Bakan Fidan, çalışma ziyaretinde bulunmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi. Fidan, temasları kapsamında Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile görüştü. İki Bakan, ikili ve heyetlerarası görüşmelerden sonra basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan konuşmasında, "Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini müttefiklik seviyesine taşıyarak savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğimize güçlü bir zemin hazırlamış olduk. Silahlı kuvvetlerimiz arasında düzenlenen müşterek tatbikatlar, eğitim ve tecrübe paylaşımı faaliyetleriyle savunma sanayi kuruluşlarımız arasında giderek derinleşen iş birliği, bu ortaklığın sahadaki somut yansımalarıdır. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki çalışmalarımızı karşılıklı ihtiyaçlar ve imkanlarımız doğrultusunda ilerletmeye inşallah kararlıyız" ifadelerini kullandı."Güney Kafkasya'nın barışla, ulaştırmayla, enerji, ticaret ve ekonomik kalkınmayla anılmasını arzu ediyoruz"
Bakan Fidan, "Bildiğiniz gibi Karabağ'ın işgal altında bulunduğu yıllar boyunca Türkiye, Azerbaycan'ın haklı davasını desteklemiştir. Bugün de önceliğimiz bölgede barış, istikrar ve refahın kalıcı olarak tesis edilmesidir. Azerbaycan ve Ermenistan arasında nihai barışa ulaşılması yönünde son dönemde kaydedilen gelişmeleri ve Azerbaycan'ın bu konudaki yapıcı tavrını memnuniyetle takip ediyoruz. Bu sürecin tamamlanmasıyla bölgemize yeni bir işbirliği döneminin başlayacağına da inanıyoruz. Güney Kafkasya'nın çatışmalarla değil, barışla, ulaştırma, enerji, ticaret ve ekonomik kalkınmayla anılmasını arzu ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin gücü, bu hedefe ulaşılmasında kilit rol oynamaya devam edecektir. Önümüzdeki dönemde Türk dünyası bakımından da gündemimizde önemli başlıklar bulunmakta. İnşallah 29 Ekim'de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısını, 30 Ekim'de de teşkilatın 13. zirvesini Ankara'da liderlerimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Bu zirveyi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu tahkim edecek tarihi bir adım olarak görüyoruz" şeklinde konuştu."(ABD-İran) Mevcut ihtilafın bir an evvel diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını istiyoruz"
İran'la ilgili gelişmelerin Türkiye ve Azerbaycan'ı da çok yakından ilgilendirmekte olduğunu belirten Fidan, "İran'ın güvenliği, istikrarı ve refahı, tabiatıyla bölgemizi doğrudan etkilemektedir. Bu bakımdan mevcut ihtilafın bir an evvel diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Son dönemde artan karşılıklı saldırılar barış çabalarına ciddi sekte vurmakta. Bölgedeki gerilimi artıran bu eylemlerin derhal sona ermesi gerekmektedir. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmeli ve savaş öncesi statükoya bir an önce dönülmelidir. Krizin çözümü ve bölgede barış ve güvenliğin sağlanması için ilgili tüm taraflarla temaslarımızı kesintisiz sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı."Karadeniz'de sivil gemilere yönelik artan saldırılar, güvenliğe ciddi şekilde zarar vermektedir"
Bakan Fidan, "Bugün ayrıca değerli kardeşim Bayramov’la 4,5 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ve bölgemize olan etkilerini gözden geçirme imkanımız oldu. Çatışmalar ara vermeden devam ederken, sivil kayıplar ve yıkım da maalesef her geçen gün artmakta. Malumunuz olduğu üzere savaşta yaşanan tırmanma, Karadeniz havzasını da ciddi şekilde etkilemekte. Krizin başından bu yana Karadeniz'i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi'ni hayata geçirmemiz sayesinde bu hedefimizde son döneme kadar biliyorsunuz başarılı olduk. Ancak son aylarda Karadeniz'de sivil gemilere yönelik artan saldırılar bölgede can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi şekilde zarar vermektedir. Maalesef bu saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerimiz de yaşamlarını yitirdiler. Hayatını kaybeden denizcilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum" dedi."Bir mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerimizi arttırdık"
Savaşın Karadeniz'de de yayılması ve Türk vatandaşlarının hayatını ve şirketlerin faaliyetlerini tehdit etmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayan Fidan, "Bu konuda taraflara gerekli uyarıları yapıyoruz. Gerekli siyasi iradenin ortaya konması ve iyi niyetle hareket edilmesi halinde bu konuda bir uzlaşı zemini yakalanabileceğine inanıyoruz. Bunun için de bir mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerimizi arttırdık. İnşallah bunun nihayete ermesi için de gerekli girişimleri yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın başından beri vurguladığı gibi en kötü barış bile savaşın kendisinden iyidir. Türkiye olarak barış için her türlü çabayı harcamaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu."2029’un sonuna doğru Kar-Dilucu Demiryolu bitecek"
