İngiliz Krallığının;
Neredeyse üç yüz yıldır ülkelerde dikte ettiği ustaca tasarlanmış, sinsi siyaseti mevcuttur....
İngiltere bir yeri işgal etmeden onlarca yıl öncesinden ; tüccar, elçi, gezgin, din adamı vb adı altında ,
"İngiliz kraliyet istihbaratına" bir şekilde bağlı, siyasi bağlantıları olan ve cepleri dolu , bayanlı -erkekli, gidilen ülkenin kültürü, dili ve dini yapısı hakkında eğitimli gruplar yollanır...
Bu gruplar ülkenin toplumsal yapısını, güclü ve zayıf yönlerini uzunca süre değerlendirir...
Değerlendirmeleri ülkesinde ki ilgili birimlerle paylaşır ve yeni yönlendirmelerle, toplumsal yapıyı, çatlamak ve anlaşmazlık noktaları bulmak , bunlar yoksa oluşturmak amaçlı fitne çalışmaları yaparlar...
Bu çalışmaları yaparken zayıf grupları ve satın alır ve ülke yönetimini onlara bırakılacağı yolunda vaadlerle
"Birleşik Krallığın" gönüllü ajanı hâline getirilirler..
Faaliyetler sırasında, para, kadın ve diğer yardımcı unsurlar bolca kullanılır ..
Daha sonra, devlet ve toplum isyan ve iç çatişmalar süreci gibi işlerle yumuşatılır....
Sırada işgal vardır...
Bu yer işgal edilir.
İşgalden sonra daha önce hazırlanan zayıf ve devşirilmis grup ve kişiler ya devlet yönetimine doğrudan getirilir, ya da duruma göre kilit noktalara yerleştirilirler..
Eğer bu yapılamıyor ise , dışarda hazırlanmış kişi ve gruplar; gerekiyorsa din ve kimlik değiştirilerek devletin kilit yerlerine taşınır...
Böylece; Toplum en az yüz yıllığına esir alınmış olur ...
İnce ince tasarladıkları bu yapılanmalar sayesinde;
Geri çekildiklerinde dâhi orada kalmaya devam ederler. ..
İngilizler kendi kültürel, hukuk, eğitim ve siyasi düzenlerini kurmayı garanti altına alınca oradan çekilirler. ...
Bunun için de daha önceki hazırlıklarını dayanak yaparlar...
Bu beyin yıkama o derece ileri gider ki;
Çekildikleri ülkelerin halklarına bu çekilmeyi "Kurtuluş Günü" diye kutlatırlar....
Bu iş;
Büyük bir oyun ve tuzakların sonucudur...
İngiliz Milletler Topluluğunun üyesi olmak, ayrıcalık ve şeref,
"İngiliz Dili" her kapıyı açan anahtar olarak beyinlere kazınır...
İşte bu,mankurtluk hâli "Kraliçe düzenidir."
Çekildikleri ülkelerdeki nesiller yıllar icinde içinde İngiliz kültürünü benimseyerek yetişmeye başlar...
Kraliyet'in sadık kullarına dönüşürler, artık beyinleri esirdir...
Bu tür ülkelerde yetişen yeni nesil, kendi kültür ve inancından uzaklaşıp tarihini, kültürünü ve inancını kötülemeye başlar...
Birleşik Krallık; Tüm gücünü bu politikadan alır...
Bu sebeple;
İngilizler bir yeri işgal ettiğinde değil, çekilmeye başladığında korkulmalıdır....
İngilizlerin kurduğu sistemde yetişen nesil için artık birinci düşman İngilizler değil,
kendi tarih, kültür ve inancını savunan insanlar olur. ...
Birleşik Krallık yegane dost millet ve ülkeye dönüşmüş olur...
Geçen yıllar içinde...
düşman artık işgalci İngilizler değildir...
İngiltere işgal ettiği ülkeler için "İngiliz Milletler Topluluğu'nu" kurmuştur...
Bu gruba üye pek çok ülke vardır.
Bu ülkelerin eğitim ve ekonomisini Kraliçe belirler...
Para politikalalarını, ne yiyip ne içeceklerini, nasıl nefes alacaklarını belirleyen Birleşik Krallıktır...
