Geçen günlerde hastanelerin hastaya ve hasta yakınına dönük yüzünü, yaşanan sorunları ve otopark ve ceza ve hastaya doktor yaklaşımlarını irdeleyen bir yazı kaleme aldım.
Şimdi sıra geldi bin bir emekle okuyup en az altı yılını, uzmanlık okuyacak veya doktora yapacaksa neredeyse "ömrünü" sağlık için feda eden ve bizim için çok değer ve anlam ifade eden, doktorlarımızın yaşadığı sorunlara.
Üniversite yıllarımda bu arkadaşlar ile ve mühendislik okuyan öğrenci arkadaşlarımızla aynı evlerde kaldık bir süre.
Doğrusu ders çalışma düzen ve süreleri inanılmazdı.
Dersler ve konular çok ağırdı.
Bizler ders çalışıyor sayılmazdık, onlarla kıyas ettiğimizde.
Zaman geçti, bizler mezun olup hayata atıldık.
Onlardan okulu bitirebilenler bizden iki yıl sonra hayata atıldı.
Pratisyen hekim olarak, Anadolu'nun köy ve kasabalarına, şehir ve ilçelerine, hastane ve sağlık Ocak ve evlerine dağıldı.
Görevlerine başladılar.
Uzmanlık almak isteyenlerin daha harcayacakları yılları vardı.
Doktora yapacakların ise daha fazla zamana ihtiyaçları vardı.
Neyse sözü uzatmaya gerek yok.
Bu kardeşlerimiz zaten zor ve çetin olan bir eğitimi tamamlayıp "Doktor" olmayı başardı ise, pratisyenliği yâni sağlık ocağı ve sağlık evlerinde çalışmayı seçti ise devlet bile olsa o doktora:
"Şu ilacı yazarsın, şunu yazamazsın", diyemez.
O altı yıl okudu.
Zorlu bir eğitimden geçti.
Mezun da oldu. Mezun olunca
"Reçete Yazma" hakkını yâni DOKTOR ünvanını kazandı.
Değerli halkım sağlık ve güvenlik teşkilatları Devletimizin bize bakan yüzüdür. Hem biraz saygı ve hem de biraz, hafiften korku duyarız.
Bunlarla yüzleşince. İğne görünce korkmayan var mı Allah aşkına!
Veya karakola girince, ne olacak halimiz diye içinden geçirmeyen var mı?
Doktorlarımızın yasayla düzenlenmiş ve uzun bir eğitimle elde edilmiş bu hakkı, alın terine dayalı bu yetki; Yönetmelik düzenleyerek ve keyfi olarak elinden alınamaz.
Uzun lafın kısası;
Aile hekimlerinin "Reçete Yazma" hakkına müdahaleye son verilmeli.
Onlar hangi ilaç kime yazılır, hangi ilaç yazılmaz hepinizden iyi bilir.
Doktorlarımızın işi zor ve ağır.
Bir dert de yetkili ve etkililer, yâni siyasiler çıkarmasın.
Varsa bir sıkıntı. Denetim mekanizmasını işletin. Varsa suçu ve suç unsuru ve delili; Savcılarımız ve mahkemeler
dimdik ayakta ve hayattalar. Gereğini yaparlar.
Üzmeyin
Aile Hekimlerimizi, bırakın hepimiz işimizi yapalım.















