Kıymetli okurlarım.
Bir önceki yazımda, sizler için bazı perdeleri aralayacağımı yazmıştım.
Rahat bir koltuk seçin, başlıyoruz.
İran'ın Hürmüz boğazını kapatması, Yemende ki Husiler'in Babül Mendep Boğazını ele geçirmesi ve Kızıl Denizi kontrolleri altına almaları, buna bağlı gelişmeler çok önemli.
Yemende ki saldırgan Husi güçlerine hem Türkiye, hem de Pakistan yetkilileri tarafından
"Mekke İttifakı" hatırlatması yapıldı.
İran Devrim Muhafızlarının
"Vekil Gücü".
Husi Milisleri Mekke İttifakını hedefine alırken, İsrail'e hiç bir saldırı yapmadı!
Aynı sorun İran Devrim Muhafızları gücü için de geçerli!
Yoksa onlar başka bir gücün vekili mi?
Bu soru, beni yıllar öncesine götürdü, Rahmetlik Nazif Akçalı hocamızın.
"Uluslar Arası İlişkiler Dersleri",
Rahmetlik Mahir Kaynağın "Evlat dış politikada iki şeye dikkat edeceksin.
Bir olay olurken,
kime yarıyor,
neyi hedef alıyor?
İki, olay bittiğinde sonucu kime yarıyor!
Bunlar çok önemlidir." Diyen sesi hala kulaklarında yankılanıyor.
Öyle ya, İran kimin kontrolünde ki,
hedef Amerikan müttefiki,
"Suudi devleti" olsun ve onun çiçeği burnunda yep yeni "Mekke İttifakına" dolaylı itibarsızlaştırma saldırısı yapılsın?!
İşler dönüp dolaşıp, İngiltere de ki
Yahudi Bankerleri'nin
"Balfur Deklarasyonu"
ile kuruluşunu sağladıkları
İsrail Devletimsi yapısının izlediği siyasete gelip dayanıyor.
Merak edenler için Balfour Deklarasyonu:
İngiltere'nin Birinci Dünya Savaşı sırasında,
2 Kasım 1917'de ilan ettiği ve Filistin topraklarında
"Yahudi halkı için bir ulusal yurt kurulmasını desteklediğini belirten resmi mektuptur."
Taraflar:
Dönemin, İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour tarafından, Siyonist hareketin önde gelen isimlerinden
"Lord Rothschild’e" gönderilmiştir.
İsim ne kadar tanıdık geldi değil mi!
İçerik:
İngiliz hükûmetinin, Filistin'de Yahudiler için bir
"ulusal yurt" (national home) oluşturulması amacını destekleyeceği ve bu hedefin gerçekleşmesi için elinden gelen çabayı göstereceği ifade edilmiştir.
Önemi ve Sonuçları:
Siyonizme
devlet bazında verilen ilk resmi destek olmasındadır.
Büyük bir küresel güç tarafından,
Siyonist harekete verilen. ilk açık ve resmi siyasi destek budur.
Yerli Arap ve diğer halkların yok sayılması:
O dönem nüfusun çok büyük kısmını oluşturan yerli Arap halkın hakları metinde "Yahudi olmayan toplulukların sivil ve dini hakları" şeklinde tali bir ifadeyle geçiştirildi.
Peki bu Gruplar yada "Lord Rothschild" neyin peşinde?
Güç ve bunu sağlayan PARA'nın kontrolünü kaybetmeden elde tutmak!
İngiliz Yahudi Bankerleri,
Bunları kendi ailesini kullanarak yapamayacağına göre, elbette diğer vekil güç ve devletleri, unsurları ve bunların her türden değerini, dinini, inancını, tarihini, geleceğe dair umut ve beklentilerini ve her türden dolgu malzemesini, ince ince ve dozunu çok dikkatle ayarlayarak kullandı.
Mâdem pek sevdiğim Târih alanına girdik, çayları kahveleri alıp rahat bir yere yerleşin.
Şöyle manzaralı da bir yer olsun.
İsrail'in hikayesini ve İngilterenin bu işin neresinde olduğunu artık biliyorsunuz.
O zaman İngiltere'nin Ukrayna merakını ve Kırım'a tarihteki müdahalelerini ve Kıbrısa neden ve nasıl yerleştiğini de sizler araştırın.
Bunu yaparsanız biraz sonra anlatacaklarımı çok daha kolay bir birine bağlarsınız.
Sizlerin de kolayca hatırlayacağı üzere İsrail'in ("Lord Rothschild'i hatırlayın!),
Suriye üzerinden kurguladığı
"Davut Koridoru" planı vardı.
Hâlada var ve güncel.
Nedir bu plan:
Davut Koridoru (David Koridoru) Planı, İsrail'in Orta Doğu'daki jeopolitik ve stratejik etkisini artırmayı amaçlayan, Suriye'yi ülkenin güney doğusundan boydan boya katederek, ülkenin kuzeyi ile güneyi arasında bir nüfuz ve kontrol hattı oluşturmayı ve Irakta ki vekil güçler ile bağlantı kurmayı hedefleyen jeopolitik bir iddia/teoridir. Ancak İsrail bu konuda ısrarlıdır.
İsrail'in, Suriye toprakları üzerinden Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine
(ve bu bölgedeki yapılandırmalara) fiilen komşu olması ve kara bağlantısı kurması amaçlanır.
Türkiye ve İran'ı İzole Etme:
Bu koridor sayesinde Türkiye ile İran'ın Orta Doğu'daki kara ve stratejik bağlantılarının zayıflatılması,
bu ülkelerin bölgeden izole edilmesi hedeflenir.
