Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Elazığ'da bir otelde düzenlenen "İş Dünyası ve STK Temsilcileriyle Buluşma Programı"na katıldı.Programda konuşan Yılmaz, Ramazan ayının birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru güçlendirmesini ve pekiştirmesini diledi.Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlere değinen Yılmaz, tarihin en büyük afetini, depremin ardından da tarihin en büyük dayanışmalarından birini yaşadıklarını söyledi.Valiler, belediye başkanları, meslek kuruluşları, sivil toplum ve merkezi idarenin bu ağır yükün altından kalktığını, 455 bin hak sahibine anahtarlarının teslim edildiğini anlatan Yılmaz, bunun kolay bir iş olmadığını vurguladı.Yılmaz, "3 yıllık bir süreçte, dünyada bunu yapan başka bir ülke var mı, ben bilmiyorum. Dünyada afetler sonrası bu kadar geniş bir alanda, bu kadar büyük bir inşaat çalışması yapıp vatandaşa da çok düşük bir bedelle bunu sağlayan başka bir devlet yok. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti devletiyle gurur duyuyoruz. Bu müşfik anlayışa, vatandaştan yana, vatandaşı şefkatle kucaklayan anlayışa liderlik yapan, iradesiyle, liderliğiyle bütün bunlara öncülük yapan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Kolay değil bu işler." ifadelerini kullanarak, koca bir bölgenin yeniden inşa edildiğini, 90 milyar doların üzerinde bugüne kadar bir maliyeti ödediklerini belirtti.
Enflasyonu, gıda enflasyonunu olumlu etkiledi. Hidroelektrik üretimini olumlu etkiledi amaYılmaz, normal bir tarım yılı yaşanması halinde büyümenin de gıda enflasyonunun da diğer sektörlerin de olumlu etkileneceğini söyledi.Hizmet sektörlerinde Türkiye'nin gayet iyi gittiğini ve turizm sektöründe gelirin geçen yıl 65 milyar doları aştığını ifade eden Yılmaz, geçen yıl hizmet ihracatının 122-123 milyar dolarlara kadar yükseldiğine dikkati çekti. Yılmaz, ifadeleri kullandı:"Bir taraftan da mal ihracatımız var. O da 373 milyar doları aştı. İkisini topladığınız zaman geçen sene 396 milyar dolar mal ve hizmet ihraç etmeyi başardık. Dünyadaki talebin kısıtlı, şartların olumsuz olduğu, bölgemizde birçok savaşın, gerilimin devam ettiği bir ortamda Türkiye bunu başardı. İnşallah bu sene 400 milyar doların üstünde bir mal ve hizmet ihracatı hedefliyoruz. Milli gelirimiz henüz tam netleşmedi ama geçen yıl itibarıyla 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz, 1,6 milyar dolar hatta yakın bir seviyeye gelebilir. Kişi başına gelirimiz aynı şekilde 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16. büyük ekonomisi oldu Türkiye geçen yıl. Satın alma gücü kalitesiyle de 11. büyük ekonomiydi. Sanayimize baktığımızda genel tablo sanayide fena değil. Güzel büyümemiz devam ediyor."
"Alt ve üstyapısıyla topyekun bir bölge ayağa kaldırıldı"
Yılmaz, şunları kaydetti:"Finans maliyetini de saymıyorum. Yani ekstra bir maliyet. Bunu yapabilmek için Hazinemiz ister istemez borçlandı. Daha fazla kaynak bulmak durumunda kaldı. Bunun bir de finans maliyeti var, onu saymıyorum. 90 milyar doların üzerinde bir kaynak harcandı. Sadece konutlar inşa edilmedi. Yollar yapıldı, tüneller, köprüler inşa edildi. Şehirlerin altyapıları arıtma tesisleri yapıldı. Hastaneler, okullar, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri inşa edildi. Alt ve üstyapısıyla topyekun bir bölge ayağa kaldırıldı. Bu sene Allah'ın izniyle bu çalışmalar tamamlanacak. Bu sene yine bütçemizde belli bir ödeneğimiz var. Ondan sonrası biraz daha ufak tefek eksiklerin tamamlanması şeklinde gidecek. Çok şükür bugünleri gördük. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz."Deprem öncesi yapılan 1 liralık harcamanın deprem sonrası 7 liralık bir maliyete denk geldiğini kaydeden Yılmaz, o afeti yaşamadan riskleri ortadan kaldırıcı tedbirler alındığında çok daha düşük maliyetle bu süreçlerin yönetildiğini aktardı.Bu çerçevede de kentsel dönüşümün Türkiye'de bir lüks değil hayat kurtaran bir zorunluluk olduğuna dikkati çeken Yılmaz, bununla ilgili geçtiğimiz dönem bir yeni yasal düzenleme yaptıklarını anımsattı.Yılmaz, depremin yaralılarını sardıklarını, bir taraftan da ekonomiyle ilgili bir program uyguladıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Son 