Almanya, ABD ve İngiltere üniversitelerinde yapılan bilimsel araştırmalar, güneşten elektrik enerjisi üretilirken, her panelin çevre dostu olmadığını belirtiyor. Bu yüzden panel seçiminde, içinde kanser yapabilen ağır metalleri az ya da olmayanların seçimine özen gösterilmesi gerekiyor.
Panellerde kullanılan kristal silikonun içindeki silikon tetra klorürün çok zehirli olduğunu, bitki ve hayvanları öldürdüğünü, insan sağlığını tehdit ettiğini araştırmacılar açıklıyorlar. Temiz enerji olarak bilinen güneş enerjisinin bu kirli yanıyla ilgili yönetmelikler olmadığından özellikle Çin’de güneş panellerinin üretildiği yerlerde, zehirli kimyasalların toprak ve havadaki tanecikleri insanların sağlığını tehdit ettiğini araştırmacılar bildiriyorlar. Kadmiyum telüridli ve kurşunlu güneş panelleri ise başlı başına bir sorun.
Bunlar, böbrek ve kemiklerde hasar ve kanser yapabiliyorlar. Panellerdeki kimyasallar, parçalanan, kırılan, eskiyen panellerden 5-6 ay içinde yağmurla yıkanıp çevreye ve insana ulaşabileceği gibi, milyonlarca panel ileride (20 yıl kadar sonra) sökülüp çöpe atıldığında, özellikle çöp ayrımı ve işlemi yapılmayan az gelişmiş ülkelerde büyük sorunlar yaratacağı belirtiliyor.

Stuttgart üniversitesi tarafından yapılan bilimsel araştırmalar, başta kurşun ve kadmiyum olmak üzere panellerideki zehirli ağır metallerin önlenmesi gerektiğini belirtiliyor. ABD ve İngiltere’deki başka araştırmaların sonuçları da bu gerçeği destekliyor. Türkiye’de pek bilinmeyen bu konunun ilgililerin dikkatini çekeceğini ve gereken önemin gösterilerek ilgili önlemlerin alınacağını ve yurdumuzun bir de Güneş Panelleri Kimyasalları Çöplüğüne‘ dönüşmeyeceğini umuyoruz.
Türkiye’de elektrik üretiminde güneş enerjisinin önemi tartışılamaz. Her geçen gün enerji kaynaklarımızın artırılması gereklidir. Türkiye yüzölçümünde metrekareye düşen ortalama kWh (kilowattsaat) güneş enerjisi miktarının yılda Almanya’dakinin iki katı kadar olmasına rağmen, Türkiye’de, Almanya’dakinin neredeyse yüzde 40 kadar güneşten elektrik üretilmektedir.
Güneş panellerindeki kanser yapan ağır metaller Fotovoltaik yöntemle elektrik üretimindeki politik ve teknik başarı sonucunda güneş panelleri gitgide daha geniş alanlara yayılıyor (Dünya’da 2018’de 3700 km2 yer kapladığı düşünülüyor). Ayrıca evlerin çatılarında gitgide artan milyonlarca güneş paneli var. Güneş panellerinin cam ve aluminyum malzemesi çevre için büyük bir sorun yaratmamasına karşın, güneş hücrelerinden oluşan paneller çeşitli ağır metaller, katkı maddeleri (yarıiletkenler) genellikle insan sağlığına ve doğaya zararlı olabilecek kimyasal maddeler içeriyorlar.
Kanser yapabilen ve oldukça zehirli olan bu maddelerin başlıcaları:
Arsenit, kurşun, bakır, galyum, kadmiyum tellürid, kadmiyum sülfid, polyvinül florür, selenyum, kristal silikon‘daki silikon tetraklorür. Kurşun, panellere, artık gerekmeyen lehimleme maddesiyle birlikte giriyor. Paneller/güneş hücreleri, daha çok kristal silisyum ya da çok ince film kadmiyum tellürid ya da kadmiyum sülfid tabakalardan yapılıyor. Saf kadmiyum böbrek ve kemiklere zararlı, 3 kansere yol açabiliyor. Bu nedenle panellerin hem yapımı hem de ileride 20 yıl kadar kullanıldıktan sonra sökülüp ortadan kaldırılmasında ilgili koruyucu önlemlerin alınması gerekiyor.
Bugün dünyada kullanılan güneş hücrelerinin % 90 gibi büyük bir bölümü, doğadaki kum ve kuvarsdan elde edilen silikon yapılı. Silikon, doğadaki kum ve kuvarstan, çok yüksek sıcaklıklarda, eritme, temizleme ve oksijeni çıkarılarak %99,6 oranındaki saflıkta büyük enerji kullanılarak elde edilebiliyor. Ancak bu saflık, yarıiletken maddenin işlevi için yeterli olmadığından silikonun, ikinci bir kimyasal yöntemle daha da saflaştırılması gerekiyor. Dünyadaki güneş panellerinin % 3 kadarı da zehirli kadmiyum telürid zehirli maddesini içeriyor. Bunların üretimi daha ucuz ve dünya pazarındaki payı 3 milyar usd kadar.
Öte yandan Liverpool üniversitesinde geliştirilen bir teknikle, çok ince tabakalı güneş hücrelerinin hem çok daha ucuza hem de zehirli kadmiyum yerine, zehirli olmayan ve yenmesine bile izin verilen magnezyum klorür kullanılarak üretilebileceğini denendi . Ayrıca magnezyum klorür, kadmiyumdan hem çok daha ucuz hem de güneş hücresi olarak ince tabaka şekline getirilmesi çok daha kolay.
İleride çok daha büyük toprak yüzeylerini kaplayacak paneller büyük sorun yaratacaklarından şimdiden çeşitli bilimsel araştırmalar yapılıyor. Bunlardan kanser yapabilen kurşun ve kadmiyumun 2006’dan beri AB ilgili yönetmeliğine göre elektronik aletlerde kullanımı yasaklanmış olmasına karşın, bu kimyasalların ‘yeşil ürün’ olarak çevre dostu sayılan güneş panellerinde /hücrelerinde kullanımı serbest bırakılmıştır. Kurşun, güneş hücrelerini birbirlerine ve panelin kenarlarına bağlamada kullanılan lehimde bulunuyor. Aslında otomobil sanayiinde ve diğer aletlerde artık kurşun kullanılmıyor. Güneş hücrelerinde de kurşun kullanılmayabilir.
Özetle, zehirli kimyasallar güneş panellerinin yapımında ve bunların ileride sökülüp yok edilmesinde büyük bir sorun olarak çözüm bekliyor. Özellikle azgelişmiş ülkelerde çöp ayrımı ve panellerle ilgili teknik işlemler yapılmadığından, ileride bunların sökümü sırasında doğanın zehirli kimyasallarla kirletilmesi ve insanların etkilenmesi söz konusudur. İlgili önlemler, paneller daha kurulurken planlanmalıdır.
Panel seçimine başlangıçta özen gösterilerek, içinde kimyasalları az olanları (ya da örneğin kadmiyumlu olmayanları) seçilmeli diyor araştırmacılar
Kaynak Yüksel Atakan, Y.Müh. Dr Almanya



















