Alternatif maliyetleri onlarca milyon dolar olan alternatif projeleri bir süredir ülkemizde yürütecek kapasiteye zaten ulaşmıştık. Kendi milli siber güvenlik teknolojilerimizi geliştirmek suretiyle güçlü ve caydırıcı bir altyapı oluşturuyoruz. Mavi vatandan siber uzaya kadar her sahada egemenlik haklarımıza sahip çıkacağız" dedi.
Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal'in 27 Aralık’ta Ankara’ya gelmesinin ardından istiklal mücadelesinin yeni bir safhaya geçtiğini kaydederek, ”İstiklal Harbi'ni bizzat yöneterek gazi sıfatı alan Büyük Millet Meclisi bu vasfını 15 Temmuz'da bir kez daha tescil ettirerek tarihe geçmiştir. Dün 84. vefat yıl dönümünde rahmetle andığımız Mehmet Akif Ersoy’un 12 Mart 1920’de mecliste gözyaşları içinde okunarak kabul edilen İstiklal Marşı bir asır önce verdiğimiz mücadelenin ruhunu yansıtıyordu. TBMM’nin kabulünün 100’üncü yılı vesilesiyle 2021’i İstiklal Marşı yılı olarak ilan etti. Bu ülkenin bir vatandaşı, bu milletin bir ferdi olmanın en başta gelen şartlarından biri İstiklal Marşı’nın 10 kıtasındaki tüm mesajları kalbimize kazımaktır” dedi.
“Evlatlarımızdan beklentimiz, korkma diye başlayan ve istiklal diye biten bu marşı lafzı ve ruhuyla içine sindirmeleridir” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Çünkü bu marşın her satırı bize önümüze çıkan zorluklar karşısında nasıl davranmamızı gerektiğini anlatan mesajlarla bezelidir. İstiklal Marşımız bir asır önce millet olarak hürriyetimizi kazanmak, vatanımızı işgalden kurtarmak, kendimize yeni bir gelecek inşa etmek için vardığımız milli mutabakatın ifadesiydi. Bugün de aynı mutabakatla hedeflerimize doğru yürüyoruz. Türk milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet davasını 10 kıtada yüreklere nakşeden İstiklal Marşımızı unuttuğumuz gün ayağımıza esaret prangası, boynumuza zillet zinciri vurulmuş demektir. İstiklal Marşımızda bayrağımızın, ezanımızın, özgürlüğümüzün timsali olarak yüceltilmesi, geçen asrın çeyreğinde verdiğimiz milyonlarca şehidimizin mücadelesinden ilhamladır. Bayrağı bez parçası, ezanı hoparlör gürültüsü, toprağı taş ve kum yığını, vatanı anlamsız bir saplantı, şehadeti sıradan bir ölüm olarak görenlerin İstiklal Marşı’nın manasını kavrayabilmesi elbette mümkün değildir. Biz, Asım’ın nesli dedikçe içlerini sıkıntı basanların, biz ’tek millet, tek vatan, tek bayrak' dedikçe yüzlerini buruşturanların, biz büyük ve güçlü Türkiye dedikçe kulaklarını kapatanların İstiklal Marşı’na sahip çıkması elbette mümkün değildir. Çünkü mandacıların, özellikle dünden gelen bu mandacıların bugünkü temsilcilerinin dış güçlerin borazanlığından terör örgütlerinin hamiliğine kadar envaı çeşit ihanetin peşinde koşmaları, İstiklal Marşımıza daha sıkı sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor. Hamdolsun İstiklal Marşımızdaki her lafzı, her mesajı bedeninin ve ruhunun her zerresiyle özümseyen gençlerimiz var. Hamdolsun bayrak ve ezan hassasiyetini yeri geldiğinde canı pahasına koruyan evlatlarımız var. Hamdolsun medeniyetine, tarihine, kültürüne, değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir nesil var. Ardı ardına yüzüncü yılını idrak ettiğimiz her tarihi hadise bize sahip olduğumuz ülke ve mensubu olduğumuz milleti bir kez daha hatırlatıyor. İnşallah 2023‘te ülkemizi dünyanın en büyük 10 devleti arasına sokarak ecdada layık ve bizden sonraki nesillere örnek bir başarıyı hep birlikte ortaya koyacağız.”
