AHESEN’e göre Hatay’da yaklaşık 100 ASM konteynerde hizmet verirken Kahramanmaraş’ta da 10’dan fazla ASM geçici yapılarda faaliyet gösteriyor. Dr. Kandemir, ağır koşullarda çalışan hekim, ebe ve hemşirelerin cezalandırılmasının hem çalışan sağlığını hem de halk sağlığını tehlikeye attığını vurguladı.
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen, depremden en ağır etkilenen illerde birinci basamak sağlık hizmetlerinin hâlâ olağanüstü koşullarda yürütülmeye çalışıldığı bildirildi.
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere deprem bölgesinde görev yapan aile hekimleri, ebe ve hemşirelerin hem fiziki yetersizliklerle hem de idari baskılarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, yaşananların artık kabul edilemez bir boyuta ulaştığını ifade etti.
Hatay’da Yaklaşık 100 ASM Konteynerde
AHESEN’in deprem bölgesinden derlediği güncel bilgilere göre Hatay’da yaklaşık 100 Aile Sağlığı Merkezi’nin konteynerlerde hizmet verdiği belirtildi. Bu durumun yaklaşık 280 aile hekimliği biriminin geçici yapılarda çalışmak zorunda kaldığı anlamına geldiği ifade edildi.
Buna ek olarak, Hatay’da 21 civarında aile hekimliği biriminin hâlâ boş durumda olduğu aktarıldı. Dr. Kandemir, depremden 3 yıl sonra sağlık hizmetlerinin konteynerlerde yürütülmesinin planlama ve yönetim eksikliğinin açık göstergesi olduğunu söyledi.
“Hukuksuz Denetimler ve Keyfi Cezalar Yaşanıyor”
Dr. Kandemir, Hatay’ın bazı ilçelerinde ilçe sağlık müdürlerinin kişisel tutumları nedeniyle aile hekimlerinin hukuksuz şekilde cezalandırılmaya çalışıldığını savundu. Zaten ağır koşullarda görev yapan sağlık çalışanlarının bu uygulamalarla psikolojik olarak yıpratıldığını vurguladı.
AHESEN’in sağlık çalışanlarından edindiği bilgilere göre; bir ilçede aile hekiminin 1 günlük istirahat raporunun “usule ve fenne aykırı” bulunduğu gerekçesiyle raporu yazan hekimden savunma istendiği, raporu alan hekim hakkında ise “kuruma bilgi vermediği” iddiasıyla soruşturma açılmaya çalışıldığı aktarıldı.
Başka bir ilçede ise aynı hekime üst üste denetimler yapıldığı, mesai bitiminden sonra yapılan denetimin mesai içinde yapılmış gibi tutanak altına alınarak ceza verildiği iddia edildi. Denetim gerekçesini ve görevlendirme evrakını talep eden hekime belgelerin sunulamadığı, ekibin geri dönmesine rağmen hekime “denetimi görmezden gelmek” gerekçesiyle kınama cezası verildiği öne sürüldü.
“Yönetim Koltukları Ego İçin Değil, Halk Sağlığı İçin”
Yaşananları değerlendiren Dr. Kandemir, yönetim makamlarının kişisel egoları tatmin etme yeri olmadığını belirterek, keyfi uygulamaların hem çalışan sağlığını hem de halk sağlığını doğrudan tehlikeye attığını söyledi.
Kahramanmaraş’ta da Geçici Yapılar Sürüyor
AHESEN’in açıklamasında Kahramanmaraş’ta da 10’dan fazla ASM’nin hâlâ konteynerlerde hizmet verdiği belirtildi. Bu durumun hem vatandaşların sağlık hizmetine erişimini hem de hekim ve sağlık çalışanlarının mesleki faaliyetlerini ciddi biçimde kısıtladığı ifade edildi.
Kahramanmaraş’ta yanlış planlama, eksik kadro ve gelir kayıpları nedeniyle yaşanan sorunlar arasında; yeni yapılan ASM binalarının ihtiyaca göre değil, bulunan alanlara göre inşa edilmesi, bazı mahallelerde birden fazla ASM bulunurken bazı bölgelerde hiç ASM olmaması da yer aldı.
“Personel Açığı Sürdürülebilirliği Tehdit Ediyor”
Açıklamada ayrıca, Kahramanmaraş’ta yaklaşık 60 aile hekimliği biriminde hemşire bulunmadığı, 30 civarında birimde ise hekim olmadığı ifade edildi. Kent genelinde 416 aile hekimliği birimi olmasına rağmen hizmetin sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğu vurgulandı.
AHESEN’den Yönetime Çağrı
AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, deprem bölgesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin alarm verdiğini belirterek, merkezi ve yerel sağlık yönetimlerini hukuka, liyakate ve insani çalışma koşullarına uygun davranmaya çağırdı.
Kandemir, depremin yükünü omuzlayanların aile hekimleri, ebe ve hemşireler olduğunu belirterek, asıl sorgulanması gerekenin bu süreci yönetemeyen anlayış olduğunu dile getirdi. Ayrıca Hatay’da anma etkinlikleri için okullara idari izin verilirken, 7/24 deprem koşullarını yaşayan ASM çalışanlarının unutulduğunu ve bu konuda negatif ayrımcılık yapıldığını savundu.



















