Süper kütleli kara delikler, bir yıldız kendilerine çok yaklaştığında uyguladıkları devasa kütle çekim gücüyle onu adeta bir spagetti gibi gaz şeritlerine ayırıyor."Gelgit Bozulma Olayı" (TDE) olarak adlandırılan bu nadir kozmik felaketler, her galakside yaklaşık 100 bin yılda bir gerçekleşiyor. Gökbilimciler, geçmişte bu olayları ilk bir yıl içinde radyo sinyali alamazlarsa incelemeyi bırakıyordu.Ancak New Mexico'daki Karl G. Jansky Very Large Array (VLA) teleskobuyla yapılan son altı yıllık sistematik gözlemler, bu sistemlerin yaklaşık yüzde 40'ının asıl ilginç hareketlerini ilk parlama söndükten aylar ya da yıllar sonra sergilediğini kanıtladı.
Aşırı hızlı veya aşırı yavaş beslenme patlamayı tetikliyor
The Astrophysical Journal'da yayımlanan yeni çalışmada araştırmacılar, 1990 ile 2019 yılları arasında keşfedilen 91 kara delik vakasını inceleyerek en net verileri sunan 31 olaya odaklandı.Radyo verileriyle optik, ultraviyole ve X-ışını gözlemlerini birleştiren ekip, kara deliklerin hangi dönemde ne kadar gaz tükettiğini haritalandırdı.Elde edilen veriler, gecikmeli radyo patlamalarının iki uç senaryoda tetiklendiğini ortaya koydu: Kara deliğin ya gazla aşırı hızlı beslendiği ya da beslenme hızının neredeyse durma noktasına kadar yavaşladığı anlarda bu patlamalar yaşanıyor.Her iki durumda da içeri çekilen gazın bir kısmı yutulamayıp dışarı fırlatılıyor. Kara delikten püsküren bu malzeme, çevredeki gaz kütlesine çarparak şok dalgaları yaratıyor ve kozmik "geğirme" olarak adlandırılan güçlü radyo sinyallerini üretiyor.Erken teşhis için kimyasal parmak izi
Bu beslenme mekanizmasının, güneşin milyonlarca katı büyüklükteki devasa kara deliklerde de daha küçük ölçeklilerde de tamamen aynı fizik kurallarıyla çalıştığı saptandı. Ayrıca araştırmacılar, gelecekte gecikmeli patlama yapacak kara deliklerin erken dönemde arkalarında "helyum emisyon hatları" şeklinde belirgin bir kimyasal parmak izi bıraktığını keşfetti.Bu imza, parçalanan yıldız kalıntılarının kara delik etrafında düzenli bir disk oluşturmasının zaman alacağını ve dolayısıyla uzun süreli bir kozmik hazımsızlığın yaşanacağını garantiliyor. Bilim insanları, bu kimyasal ipucunu kullanarak hangi kara deliklerin izlenmeye değer olduğunu önceden belirlemeyi ve değerli teleskop zamanını daha verimli kullanmayı hedefliyor.