Açıklamada, ÇED raporlarında heyelan ve aşırı yağış riskine dikkat çekildiği halde gerekli mühendislik çalışmalarının yapılıp yapılmadığı soruldu. Kurumlar, Sarıyar Deresi’ne karıştığı belirtilen atıklar nedeniyle su, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin kamuoyuna
DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve BAOB, Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla Mahallesi’nde Meyra Mühendislik Proje ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen “İR.200610145 Nolu Kurşun-Çinko-Bakır Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi”ne ait atık depolama alanında meydana gelen çökme ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu.
Kurumlar, 27 Ocak 2026 tarihinde meydana gelen olayın yalnızca bir “iş kazası” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yaşananların açıkça bir çevre felaketi olduğunu savundu. Açıklamada, çökme nedeniyle doğanın, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve bölge halkının sağlığının doğrudan tehdit altında olduğu ifade edildi.
“Bu Felaket Öngörülemez mi, Yoksa Göz Göre Göre mi Geldi?”
Basın açıklamasında, mevcut ÇED raporlarının incelenmesiyle faaliyet alanında heyelan riski bulunduğunun, iklim değişikliği kaynaklı aşırı yağışların etkili olabileceğinin ve atığın yüksek kil içeriği nedeniyle kuru depolamanın uygun olmadığının raporlarda yer aldığı belirtildi.
Bu çerçevede yetkili kurumlara şu sorular yöneltildi: Gerekli jeoteknik ve duraylılık analizlerinin yapılıp yapılmadığı, bakanlıkların talep ettiği su yapıları mühendisliği çalışmalarının zamanında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılmadıysa neden faaliyete izin verildiği ve denetim mekanizmalarının neden işlemediği.
“Sarıyar Deresi Var, ÇED’de Yok Denmiş”
Kurumlar, sahada yaptıkları incelemelerde nihai ÇED raporunda “akar dere yoktur” denilmesine rağmen Sarıyar Deresi’nin bulunduğunu, çöken atıkların bu dereye karıştığını ve dere yatağının toprakla kapatılmaya çalışıldığını öne sürdü. Açıklamada, kirli su akışının devam ettiği ve ağır metal içerdiği belirtilen atıkların toprağa ve suya yayıldığı ifade edildi.
Bu durumun yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılları da tehdit eden kalıcı bir kirlilik riski yarattığı vurgulandı.
Ağır Metal Analizleri Neden Paylaşılmıyor?
Basın açıklamasında, yetkili kurumlara toprakta, yüzey sularında ve yeraltı sularında ağır metal analizleri yapılıp yapılmadığı, numunelerin nerelerden ve hangi sıklıkla alındığı, sonuçların neden kamuoyuyla paylaşılmadığı soruldu.
Ayrıca Barçın Köyü içme suyu kaynaklarının etkilenip etkilenmediği ve tesiste kullanılan flotasyon kimyasallarına su ortamında rastlanıp rastlanmadığı konularının açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
“Atık Miktarı ve Sorumlular Açıklanmalı”
Kurumlar, tesisin depoladığı atık miktarının ÇED’de taahhüt edilen sınırları aşıp aşmadığını, çöken barajdan çevreye yayılan atığın miktarının ne olduğunu ve proje kontrol-denetim firmalarının görevlerini yerine getirip getirmediğini de gündeme taşıdı.
Bu firmalar ve yetkililer hakkında herhangi bir idari işlem başlatılıp başlatılmadığının kamuoyuna açıklanması istendi.
“Doğa Kendini Savunamaz”
Açıklamada, “Doğa kendini savunamaz. Suyu, toprağı, havayı savunmak hepimizin sorumluluğudur” ifadeleriyle madencilik faaliyetlerinin kâr hırsıyla değil, bilimle, mühendislikle ve kamu yararı gözetilerek yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu ve Bursa Akademik Odalar Birliği, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını, sorumlular ortaya çıkarılana ve hesap verene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ve kamuoyunu düzenli olarak bilgilendireceklerini açıkladı.