Fidan, Azerbaycan ve Türkiye kardeşliğinin Türk dünyasına, Güney Kafkasya'ya ve geniş bir coğrafyanın istikrarına katkı sağlamaya devam edeceğine inandıklarını belirterek, "Türk dünyasının Türkiye’ye, Anadolu’ya ve Anadolu üzerinden Avrupa’ya erişimini, Türkiye’nin ise Hazar üzerinden Türk dünyasına erişimini mümkün kılan geniş vizyonumuz var. Bunun önemli parçası tabii Zengezur Koridoru, bunun tamamlayıcı unsurlarından biri olan Kars-Dilucu Demiryolu. Bu konuda geçen yıl, hatta iki yıldır yürütülen görüşmeler var. Cumhurbaşkanlarımızın mutabık kaldığı bir vizyon var. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda Ulaştırma Bakanlığı'na gereken talimatı verdiler ve bu konuyla ilgili ihale işlemleri epey önce tamamlandı. Şu anda inşaat çalışmaları devam ediyor inşallah 2029’un sonuna doğru Kars Dilucu Demiryolu bitecek. Dolayısıyla Azerbaycan'dan gelen bir tren kesintisiz Türkiye'ye kadar gelme imkanı bulacak. Bu açıkçası bizim için önemli bir lojistik imkan haline gelecek. Ama bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Daha fazla bağlantısallığı Azerbaycan-Türkiye arasında nasıl arttırırız? Varolan bağlantısallık hacmini nasıl genişletiriz? Bunlar önemli çalışma başlıklarımız" ifadelerini kullandı."Bu savaş, baştan beri başlamaması gereken bir savaş"
Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeler, Karadeniz'deki son durum ve Türkiye'nin çatışmaların sona erdirilmesine yönelik çabalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, "Biliyorsunuz savaşın başından itibaren 4 buçuk yıldır zaman-zaman yalnız kalsak da Avrupa ortamında bizim pozisyonumuz hep aynı oldu. Bu savaş, baştan beri başlamaması gereken bir savaş, yaygınlaşmaması gereken bir savaş. Hemen durması gereken bir savaş. Bununla ilgili Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradenin sahada diplomatik olarak hayata geçilmesi için çok çeşitli girişimlerimiz oldu. Her iki taraf nezdindeki ilişkilerimizi en iyi şekilde, en samimi şekilde kullanarak yıllar içerisinde biliyorsunuz tahıl anlaşması, neredeyse imzalanmaya yakın bir İstanbul Barış Anlaşması metni ve diğer taraftan esir takası faaliyetleri, aynı zamanda birçok zaman tarafları İstanbul'da, Türkiye'de kamuoyuna açık veya kamuoyuna açık olmayan bir şekilde bir araya getirme yönünde yoğun faaliyetlerimiz oldu. Taraflarla konuştuk, ilgili aktörlerle konuştuk, bu çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü bu savaşın devamı gerçekten sadece bölgemize değil, dünya ekonomisine de muazzam bir zarar getiriyor" diye konuştu.
Bakan Fidan, "Bildiğiniz gibi Karabağ'ın işgal altında bulunduğu yıllar boyunca Türkiye, Azerbaycan'ın haklı davasını desteklemiştir. Bugün de önceliğimiz bölgede barış, istikrar ve refahın kalıcı olarak tesis edilmesidir. Azerbaycan ve Ermenistan arasında nihai barışa ulaşılması yönünde son dönemde kaydedilen gelişmeleri ve Azerbaycan'ın bu konudaki yapıcı tavrını memnuniyetle takip ediyoruz. Bu sürecin tamamlanmasıyla bölgemize yeni bir işbirliği döneminin başlayacağına da inanıyoruz. Güney Kafkasya'nın çatışmalarla değil, barışla, ulaştırma, enerji, ticaret ve ekonomik kalkınmayla anılmasını arzu ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin gücü, bu hedefe ulaşılmasında kilit rol oynamaya devam edecektir. Önümüzdeki dönemde Türk dünyası bakımından da gündemimizde önemli başlıklar bulunmakta. İnşallah 29 Ekim'de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısını, 30 Ekim'de de teşkilatın 13. zirvesini Ankara'da liderlerimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Bu zirveyi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu tahkim edecek tarihi bir adım olarak görüyoruz" şeklinde konuştu."(ABD-İran) Mevcut ihtilafın bir an evvel diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını istiyoruz"
İran'la ilgili gelişmelerin Türkiye ve Azerbaycan'ı da çok yakından ilgilendirmekte olduğunu belirten Fidan, "İran'ın güvenliği, istikrarı ve refahı, tabiatıyla bölgemizi doğrudan etkilemektedir. Bu bakımdan mevcut ihtilafın bir an evvel diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Son dönemde artan karşılıklı saldırılar barış çabalarına ciddi sekte vurmakta. Bölgedeki gerilimi artıran bu eylemlerin derhal sona ermesi gerekmektedir. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmeli ve savaş öncesi statükoya bir an önce dönülmelidir. Krizin çözümü ve bölgede barış ve güvenliğin sağlanması için ilgili tüm taraflarla temaslarımızı kesintisiz sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı."Karadeniz'de sivil gemilere yönelik artan saldırılar, güvenliğe ciddi şekilde zarar vermektedir"
