Kansızlık Yaşam Kalitesini Düşürüyor
Toplumda yaygın olarak görülen Demir eksikliği anemisi; halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi, solukluk ve eforla birlikte nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kadir Biberoğlu, bu şikâyetlerin hastalığın ilerleme düzeyine göre artabildiğini ifade ediyor.
Demir Eksikliğinin En Yaygın Nedeni Kan Kaybı
Prof. Dr. Biberoğlu, demir eksikliği anemisinin en sık nedeninin gizli ya da açık kan kaybı olduğunu belirterek, özellikle kadınlarda uzun ve yoğun adet kanamalarının önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekiyor. Gebelik, sık doğum ve düşüklerin de demir depolarını tükettiğini vurgulayan Biberoğlu, mide asidini baskılayan ilaçların ve bazı Ağrı kesicilerin de demir emilimini azalttığını söylüyor.
Asıl Neden Araştırılmadan Tedavi Eksik Kalır
Demir eksikliğinin yalnızca ilaçla düzeltilmesinin yeterli olmadığını belirten Prof. Dr. Biberoğlu, erişkin hastalarda mutlaka altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini ifade ediyor. Kadınlarda jinekolojik nedenlerin, erkeklerde ve ileri yaştaki hastalarda ise mide ve kalın bağırsak kaynaklı sorunların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşımın, özellikle sindirim sistemi kanserlerinin erken tanısı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Tedavide En Sık Yapılan Hata: Erken Bırakmak
Demir tedavisinin genellikle kan değerleri düzelince yarım bırakıldığını belirten Biberoğlu, bunun hastalığın tekrar etmesine yol açtığını söylüyor. Tedavinin aç karnına ve uzman hekim gözetiminde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Biberoğlu’na göre, demir depolarının tam olarak dolabilmesi için tedavi 6 ila 9 ay boyunca devam etmeli.
Kalıcı İyileşme İçin Süreklilik Şart
Prof. Dr. Kadir Biberoğlu, demir eksikliği anemisinin doğru ve yeterli sürede tedavi edilmesi halinde tamamen kontrol altına alınabileceğini belirterek, hastaların tedaviyi yarım bırakmaması ve düzenli takiplerini aksatmaması gerektiğini ifade ediyor.



















