavlov’un deneyinin sonucu basit ama etkiliydi:
Korkutulan ve şok yaşatılan canlılar, hafızalarını kaybediyor.
Uzun süreli bellek siliniyor.
Adı da şu:
Öğrenilmiş Çaresizlik.
Ve Batı, bu psikolojik silahı bolca kullandı.
Özellikle İslam coğrafyasına ve Doğu halklarına karşı.
Osmanlı’yı bu yöntemle yıktılar.
Dünya Türklerini bu şekilde esir ettiler.
Çin’i, Japonya’yı, Kore’yi, Filipinler’i, Afrika’yı, ayak bastıkları her yeri...
Bu yöntemle diz çöktürdüler.
Sonuç?
Dünya ticaret yollarını, boğazları, denizleri ele geçirdiler.
Devamı için devletçikler, nükleer tehdit ve askeri güç…
Özetle dostlar,
Bugünün devletimsisi İsrail’dir.
Hedef ise İran!
Peki ya sonra?
Sıradaki kim?
Bu yüzden artık şu “öğrenilmiş çaresizliği” terk etmemiz gerekiyor.
Köle gibi yaşamaktansa, adam gibi ölmek yeğdir!
İran'ı yedirmeyin.
Eğer bu coğrafyada bir devlet yıkılacaksa…
Onu biz yıkalım.
Sömürgeciler değil!