(İran işinin sahte bayrak harekatı olduğu yazının ilerleyen kısımlarında ortaya çıkacak.. )
Güç Dengesi:
Bölgesel güvenlik ve askeri dengelerin İsrail'in lehine dönüştürülmesi planın temel unsurları arasında gösterilir.
Eğer araştırırsanız,
bu veya buna banzeyen iddialar bulacaksınız.
Ben de kendi kişisel gözlemlerim sonucu oluşan iddialarımı sizlerle paylaşacağım.
Peki dersem ki, iş bundan çok farklı.
Ne olacak o zaman!
İsrail'in birlikte hareket ettiği devletlere bir göz atalım:
Yunanistan,
Güney Kıbrıs Rum Kesimi,
Hindistan,
Birleşik Arap Emirlikleri,
Kısmen de Mısır ve
Somaliland.
Bunlardan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminin, Türkistan bölgesini ziyaret ederek,
Türkiye'nin bölge ile bağlantılarını,
arkasına aldığı,
"Avrupa Birliği" gücünü kullanarak bozmaya çalıştığını bilmeyen yoktur.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi Türkiyenin öncülüğünde kurulmaya çalışılan "Türk Devletleri Teşkilatı'nı" durdurmak, durduramaz ise geciktirmek için elinden geleni yapmaktadır.
Gücünün üzerinde ki işler ile, bu iki küçük yapı neden ilgileniyor!?
Cevap ittifaklarında ve onun Para ve Enerji ile ilgili planında saklı. Davut Koridoru Planı!
"Davut Koridoru Planı gerçekte neyi hedefliyor?"
Türkiye ve Suriye, "bölgesel barış planı" ile Pkk, onun Suriye uzantısı SDG ve Irak ayağını etkisiz kıldığına göre, hâla "Davut Koridoru" ısrarı neden!?
İsrail de ki Dürzi toplumunu ve parayı kullanarak Suriye Dürzi yapılanması üzerinden Irak'a ve Oradan İran'ın Kuzeyine, sonra Türkmenistan'a, oradan Kazakistan'a ve diğer Türk yurtlarına ulaşıp ne yapacak bu İsrail ("Lord Rothschild'!)?
Mevzu PARA... Türkistan'ın ve İran'ın ve Irakın ve Suriye'nin petrolü, doğal gazı, altını, gümüşü ve diğer zenginliklerini kolay ve zahmetsiz elde etmek.
Vekil yapılara küçük birer lokma verip, kalanını İngiltere'nin ("Lord Rothschild'i hatırlayın!), kasalarına akıtmak.
Türkistandan sonra ki ülkelere dikkatlice baktığımızda an itibari ile olanlar daha anlamlı hale geliyor.
İlk geçiş ülkesi İran ve onun komşusu Azerbaycan ve hemen önlerinde ki Hazar denizi Petrol ve doğalgazı...
Irak ve Suriye'yi ilave edince inanılmaz bir zenginlik!
Davut Koridoru İran'dan geçecek.
Yanlış duymadınız!
Amerika ve İsrail İran rejimini yıksa, ülkeyi parçalasa sorun yoktu.
Uzayan askeri harekat ve İranın direnmesi yüzünden iptal oldu.
Bundan dolayı ikinci plan devreye alındı.
İngiltere ile İran
Devrim Muhafızları arasında yeni bir anlaşma.
Sanırım Husilerin İsrail yerine, neden Suudi Arabistan'a saldırdığını her biriniz açıkça anlamış oldunuz.
Suriyede ki
"Ayn El Arap" yerleşkesinde Kürtlerin, Suriye hükümet güçlerine durup dururken saldırmasının nedeni de orta yere arzı endam etti. İki de bir havaya uçan Suriye Cephaneliklerinin nedenide nlaşılmış oldu
Neden, Irakın Kuzeyinde yarı bağımsız,
İngiliz
("Lord Rothschild'i hatırlayın!) güdümünde Kürt yapılanmasının, herşeye rağmen ayakta tutulduğu da ortaya çıkmış oldu.
Turkistandan başlayıp, İsrailden Akdenize ulaşacak yep yeni ve benzersiz kara yolları, boru hatları ve diğer lojistik unsurlar ile desteklenmiş SÖMÜRÜ HATTI,
Davut Koridorunu hayata geçirmek;
"Yeni Bin Yılı" garanti altına almak ve Türklerden ebediyen kurtulmak demek.
Ancak mevcut süper gücü de unutmamak lazım.
Kaybettiği gücünü yeniden kazanmaya çalışan Amerika bu olup bitenlere nasıl bir cevap veriyor yada verecek!
İngiltere'ye cevabı başkan Trump verdi.
Kanada "elli birinci eyalet" ilan edildi.
İngiltereden ayrılmaları için, Galler, Kuzey ve Güney İrlanda'ya ve İskoçya'ya açıktan destek verildi.
Folkland adaları için ise Arjantin'e açık destek!
Bu da bize yumuşak ve zayıf noktalarını gösterdi.
Para... Menfaat!
Mevcut, "Yahudi-Hiristiyan" değerleri etrafında birleşmiş gibi duran ittifakın en zayıf yeri.
Kendi deyimleri ile "Aşil Topuğu"!
Gelecek yazımda Hindistan İsrail ticaret yolu projesini inceleyeceğiz ve büyük plan daha belirgin hale gelecek.
Hindistan ile İsrail'i Avrupa'ya bağlamayı amaçlayan projenin adı "Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC)"
olarak bilinmektedir.
Bu proje, deniz ve demiryolu hatlarını birleştiren büyük bir ticaret yolu tasarımıdır.
"Davut Koridoru Projesi" ile daha da anlamlı hâle dönüşmektedir.















