Biyoekonomi Odaklı Kalkınma İçin Entegre Biyorafineri Konsepti Projesi (INDEPENDENT) kapsamında hayata geçirilen, Avrupa'nın ilk ve tek karbon negatif biyorafineri tesisi Boğaziçi Üniversitesi'nin Kilyos'taki Sarıtepe Yerleşkesi'nde açıldı.
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, ekonomik büyümenin ülkeler için öneminden bahsederek, artık büyümenin sürdürülebilirliği ve çevreye saygılı olmasının da kalkınma açısından önemli bir kriter olarak karşılarına çıktığını bildirdi. Artık üretirken sadece ekonomik maliyetlerin değil sosyal maliyetlerin de düşünülmesi gerektiğini dile getiren Varank, "Eğer düşünmezseniz, rekabetçiliğiniz ortadan kalkıyor, ticari partnerleriniz sizinle olan ekonomik ilişkilerini gözden geçiriyor. Nitekim, AB'nin Yeşil Mutabakat kapsamında uygulamayı planladığı sınırda karbon düzenlemesi de bunu öngörüyor." diye konuştu.Varank, gelecek dönemde, yenilikçi yöntem ve teknolojilerle ekonomisinde yeşil kalkınma devrimini başaran ülkelerin kazançlı çıkacağını kaydederek, "Bu olayı sadece bir ekonomik kazanım olarak değerlendirmemeliyiz. Yaşanabilir bir çevreyi oluşturmak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için de bu dönüşüme ayak uydurmak zorundayız." ifadelerini kullandı.

Birçok alanda yenilikçi ve akılcı politikalar uyguladıklarını, bu noktada ulusal ve uluslararası kaynakları etkin şekilde kullanmaya çalıştıklarını anlatarak, bunlardan bir tanesinin de Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı IPA'nın önemli bileşenlerinden "Rekabetçi Sektörler Programı" olduğunu söyledi.AB ile ortak finansman sağladıkları ve yürütücüsü oldukları programla bugüne kadar 800 milyon avroluk kaynak oluşturduklarını dile getiren Varank, projelere ilişkin bilgiler verdi.Bugün açılışını yaptıkları INDEPENDENT projesinin de programın en güzel örneklerinden olduğunu ifade eden Varank, "Boğaziçi Üniversitesi ve Boğaziçi Teknopark iş birliğinde geliştirilen bu nadide projeye yaklaşık 6 milyon avro destek sağladık. Beni kişisel olarak da oldukça heyecanlandıran bu projenin içeriğine ve sonuçlarına baktığımda, projenin bu desteği sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Ortaya koyduğu yenilikçi ve çevreci teknolojilerle, ekonomide yeşil dönüşüm hedeflerimize çok büyük katkılar yapacağına eminim ve yürekten inanıyorum. Zaten Boğaziçi Üniversitesi gibi bir markaya böyle işler yakışır." yorumunu yaptı.

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, ekonomik büyümenin ülkeler için öneminden bahsederek, artık büyümenin sürdürülebilirliği ve çevreye saygılı olmasının da kalkınma açısından önemli bir kriter olarak karşılarına çıktığını bildirdi. Artık üretirken sadece ekonomik maliyetlerin değil sosyal maliyetlerin de düşünülmesi gerektiğini dile getiren Varank, "Eğer düşünmezseniz, rekabetçiliğiniz ortadan kalkıyor, ticari partnerleriniz sizinle olan ekonomik ilişkilerini gözden geçiriyor. Nitekim, AB'nin Yeşil Mutabakat kapsamında uygulamayı planladığı sınırda karbon düzenlemesi de bunu öngörüyor." diye konuştu.Varank, gelecek dönemde, yenilikçi yöntem ve teknolojilerle ekonomisinde yeşil kalkınma devrimini başaran ülkelerin kazançlı çıkacağını kaydederek, "Bu olayı sadece bir ekonomik kazanım olarak değerlendirmemeliyiz. Yaşanabilir bir çevreyi oluşturmak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için de bu dönüşüme ayak uydurmak zorundayız." ifadelerini kullandı.

"Boğaziçi Üniversitesi gibi bir markaya böyle işler yakışır"
Bakan Varank, artık "kullan at yeniden üret" diyerek tek yönlü bir yaklaşımı sürdürmenin mümkün olmadığına vurgu yaparak, bu üretim anlayışının getirdiği olumsuzlardan bahsetti.Varank, "Enerji başta olmak üzere tüm kaynakların verimli kullanıldığı, israfın en aza indiği, atıkların geri kazanıldığı, karbon ayak izinin olmadığı bir yapıya dönüşüm olmazsa olmazımızdır. Biz de zaten bu konudaki kararlılığımızı Paris İklim Anlaşması'nı imzalayarak gösterdik. Benzer şekilde, Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum konusunda gerekli tüm hazırlıkları sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Birçok alanda yenilikçi ve akılcı politikalar uyguladıklarını, bu noktada ulusal ve uluslararası kaynakları etkin şekilde kullanmaya çalıştıklarını anlatarak, bunlardan bir tanesinin de Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı IPA'nın önemli bileşenlerinden "Rekabetçi Sektörler Programı" olduğunu söyledi.AB ile ortak finansman sağladıkları ve yürütücüsü oldukları programla bugüne kadar 800 milyon avroluk kaynak oluşturduklarını dile getiren Varank, projelere ilişkin bilgiler verdi.Bugün açılışını yaptıkları INDEPENDENT projesinin de programın en güzel örneklerinden olduğunu ifade eden Varank, "Boğaziçi Üniversitesi ve Boğaziçi Teknopark iş birliğinde geliştirilen bu nadide projeye yaklaşık 6 milyon avro destek sağladık. Beni kişisel olarak da oldukça heyecanlandıran bu projenin içeriğine ve sonuçlarına baktığımda, projenin bu desteği sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Ortaya koyduğu yenilikçi ve çevreci teknolojilerle, ekonomide yeşil dönüşüm hedeflerimize çok büyük katkılar yapacağına eminim ve yürekten inanıyorum. Zaten Boğaziçi Üniversitesi gibi bir markaya böyle işler yakışır." yorumunu yaptı.
"Ürünler hiçbir fosil kaynağa bağlı olmadan elde edilecek"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, kurulan tesisin; tüm dünyada, yosun biyoteknolojileri alanında çalışmalar yürüten en önemli merkezlerden biri konumunda olduğunu belirterek, sadece ürettiği ürünlerle değil, fiziki yapısıyla da yeşil bir tesis olma özelliğiyle öne çıktığını söyledi.Tesisin elektrik ihtiyacının tamamının rüzgar enerjisi santralinden karşılandığını dile getiren Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu yönüyle Avrupa'nın ilk ve tek karbon negatif biyorafinerisi. Burada ülkemizin temel ihtiyacı olan ya da cari açık verdiği birçok kritik ürün, biyoekonomi odaklı entegre üretim modeli ile burada geliştirilip üretilecek. Enerjiden tarıma, sağlıktan gıdaya geniş bir ürün yelpazesinden bahsediyoruz. Ama dikkat ediniz, bu ürünler hiçbir fosil kaynağa bağlı olmadan, tamamen yosun tabanlı doğal kaynaklardan ve yerli imkanlarla elde edilecek. İşte yanımda bu ürünlerin bazılarına ait numuneleri görüyorsunuz. Bunların her biri birbirinden değerli ama ekonomik potansiyel bakımından en göze çarpanı biyoyakıt. Türkiye gibi petrolde dışa bağımlı bir ülke için biyoyakıtlar ciddi bir alternatif konumunda."



















