Değerli Türk halkı!Ketempere: Dolandırıcılık, üç kağıtçılık, hile-hurda, sağ gösterip sol vurma gibi hileli davranış ve siyasal duruşları içeriyor.
Şimdilik doğrulatamadım, ancak iy haber alan, biraz Amerika'ya yakın bir dostum dedi ki:
"Biraz bekle. Trump esas darbeyi İsrail'e vuracak!"
Ben şahsen pek ihtimal vermem.
Dostum da bu düşüncemi nedenleri ile bilir.
Amerikalı ve Evangelist bir kişinin, başkan olsun ya da olmasın İsraili sıkıntıya sokacak bir siyasal duruş sergileme ihtimâlini olasılıklar dışında tutarım.
Evangelizm; uzun bir geçmişe sahip. Devletî Âliye'yi bu inanç örgüsünün oluşturduğu
"Kiliseler Zinciri"; Devletimiz içine açtığı, binden fazla kolej ve okul sistemini de kullanarak yıkmayı becerdi.
Bu inanç grubu; Dinsel bir yapı, ticari yapı,
siyasî yapi, askeri yapı, istihbarat yapısı, basın ve sinema dünyasında etkili bir yapı.
Öyle, başkan değişimi ile din değiştirecek bir şeyden bahsetmiyoruz.
Ayrıca gücün ve paranın getirdiği bir kibre de sahipler ki sormayın gitsin.
Başkan Trump, Ketempereyi olsa olsa bize yapar.
Türkçesi: Gözbayıcılık ya da göz boyama, kandırıp, aldatma işini, olsa olsa bize karşı kullanır.
İnançları gereği; kendilerinden olmayanlar "KAFİR".
Kendilerine hizmet etmeyenler de "DÜŞMAN".
Kafir ve düşmanları öldürmek, hem de acılar içinde yok etmek, dinî açıdan "CENNET" de üst dereceler kazanma sebebi.
Ayrıca bu Kâfir ve Düşmanlarla yapılacak her türden;
Anlaşma, antlaşma, uluslararası sözleşme ve
buna benzer her ne varsa onlardan dönmek,
onlara uymamak, karşı tarafı aldatmak da çok büyük sevap ve caiz bir iş.
Sanırım bu kadar izahattan sonra, zeka sorunu yaşayanlar bile Amerika'nın ve batının ve doğuda bu inanca ve benzerlerine sahip olanların, örneğin Budist ve İneğe tapınma dininden olanlar vb...de benzer bir inanç silsilesine sahip olduklarından, aslâ bize karşı dürüst olamazlar.
Onlarla ilişkilerimizde hep biz aldatılıp, kandırılır ve pusuya hep biz düşeriz.
Çünkü "onların mermisi hep namluda" bizim için sürülü ve hedefte biz varız.
Onun için iki de bir yazılarımda tekrarlar dururum; Eski zamanlardan kalma, Türk Atasözünü.
Haydi bir kere daha okuyalım beraber.
Bir mücadeleye, işe ya da ticarete başlayacaksan; Önce kendi inanç, durum, imkan ve yeteneklerini iyice tanı ve bil.
Sonra; karşı tarafın da inanç ve imkanlarını iyice tanımalısın.
Eğer kendini ve karşı tarafı tanımadan her hangi bir iş ya da ilişki başlatırsan kaybeden hep SEN olursun.
Kendini tanır, karşı tarafı tanımadan, anlamadan bir iş ya da ilişki başlatırsan bazen kazanır, bazan kaybedersin.
Hem kendini, hem karşı tarafı iyi tanırsan sürekli KAZANIRSIN!
Atalarımız; Akıllı insanlarmış, değil mi!?
Hasılı, bence; Başkan Trump ve adamları ve ötekiler inanç adamları.
İnançları da bizi İNSAN olarak görmüyor.
Bizler onlar için; En iyi ihtimalle hizmetkarız!
O bakımdan; Onlardan iyilik çıkmaz.
Temelleri çürük temelleri!
O dostun hatırı için bir süre bekleyip,
izleyeceğim.
Bakalım ben mi yanılacağım O mu!