Resmi dil İngilizcedir...
Hazırlanan ve genellikle "Milli olduğu" iddia edilen eğitim sisteminde yetişenler
"Kraliçe ve İngiliz hayranlığı" ile yetişir.
Resmi devlet başkanları Kraliçedir....
Mesela Kanada, İngiliz Milletler Topluluğu'ndadır.
Kanada vatandaşı olmak için hakim karşısında Kraliçe'ye bağlılık yemini etmeniz gerekir.
Kraliçe'nin Kanada'ya vali ataması hiç yadırganacak bir şey de olmaz....
Herkes valiye saygı ile boyun eğmek zorundadır.
Çünkü o Kraliçe'nin biricik vâlisidir...
Hâlâ İngiliz hâkimiyetinde olan ülkelerde her gelen nesil
""İngiliz krallığına ve Kraliçeye hayran olarak yetiştirilir.""
İngilterede ki tüm atamalar Kraliyet ve Kraliçe tarafından yapılır. ...
Tüm ülkelerde demokrasi ile devlet geleneğini yıkan İngiltere'de "KRALİYET" vardır.
Ve bu DEMOKRASİ diye tüm Dünya'ya servis edilir...
Tüm bunlara rağmen ;
Dünya ki en güçlü devlet İngiltere'dir.... İlginç değil mi?!.
Yerli mankurt kafalar, Mutlak Diktatör olan İngiliz Kraliçesine gösterdiği saygıyı;
Kendi seçilmiş liderlerine göstermezler...
Onlar türlü yaftalar uydurularak aşağılanır...
Onlara göre Türk Hakanları'nın tamamı ve de özellikle Abdülhamit Han kötü ve cânidir, baykuş ve katildir...
İngiliz Kraliçesi ise saygındır...
Hatta ülkemizde ki bu tipler İngiliz büyükelçinin;
O dönemde arabasının atlarını çözerek yerine kendileri koşmus ve bu utanç verici hâlde büyükelcilige kadar elçiyi taşımışlardır...
Bu tip insanlar bizim nazarımızda "İngiliz Eşşeğidir" ....
İngiliz Kraliçesinin en önemli gücü;
İngiltere'de kurulan iki kurumdur.
Biri "Tavistock Enstitüsü"dür.
Diğeri "Chatham House'dır".
Küresel ve bölgesel projeler için çalışırlar.
Chatham House;
Yirminci yüzyılın başında kuruldu...
Bu kuruluş;
Derin İngiltere olarak bilinir. ..
İsrail devletinin kuruluşuna öncülük eden, Osmanlı’yla, Ortadoğu’yu parçalayan Sykes–Picot haritalarını çizen ve Sevr’i yapan bu kuruluşun olusturduğu Orta Doğu masasıydı.
Sonradan; “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü”
adını almıştır....
Bu yapı;
İngiliz Kraliçesi adına ülkelerde liderler devşiren, hainler yetiştiren kurumdur. ..
Öyle ki İngiltere'nin el attığı ülkede yetişen bir lider; Chatham House'da bulunmadan tam başarı sağlayamaz. ...
Chatham House'a bağlı üniversiteler, hocalar, kurum ve kuruluşlar vardır.
Chatham House İngiliz Kraliyetine bağlılık ve saygı tapınağıdır. ..
Dünyaya yön veren merkezlerden birisi bu kuruluştur....
Ülkemizde ki yapılanması ise Koç Holding'dir..
Chatham House'un kurumsal ortağı ve kurumun Türkiye Projesi'nin ana destekçisi.
Yine KOÇ'lardır.
Chatham House ve Koç Holding Toplantısının üçüncüsü Ekim 2019'da İngiltere'de gerçekleştirildi.
Ayrıca TÜSİAD, Türkiye'de Kraliçe'nin formatının koruyucusudur. ...
En yeni toplantı ise 2023 'de Dışişleri Bakanımız ile düzenlendi...
Bu düzenin bağlıları;
Kraliçe'nin düzeninin bozulmaması için her şeyi yaparlar....
İngiltere Kraliçesi Elizabeth, Chatham House'da "2010 Devlet Adamı" ödülünü Abdullah Gül'e 9 Kasım 2010'da verdi. ...
