CHP'den 11. Yargı Paketi'ne Şerh: "Adalet Krizi Yaşanıyor" İddiası
ANKARA – CHP, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen 11. Yargı Paketi'ne ilişkin hazırladığı muhalefet şerhinde, mevcut yasal düzenlemelerin ülkedeki hukuki durumu iyileştirmediği görüşünü dile getirdi. CHP’nin Adalet Komisyonu Sözcüsü Süleyman Bülbül tarafından paylaşılan şerhte, iktidarın "yargı reformu" adı altında getirdiği paketlerin, temel hak ve özgürlükler alanında bir ilerleme sağlamadığı öne sürüldü.
Yüksek Yargı Kararlarına Uymama İddiası
Şerhin en kritik vurgusu, yüksek yargı kararlarına uyulmaması iddiasına odaklandı. CHP, yürütmenin yargı üzerindeki etkisinin arttığını savunarak, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının alt derece mahkemeleri tarafından tanınmamasının "Anayasa’nın fiilen hükümsüz bırakılması" anlamına geldiğini belirtti. Bu durumun "yargı birliği ilkesini çökerttiği" ifade edildi.
CHP, bu iddialarını somutlaştırmak için Can Atalay hakkında verilen ihlal kararına rağmen tahliye edilmemesi ile Tayfun Kahraman, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş örneklerini sıraladı. Şerhte, bu vakaların Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettiğini gösterdiği iddia edildi.
Siyasal Rekabet ve Kriminalizasyon İddiaları
Muhalefet şerhinde ayrıca, öğrencilerin, gazetecilerin ve siyasilerin "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" gibi suçlamalarla kriminalize edildiği vurgulandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmalarına ayrı bir yer ayıran CHP, bu soruşturmaların siyasal rekabeti yargı üzerinden dizayn etme çabasının bir parçası olduğu görüşünü savundu.
CHP, açıklamasının sonunda, Türkiye’nin ihtiyacının makyajlanmış düzenlemeler değil, Anayasaya sadakati esas alan, kuvvetler ayrılığını kurumsallaştıran ve temel hak ve özgürlükleri evrensel standartlarda güvence altına alan gerçek bir demokratik dönüşüm olduğu görüşünü dile getirdi.



















