Türkiye'de bir kısım insancıklar,
hemen bu başlığa itiraz edecek.
Türkiye'ye yumurtadan yeni çıkmış CİVCİV muamelesi yapmaya kalkacaklar.
Bunlar, muhtemelen içimize örümcek ağları kurmuş olan bir kısım
palikarya artıkları, Amerikan, İngiliz ve AB mandacıları ve onların kapı kulu olan, Türk MANKURTLAR'dır.
Bizim adalarımız mı var?!
Ne zaman adamız oldu ki!
Kıbrıs'ta bile işgalciyiz!
Bunlar fetih hayalleri kuruyorlar!
Gibi "hain zırvalarını" ana akım medyadan ve tüm sosyal medya organlarından üzerimize lağım suyu gibi boca edecekler.
Rahmetlik Babannem derdi ki:
Oğlum her insan KANI hükmünü yapar.
Bizim kanımız Türk kanı.
Sen doğru olanı yap!
Millete, ümmete, iyi sonuç verecek işlerin peşinde ol.
Allah rahmet eylesin!
Bizim devletimiz bu pencereden bakabilse işlerin çoğu kolayca çözülecek.
Dünya'da ki siyasal sistemi bize dayatan, İngiltere, Amerika ve paranın sahibi olan
İngiltere Yahudi Bankerleri;
Önce USA devletini kurup, Dünya gücüne (Düveli Muazzama) çevirdiler,
Birleşmiş Milletler Teşkilatını,
Nato'yu,
Uluslararası Hukuk sistemini,
Dünya Parası "Dolar Sistemini" oluşturdular,
Beyin yıkamak için; Kontrollerinde olan dünya medyasını ve bunun araçlarını oluşturdular,
Kendilerine has eğitemeyen eğitim sistemlerini tasarladılar,
Öğretim sistemlerini beyin yıkama üzerine bina ettiler,
Bunu kitleselleştirmek için sinema sistemi inşa ettiler, daha sonra bu dizi endüstrisine dönüştü,
Ve sadece "YAHUDİLERİ" insan, ötekileri köle (koyun) sayan bir mantıkla " İnsan Hakları Beyannamesini" dayattılar...
Kendilerini Âri Irk, üstün ve insan gördüklerinden bunların hepsini ötekiler için uyulması gereken kurallar ancak kendileri için "İhlal" edilecek şeyler olarak kabul ettiler.
Ve Dünya bunların elinde vahşi ormana dönüştü.
Bunu devam ettire bilmek için doktrinler ilan ettiler.
İnsanlığa hain pusular kurdular.
Bunları yapa bilmek için CIA, MI-16, BND ve tüm gizli servisler eli ile her türlü pis işi çevirdiler...
Bohçada daha pek çok pislik var da, bu kadar bu yazı için yeter...
Bütün bunları neden sayıp-döktüm dersiniz!
Devletimizin Uluslar Arası Hukuk takıntısı var da ondan.
İlle de her şey onların "köle milletler" için icat ettiği "
Uluslar Arası Hukuka" uygun olacak.
Bir de "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi" icât eyledi bu zevat ... Hırıstiyanlara biri yan gözle bakarsa oymak için...
Peki bu devletimsiler bu hukuka uyuyor mu!
Hayır ...
Bize bir pusu kurmaları gerekiyorsa hemen hukuk devreden çıkıyor.
Doktrinler devreye giriyor.
Terör örgütleri, suç örgütleri, çıkar grupları, .... vs... Oluşturuluyor.
İlgili bölgeler karıştırılıyor, uyuşturucu, organ ticareti, insan ticareti, kadın ticareti, kaçakçılık üzerinden
KARA PARALAR kazandırılıyor.
Bu paralar aşırı artınca, Kıbrıs, Seyşel adaları gibi mini devletler kurduruluyor.
Kara kazançlar buralarda aklanıyor. Aklanmıyor da... Kullanılmak için buralarda depolanıyor...
Bu paralardan kazanan ancak onlardan olmayanlar için İsviçre "DOKUNULAMAZ" mini devleti oluşturulup kara paraların emniyetle -güya- "saklanması" ve korunması sağlanıp, örtülü operasyonlara kaynak sağlanıyor.
Parasını isteyen çıkarsa bir biçimde
"Cehennem-i Zümera"
ediliyor.
Sistem böyle işletilirken...
Bizimkilerin ağzında
"uluslar arası hukuk"
sakızı can sıkıcı oluyor.
Adalar elimizden hile-hurdayla alınıp Yunan'a câbe çekilirken çekilirken, uluslar arası hukuk neredeydi?
Türkler devletleri yok edilip, sürüler halinde katledilirken, malları gasp edilirken, tecavüze uğrarken bu uluslar arası hukuk neredeydi?
insan hakları beyannemesi neredeydi?
BM neredeydi!?
Bizim elimizden herşey alınırken işlenen suçlar için, katliamlar için, neden bir suç duyurusu yok, uluslar arası mehkemelerde açılmış bir dava yok!?
Neden...!
Söz çok uzadı.
Hiçbir gerçek devlet kara suları içerisinde başka birisinin ağzına kadar silahlandırdığı adalara izin vermez, vermemeli...!
Bu adalara başka devletlerin de silahlı güçleri ile gelip yerleşmesini seyretmez, edemez!
Örnek mi lazım,
Rusya ile Amerika'yı nükleer savaşın eşiğine getiren, meşhur Küba Krizi ve füzeler meselesi...
Uzun lafın kısası;
Bizim,
"Adalar Denizinde ki adaların tamamını ve Kıbrısı
"Ulusal Güvenliğimizi tehlikeye attığı, varlığımızı,
uluslar arası ticaret güvenliğini tehdit ettiği ve yabancı güçlere saldırı amaçlı üs sağlandığı, dostane olmayan biçimde, düşmanca tavır sergilendiği" gerekçeleri ile "Askeri Özel Operasyon" başlatarak (savaş degil-savaş kotüdür), tehdidi ortadan kaldırmamız lazım...!
Yoksa bazı güçler;
Bir gece yarısı sanayi merkezlerini vurur!
Başkentini bombalar, büyük şehirlerini yerle bir eder.
Felaket tellalı olarak aha da buraya not düşüyorum!
Sonra ah vah etmek para etmez!
Biz de yeni "doktrinlerle" adalarımızı geri alalım.
Güvenliğimiz ve varlığımız tehlikede...!
















