Bursa, 12 Aralık 2025 – Osmangazi Belediyesi, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nü felsefenin ışığında anlamlandıran özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen ‘Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’nın ikinci buluşmasında, katılımcılar “Niçin İnsan Hakları?” sorusunun derinliklerine daldı.
İnsan Hakları: Hukukun Ötesinde Temel Değer

Konferansın ana konuşmacısı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen, insan haklarının sadece bir hukuk kavramı değil, aynı zamanda insan olmanın en temel değeri olduğunu vurguladı.
Becermen, "İnsan hakları, hak ve insan olmak üzere iki yönlüdür. Hak genellikle hukukla ilişkilendirilir ancak insan hakları, hukukun yalnızca bir bölümünü ifade eder. Bu nedenle önce 'insan' kavramının kendisini düşünmek gerekir. Felsefe tarihi, 'insan nedir?' sorusuna çok farklı, çok yönlü ve geniş yanıtlar vermiştir," ifadelerini kullandı.
Saygı ve Sevgi, Hakların Özünde Yatıyor
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen BUÜ Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ogün Ürek ise insan haklarının temelinde yatan manevi değerlere odaklandı. Ürek, konuya dair yönlendirici sorularıyla düşünce dünyasına yeni kapılar açtı.
"İnsan haklarının arkasında insana saygı ve insan sevgisi olmak üzere iki temel değer bulunur," diyen Prof. Dr. Ürek, özellikle insan sevgisinin hakların temel ilkesi olduğunu belirtti. Ürek, Anadolu'nun 11. ve 12. yüzyıllarda Yunus Emre ve Mevlana gibi isimlerle insan sevgisini merkeze alan bir aydınlanma yaşadığını ve bu geleneğin insan hakları fikrine büyük katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Tarihi Şadırvanlı Han Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinlik, akademisyenler ve felsefe meraklıları tarafından büyük ilgi gördü. Program sonunda Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar tarafından konuşmacılara teşekkür sertifikası takdim edildi.



