Bakan Fidan, "Bugün ayrıca değerli kardeşim Bayramov’la 4,5 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ve bölgemize olan etkilerini gözden geçirme imkanımız oldu. Çatışmalar ara vermeden devam ederken, sivil kayıplar ve yıkım da maalesef her geçen gün artmakta. Malumunuz olduğu üzere savaşta yaşanan tırmanma, Karadeniz havzasını da ciddi şekilde etkilemekte. Krizin başından bu yana Karadeniz'i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi'ni hayata geçirmemiz sayesinde bu hedefimizde son döneme kadar biliyorsunuz başarılı olduk. Ancak son aylarda Karadeniz'de sivil gemilere yönelik artan saldırılar bölgede can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi şekilde zarar vermektedir. Maalesef bu saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerimiz de yaşamlarını yitirdiler. Hayatını kaybeden denizcilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum" dedi."Bir mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerimizi arttırdık"
Savaşın Karadeniz'de de yayılması ve Türk vatandaşlarının hayatını ve şirketlerin faaliyetlerini tehdit etmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayan Fidan, "Bu konuda taraflara gerekli uyarıları yapıyoruz. Gerekli siyasi iradenin ortaya konması ve iyi niyetle hareket edilmesi halinde bu konuda bir uzlaşı zemini yakalanabileceğine inanıyoruz. Bunun için de bir mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerimizi arttırdık. İnşallah bunun nihayete ermesi için de gerekli girişimleri yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın başından beri vurguladığı gibi en kötü barış bile savaşın kendisinden iyidir. Türkiye olarak barış için her türlü çabayı harcamaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu."2029’un sonuna doğru Kar-Dilucu Demiryolu bitecek"
Fidan, Azerbaycan ve Türkiye kardeşliğinin Türk dünyasına, Güney Kafkasya'ya ve geniş bir coğrafyanın istikrarına katkı sağlamaya devam edeceğine inandıklarını belirterek, "Türk dünyasının Türkiye’ye, Anadolu’ya ve Anadolu üzerinden Avrupa’ya erişimini, Türkiye’nin ise Hazar üzerinden Türk dünyasına erişimini mümkün kılan geniş vizyonumuz var. Bunun önemli parçası tabii Zengezur Koridoru, bunun tamamlayıcı unsurlarından biri olan Kars-Dilucu Demiryolu. Bu konuda geçen yıl, hatta iki yıldır yürütülen görüşmeler var. Cumhurbaşkanlarımızın mutabık kaldığı bir vizyon var. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda Ulaştırma Bakanlığı'na gereken talimatı verdiler ve bu konuyla ilgili ihale işlemleri epey önce tamamlandı. Şu anda inşaat çalışmaları devam ediyor inşallah 2029’un sonuna doğru Kars Dilucu Demiryolu bitecek. Dolayısıyla Azerbaycan'dan gelen bir tren kesintisiz Türkiye'ye kadar gelme imkanı bulacak. Bu açıkçası bizim için önemli bir lojistik imkan haline gelecek. Ama bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Daha fazla bağlantısallığı Azerbaycan-Türkiye arasında nasıl arttırırız? Varolan bağlantısallık hacmini nasıl genişletiriz? Bunlar önemli çalışma başlıklarımız" ifadelerini kullandı."Bu savaş, baştan beri başlamaması gereken bir savaş"
Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeler, Karadeniz'deki son durum ve Türkiye'nin çatışmaların sona erdirilmesine yönelik çabalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, "Biliyorsunuz savaşın başından itibaren 4 buçuk yıldır zaman-zaman yalnız kalsak da Avrupa ortamında bizim pozisyonumuz hep aynı oldu. Bu savaş, baştan beri başlamaması gereken bir savaş, yaygınlaşmaması gereken bir savaş. Hemen durması gereken bir savaş. Bununla ilgili Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradenin sahada diplomatik olarak hayata geçilmesi için çok çeşitli girişimlerimiz oldu. Her iki taraf nezdindeki ilişkilerimizi en iyi şekilde, en samimi şekilde kullanarak yıllar içerisinde biliyorsunuz tahıl anlaşması, neredeyse imzalanmaya yakın bir İstanbul Barış Anlaşması metni ve diğer taraftan esir takası faaliyetleri, aynı zamanda birçok zaman tarafları İstanbul'da, Türkiye'de kamuoyuna açık veya kamuoyuna açık olmayan bir şekilde bir araya getirme yönünde yoğun faaliyetlerimiz oldu. Taraflarla konuştuk, ilgili aktörlerle konuştuk, bu çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü bu savaşın devamı gerçekten sadece bölgemize değil, dünya ekonomisine de muazzam bir zarar getiriyor" diye konuştu.



















