İzmir'in içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranları, kuraklığın etkisiyle kritik seviyenin altına indi. Kentin en büyük su kaynağı olan Tahtalı Barajı'nda doluluk, geçen yılın aynı dönemine göre büyük düşüşle sadece yüzde 0,97 olarak ölçüldü. Su seviyesindeki dramatik düşüş nedeniyle İZSU'nun uyguladığı planlı su kesintileri devam ediyor.
İklim değişikliğinin etkileriyle tam doluluğa ulaşmakta zorlanan İzmir barajları, beklenen kış yağışlarını henüz alamadı. İZSU Genel Müdürlüğünün 9 Aralık verilerine göre, barajların tamamında geçen yıla kıyasla su miktarı ciddi oranda azaldı.
Tahtalı Barajı: Doluluk oranı geçen yıl %11,14 iken bu yıl %0,97 seviyesine geriledi.
Balçova ve Gördes Barajları: Geçen yıl doluluk oranları düşük seyreden bu barajlarda su kalmadı.
Diğer Barajlar: Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda doluluk %14,26'dan %2'ye, Ürkmez Barajı'nda ise %6,88'den %5,53'e geriledi.
Uzmandan Kritik Uyarı: 2026 Yazı Daha Tehlikeli
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ufuk Özkan, kuraklığın tek bir yıla indirgenemeyecek bir afet statüsünde olduğunu belirtti. Özkan, kentte yaklaşık 5 yıldır baraj doluluk seviyelerinde düşüş yaşandığını vurgulayarak, "Önümüzdeki yaz, 2025 yazından daha kritik, daha tehlikeli bir eşikte olacak gibi gözüküyor," uyarısını yaptı.
Dr. Özkan, kuraklığın gıda güvenliği ve toplum sağlığını tehdit etmesinin yanı sıra, ekosistemde zararlı böcek sayısında artışa ve orman yangını riskine yol açtığını ifade etti.
Acil Eylem Planı: Tüketimi Sınırlayın
Mevcut su seviyelerinin acil eylem planını zorunlu kıldığının altını çizen Özkan, en acil çözümün tüketimi sınırlamak olduğunu söyledi:
"Günlük yapabileceğimiz yüzde 10-15'lik bir tasarruf dahi bizim bir haftamızı kurtarmaya yetecek acil durum suyumuzu biriktirmemize olanak tanıyabilir."
Özkan, orta ve uzun vadede ise şiddetli ve ani gelen suları zapt edebilecek, toprağa ve yer altı sularına karıştırabilecek sistemlere geçiş yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.




