Dokuz Kasım İngilizlerin Çanakkale Boğazı’nı işgali ve İskenderun’la, Antakya’ya asker çıkardığı gündür...!
Gül, Chatham House'nin en etkili adamlarından birisidir...
Bir beyine Kraliçe'nin tohumu atılmışsa kolay kolay çıkmaz....
Bu bağlılıktan ayrılamaz..
Güney Afrika bağımsızlık lideri "Nelson Mandela" yıllar sonra şunu itiraf eder: "İngilizler insana o kadar etki ediyor ki ben bile tam olarak etkisinden kurtulamadım."
Nelson, bir İngiliz ismidir. Öğretmeni vermiştir.
Gelelim Tavistock Enstitüsü'ne.
İngiltere'de kurulmuş Kraliçe'nin de etkili olduğu küresel projeleri uygulayan en derin kuruluşlardan birisidir. ..
Küresel beyin yıkama ve zihin kontrolünü yürütmek temel görevidir...
Din, kültür, milliyet, aile v.b değerleri çökertmekte etkindir. ...
Kraliçe formatı da atar.
CIA, Rockefeller Vakfı ile ortak çalışma da yürütür...
* Dünya genelinde insan davarınışlarını denetleyip kontrol etmek için çalışır.*
Tavistock Enstitüsü ile kol kola çalışan;
aklınıza hayalinize gelmeyRockefeller Vakfı, ecek projelerle dünyayı kontrol etmenin hesaplarını yapmaktadır....
Bundan daha ilginci;
Arap ülkelerinin tüm lider takımı İngiltere'de okumuştur.
Bahreyn kralı Aldershot Cadet Okulu'nda İngiliz ordusunun temel eğitimini aldı.
Cambridge Leys Okulu'nu bitirdi. Kraliçe ile sürekli görüşürdü.
Ürdün Kralı 2.Abdullah da İnglitere'de "Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi'nde" eğitim gördü. ...
Geçmiş üç Ürdün kralı da Sandhurst’tan mezun olmuştur...
Kraliçe ile araları da iyiydi. İlginçtir birçok Arap kralı ve prensi İngiltere'deki Sandhurst Akademisini bitirmiştir. ...
Bu kurumun süzgecinden geçen diğer liderler;
Birleşik Arap Emirlikleri'ni yöneten asıl kişi "Prens Zayed" de İngiliz Kraliyet Askeri Akademisi Sandhurst'tan mezun oldu.
Orada, özellikle zırhlı silahlar, helikopterler, taktiksel uçuş ve paraşütçülük konularında eğitim aldı...
Dubai emiri "Muhammed bin Raşid el-Mektum" da Sandhurts Kraliyet Askeri Akademisi'nden mezun oldu....
Her şeyi ile Kraliçe'ye bağlıydı. ...
Dubai'de yapmadığı kirli iş, çevirmediği dümen yoktur. ...
Umman Sultanı da Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi'nde okudu.
2020'de öldü.
Yerine kuzeni "Haysem bin Tarık" geçti. Haysem de İngiltere Oxford mezunu. Kraliçe formu;
İngilizler bir yeri işgal ettiğinde değil, çekilirken korkun.
Kraliyet adına düzen kurup, beyinleri yıkayıp öyle çekilirler. ...
O çekilme gününü de; size
"Kurtuluş Günü" diye allayıp, pullayıp kutlatırlar...
Yüce Allah;
Kraliçenin/Kralın ve bütün Batılı,insanlık düşmanlarının şerrinden;
Tüm insanlığı ve Müslüman Türk milletini korusun...Amin..
Gerçekde karşılarındaki tek ve büyük engel biziz.
Ve İngiliz Düzenini yer ile yeksan edecek lider ve güçlü direniş bizden çıkacak..
Ufukda görünen o şanlı günlere ulaşmak dileğiyle, durmadan, dinlenmeden ve her şart altında çalışmaya, mücadeleye devam..
İngiliz Krallığı ve Birleşik Krallık "Vassalımız" olana kadar durmayacağız...
İmparatorluğumuzu bizden çaldılar ...
Aynısını onlara yaşatacağız.
İnşaallah....
Az kaldı.....