"Kimi zaman açık, kimi zaman gizli siber saldırılara maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli bir anlayışla şekillendirdik”
Bugünkü kabine toplantısında ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planının da görüşüldüğünü kaydeden Erdoğan, ”Dijitalleşmenin ayrılmaz bir parçası haline gelen siber güvenlik tüm dünyada üzerinde hassasiyetle durulan konuların başında geliyor. Güvenlikten sağlığa, eğitimden evimizde kullandığımız aletlere kadar her alanda hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline dönüşen dijitalleşme ile birlikte siber tehditlerde büyük artış yaşanıyor. Öyle ki ülkelerin fiziki sınırlarının korunmasıyla dijital altyapılarının ve verilerinin korunması aynı derecede önem kazanmıştır. Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Aynı şekilde günlük hayatımızı kolaylaştıran teknolojilerin hemen hemen tamamı dijital altyapılarla çalışıyor. Devletler vatandaşlarının can ve mal güvenliği yanında dijital bilgilerini ve aldıkları hizmetleri de korumak mecburiyetindedir. Yaklaşık 7 yıl önce kurduğumuz Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ile bu doğrultuda ilk adımı atmıştık. Güncel ihtiyaçları ve tehditleri dikkate alarak ülkemizin siber güvenlik politikalarını kapsamlı ve bütüncül anlayışla özellikle yeni bir strateji oluşturma konusunda adımı attık. Son dönemde diğer alanlarla birlikte dijital altyapılar, siber güvenlik konularında kimi zaman açık, kimi zaman gizli siber saldırılara maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli bir anlayışla şekillendirdik” diye konuştu.
"İlk haberleşme uydumuzu 2022'de uzaya gönderiyoruz"
Dijitalleşmeyle birlikte siber tehditlerde de artışlar yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, ”Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Devletler vatandaşlarının can ve mal güvenliği yanında dijital bilgilerini ve aldıkları hizmetleri de korumak mecburiyetindedir. İlk haberleşme uydumuzu 2022'de uzaya gönderiyoruz. Alternatif maliyetleri onlarca milyon dolar olan alternatif projeleri bir süredir ülkemizde yürütecek kapasiteye zaten ulaşmıştık. Bu çalışmaları daha da ileriye taşıyoruz. Kendi milli siber güvenlik teknolojilerimizi geliştirmek suretiyle güçlü ve caydırıcı bir alt yapı oluşturuyoruz. Mavi Vatan'dan siber uzaya kadar her sahada egemenlik haklarımıza, sahip çıkacağız. Bu amaçla Cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisimizle , Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız öncülüğünde ilgili tarafların katılımıyla uzunca bir süredir yürüttüğümüz çalışmalarda sona gelinmiştir. İlk aşaması 2020- 2023 dönemini kapsayan bu planda belirlenen faaliyetleri hayata geçirerek ülkemizin dijital alt yapılarını siber saldırılara karşı inşallah güvenli hale getireceğiz. Bununla kalmayacak Türkiye’nin bu alanda kendi ürünleri ev firmalarıyla uluslararası düzeyde söz sahibi olmasını da sağlayacağız. Ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planımızın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal'in 27 Aralık’ta Ankara’ya gelmesinin ardından istiklal mücadelesinin yeni bir safhaya geçtiğini kaydederek, ”İstiklal Harbi'ni bizzat yöneterek gazi sıfatı alan Büyük Millet Meclisi bu vasfını 15 Temmuz'da bir kez daha tescil ettirerek tarihe geçmiştir. Dün 84. vefat yıl dönümünde rahmetle andığımız Mehmet Akif Ersoy’un 12 Mart 1920’de mecliste gözyaşları içinde okunarak kabul edilen İstiklal Marşı bir asır önce verdiğimiz mücadelenin ruhunu yansıtıyordu. TBMM’nin kabulünün 100’üncü yılı vesilesiyle 2021’i İstiklal Marşı yılı olarak ilan etti. Bu ülkenin bir vatandaşı, bu milletin bir ferdi olmanın en başta gelen şartlarından biri İstiklal Marşı’nın 10 kıtasındaki tüm mesajları kalbimize kazımaktır” dedi.