2020-2024 dönemi farklı bir dönem oldu, bütün dünya için. Pandemiyi yaşadığımız ve pandemi sonrası etkileri yaşadığımız bir dönem oldu. Bütün dünyada ekonomik faaliyet yavaşladı, devletler daha borçlu hale geldiler çünkü bir taraftan ekonomik büyüme olmadığı için gelirleri azaldı. Diğer taraftan sosyal harcamaları arttığı için giderleri arttı. Dolayısıyla devletlerin borçlandığı bir dönem yaşandı dünyada. Büyüme hızı 2020-2024 döneminde yüzde 2,5 yıllık ortalaması, dünyanın büyümesi. Ondan önce 3,5-4'ler seviyesindeyken son 5 yılda ortalama 2,5 büyümüş dünya. Aynı dönemde biz yüzde 5 büyümüş, iki katı çünkü biz pandemiyi iyi yöneten ülkelerden biri olduk. Kim ne derse desin tezgahı dağıtmadık. Özellikle tarımda ve sanayide olabildiğince üretimi devam ettiren bir anlayış içinde hareket ettik. Bazı ülkeler Avrupa özellikle hala bir ekonomik canlılık yakalayabilmiş değil. Bazı ülkeler pandemi öncesi döneme gelebilmiş durumda değiller ama biz hakikaten bu dönemi iyi değerlendiren ülkelerden olduk.Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetimiyle bir taraftan hizmet sektörleri başta olmak üzere tedbirlerimizi aldık ama bir taraftan da üretimi koruyan, gözeten bir yaklaşım içinde hareket ediyoruz. Bu nedenle reel ekonomimiz, sanayimiz özellikle büyüdü, ihracatımız büyüdü. Ancak aynı süreçte finansal piyasalarımızda dengesizlikler oluştu. Finansal istikrarımız açısından daha sıkıntılı bir tablo oluştu. Dolayısıyla şu anda içinde bulunduğumuz dönemde reel ekonomideki bu başarımızı koruyup finansal istikrarı sağlama aşamasındayız.""Yılın genelinde bu sene tarım sektöründe çok daha olumlu bir yıl bekliyoruz"
"Şimdiki önceliğimiz daha çok istikrarı sağlamak ama bir taraftan da bu reel ekonomideki kazanımlarımızı da koruyarak bunu yapmak. Dengeli bir büyüme içinde enflasyonu aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı kuvvetlendirmek, sürdürülebilir bir zeminde büyümemizi ve sosyal refahımızı arttırmak, şu anki önceliğimiz bu. Enflasyonla ilgili şunu söyleyebilirim. 2024 Mayıs ayında en yüksek düzeyine çıkmıştı, 75,5'lere." ifadelerini kullanan Yılmaz, izledikleri politikalarla o tarihten bugüne 45 puan bir düşüş olduğuna işaret etti.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:"30'un biraz üzerine gelmiş durumda. Ocak, şubatta biraz mevsimsel etkiler var. Yağışlar iyi gidiyor çok şükür. kar yağışı, diğer mevsimsel şartlar. Bunlar geçici bazı lojistik programlar oluşturuyor. Belki bir iki ay olumsuz etkileniyor ama yılı kurtarmış oluyorsunuz. Yılın genelinde bu sene tarım sektöründe çok daha olumlu bir yıl bekliyoruz. Geçen yıl maalesef tarım sektörümüz küçüldü. Hem kuraklık hem don yaşadık. Bunu Elazığ'da, her bölgemizde hissettik. Hükümet olarak da bazı desteklerle çiftçilerimizin yanında olduk o süreçte. Bu tarımdaki büyümenin düşmesi, genel büyümemizi de bir miktar aşağı çekti."Enflasyonu, gıda enflasyonunu olumlu etkiledi. Hidroelektrik üretimini olumlu etkiledi amaYılmaz, normal bir tarım yılı yaşanması halinde büyümenin de gıda enflasyonunun da diğer sektörlerin de olumlu etkileneceğini söyledi.Hizmet sektörlerinde Türkiye'nin gayet iyi gittiğini ve turizm sektöründe gelirin geçen yıl 65 milyar doları aştığını ifade eden Yılmaz, geçen yıl hizmet ihracatının 122-123 milyar dolarlara kadar yükseldiğine dikkati çekti. Yılmaz, ifadeleri kullandı:"Bir taraftan da mal ihracatımız var. O da 373 milyar doları aştı. İkisini topladığınız zaman geçen sene 396 milyar dolar mal ve hizmet ihraç etmeyi başardık. Dünyadaki talebin kısıtlı, şartların olumsuz olduğu, bölgemizde birçok savaşın, gerilimin devam ettiği bir ortamda Türkiye bunu başardı. İnşallah bu sene 400 milyar doların üstünde bir mal ve hizmet ihracatı hedefliyoruz. Milli gelirimiz henüz tam netleşmedi ama geçen yıl itibarıyla 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz, 1,6 milyar dolar hatta yakın bir seviyeye gelebilir. Kişi başına gelirimiz aynı şekilde 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16. büyük ekonomisi oldu Türkiye geçen yıl. Satın alma gücü kalitesiyle de 11. büyük ekonomiydi. Sanayimize baktığımızda genel tablo sanayide fena değil. Güzel büyümemiz devam ediyor."



















