Değerli okuyucularım, benim için değerli ve hatta tanıyan herkes için de çok kıymetli olan, Rahmeti Rahmân'a kavuşmuş bir büyüğüm vardı.
Bir konuda çok az bilgi (istihbarat) edinip kara kara düşündüğüm bir zaman diliminde dedi ki:
"Evlat, veri az ise parayı takip et, olayın oluşu, gelişimi ve sonucu kimlere yarıyor, bu konuları kurcala biraz".
O büyüğüm o gün, benim kıyâmetime kadar ve Dünyanın sonuna kadar işe yarayacak bilgi anahtarını elime teslim etti.
Hemen güneyimizde, Suriye neler oluyor?
Gelecekte neler olacak,
Amerika bölgeyi terk edecek mi?
Sorularının cevabını arayan arkadaşlar için bu işe yarar anahtarı kullanacağım.
Artık hepimiz ezberledik. Amerika'nın
YPG/PKK'nın her tür silah, donanım, cephane, istihbarat ve eğitim ihtiyacı için milyarlarca dolar harcadığını.
Merakımız;
Bu yıl Amerika ve Avrupa ve İngiltere ve İsrail'in bölgede neler edecekleri konusu.
Aslında bölgede başat güç Amerika ve stratejik akıl ise İngiltere.
O zaman, Amerikan kongresinin 2025 yılında, kongreden 158 milyon dolar, YPG/PKK'nın maaşları için ödenek geçirdiğini öğrendiğinizde, gözümüz ve aklımız Suriye'de bu yıl neler olacağı konusunda epeyce bir aydınlanmış olur sanırım.
Zaten bölgede Türk-Amerikan sıcak çatışması adı konulmadan devam ediyor.
Benim kişisel tahminim: Bu çatışma
"Devam edecek ve artacak."
Çünkü Başkan Trump hakkında ki görüşlerimi paylaştığım bir yazıyı sizlerle daha önce paylaşmıştım. Yanılmamışım.
Gelelim ABECHE konusuna.
Sanırım bu da ne diye merak eden çıkmıştır?
ABECHE Afrika ülkesi ÇAD'ın doğusunda bulunan askeri üssün adı.
"Önemi ne?" Derseniz; Bölgede Fransızların kullandığı en önemli askeri üs.
Fransızlar ÇAD hükümetinin isteği ile bir süre önce boşalttılar.
ÇAD böyle istedi.
Sonra Türkiye ile ÇAD arasında "Askeri İş Birliği" anlaşması imzalandı.
Ve bu üs Türk uzmanlara tahsis edildi.
ÇAD say say bitmeyecek doğal zenginlikleri sahip.
Bu üssün alınmasının bir önemi daha var.
Çin, Rusya ve Türkiye rekabetinde biz kazandık.
Bir ülke daha
"Kazan kazanı" seçti.
Bir ülke daha sîyahi ırkı
"Kardeşi ve insan" olarak gören ülkeyi seçti.
Eeee.. "Ne var bunda!?"
Diyenlerin sesi geliyor gibi oldu kulaklarıma!
Şöyleki: Bizim nesil İncirlikte ki Amerikalı askeri uzmanlar, İstanbul'daki filan denizaltı üssünde İsrailli uzmanlar, Kayseri'de ki Ana Tamir fabrikasında İsrailli uzmanlar, Kuzey Irak'taki üslerde Alman uzmanlar vb. Söylem ve haberlerini işiterek ve biraz aşağılanmış ruh hâli ile yaşadık.
Hep;
"Kudretli Türkiye" ülküsü ile yaşadık.
Hep;
"O günü" bekledik.
Ve sanırım; İçeriden bazı alçaklar ağzımızın tadını, ruhumuzun güzelliğini, "ihanetleri ve basitlikleri" ile bozmazlar ise,
bu müjdeli haberler harcadığımız yılların ve bitmek tükenmek bilmez gayretlerin hedefe ulaştığının habercisi.
Gözümüz aydın!
Çad'dan Somali'ye oradan Libya'ya ve oradan Azarbaycan'a ve daha nice üslerde, oradaki işlerde
"Kudretli Türkiye" için ter döken uzmanlarımıza selam olsun.
Sanırım başardık!
Kutlu olsun!