“Evlatlarımızdan beklentimiz, korkma diye başlayan ve istiklal diye biten bu marşı lafzı ve ruhuyla içine sindirmeleridir” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Çünkü bu marşın her satırı bize önümüze çıkan zorluklar karşısında nasıl davranmamızı gerektiğini anlatan mesajlarla bezelidir. İstiklal Marşımız bir asır önce millet olarak hürriyetimizi kazanmak, vatanımızı işgalden kurtarmak, kendimize yeni bir gelecek inşa etmek için vardığımız milli mutabakatın ifadesiydi. Bugün de aynı mutabakatla hedeflerimize doğru yürüyoruz. Türk milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet davasını 10 kıtada yüreklere nakşeden İstiklal Marşımızı unuttuğumuz gün ayağımıza esaret prangası, boynumuza zillet zinciri vurulmuş demektir. İstiklal Marşımızda bayrağımızın, ezanımızın, özgürlüğümüzün timsali olarak yüceltilmesi, geçen asrın çeyreğinde verdiğimiz milyonlarca şehidimizin mücadelesinden ilhamladır. Bayrağı bez parçası, ezanı hoparlör gürültüsü, toprağı taş ve kum yığını, vatanı anlamsız bir saplantı, şehadeti sıradan bir ölüm olarak görenlerin İstiklal Marşı’nın manasını kavrayabilmesi elbette mümkün değildir. Biz, Asım’ın nesli dedikçe içlerini sıkıntı basanların, biz ’tek millet, tek vatan, tek bayrak' dedikçe yüzlerini buruşturanların, biz büyük ve güçlü Türkiye dedikçe kulaklarını kapatanların İstiklal Marşı’na sahip çıkması elbette mümkün değildir. Çünkü mandacıların, özellikle dünden gelen bu mandacıların bugünkü temsilcilerinin dış güçlerin borazanlığından terör örgütlerinin hamiliğine kadar envaı çeşit ihanetin peşinde koşmaları, İstiklal Marşımıza daha sıkı sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor. Hamdolsun İstiklal Marşımızdaki her lafzı, her mesajı bedeninin ve ruhunun her zerresiyle özümseyen gençlerimiz var. Hamdolsun bayrak ve ezan hassasiyetini yeri geldiğinde canı pahasına koruyan evlatlarımız var. Hamdolsun medeniyetine, tarihine, kültürüne, değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir nesil var. Ardı ardına yüzüncü yılını idrak ettiğimiz her tarihi hadise bize sahip olduğumuz ülke ve mensubu olduğumuz milleti bir kez daha hatırlatıyor. İnşallah 2023‘te ülkemizi dünyanın en büyük 10 devleti arasına sokarak ecdada layık ve bizden sonraki nesillere örnek bir başarıyı hep birlikte ortaya koyacağız.”
"Kimi zaman açık, kimi zaman gizli siber saldırılara maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli bir anlayışla şekillendirdik”
Bugünkü kabine toplantısında ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planının da görüşüldüğünü kaydeden Erdoğan, ”Dijitalleşmenin ayrılmaz bir parçası haline gelen siber güvenlik tüm dünyada üzerinde hassasiyetle durulan konuların başında geliyor. Güvenlikten sağlığa, eğitimden evimizde kullandığımız aletlere kadar her alanda hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline dönüşen dijitalleşme ile birlikte siber tehditlerde büyük artış yaşanıyor. Öyle ki ülkelerin fiziki sınırlarının korunmasıyla dijital altyapılarının ve verilerinin korunması aynı derecede önem kazanmıştır. Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Aynı şekilde günlük hayatımızı kolaylaştıran teknolojilerin hemen hemen tamamı dijital altyapılarla çalışıyor. Devletler vatandaşlarının can ve mal güvenliği yanında dijital bilgilerini ve aldıkları hizmetleri de korumak mecburiyetindedir. Yaklaşık 7 yıl önce kurduğumuz Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ile bu doğrultuda ilk adımı atmıştık. Güncel ihtiyaçları ve tehditleri dikkate alarak ülkemizin siber güvenlik politikalarını kapsamlı ve bütüncül anlayışla özellikle yeni bir strateji oluşturma konusunda adımı attık. Son dönemde diğer alanlarla birlikte dijital altyapılar, siber güvenlik konularında kimi zaman açık, kimi zaman gizli siber saldırılara maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli bir anlayışla şekillendirdik” diye konuştu.
"İlk haberleşme uydumuzu 2022'de uzaya gönderiyoruz"
Dijitalleşmeyle birlikte siber tehditlerde de artışlar yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, ”Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Devletler vatandaşlarının can ve mal güvenliği yanında dijital bilgilerini ve aldıkları hizmetleri de korumak mecburiyetindedir. İlk haberleşme uydumuzu 2022'de uzaya gönderiyoruz. Alternatif maliyetleri onlarca milyon dolar olan alternatif projeleri bir süredir ülkemizde yürütecek kapasiteye zaten ulaşmıştık. Bu çalışmaları daha da ileriye taşıyoruz. Kendi milli siber güvenlik teknolojilerimizi geliştirmek suretiyle güçlü ve caydırıcı bir alt yapı oluşturuyoruz. Mavi Vatan'dan siber uzaya kadar her sahada egemenlik haklarımıza, sahip çıkacağız. Bu amaçla Cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisimizle , Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız öncülüğünde ilgili tarafların katılımıyla uzunca bir süredir yürüttüğümüz çalışmalarda sona gelinmiştir. İlk aşaması 2020- 2023 dönemini kapsayan bu planda belirlenen faaliyetleri hayata geçirerek ülkemizin dijital alt yapılarını siber saldırılara karşı inşallah güvenli hale getireceğiz. Bununla kalmayacak Türkiye’nin bu alanda kendi ürünleri ev firmalarıyla uluslararası düzeyde söz sahibi olmasını da sağlayacağız. Ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planımızın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

















