Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınan bilgiye göre, COP31 için tasarlanan logonun merkezinde, insanlığın ortak evi olan dünyayı temsil eden yuvarlak form bulunuyor.İklim krizinin sınır tanımayan doğasına dikkati çeken bu form, çözümün de ancak küresel sorumluluk ve ortak hareketle mümkün olabileceğini simgeliyor.
Ebru sanatı, doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor
Logoda kullanılan geleneksel ebru sanatı, doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor. Suyun üzerinde şekillenen ve birbirine dokunarak uyum içinde var olan desenler, ekosistemdeki karşılıklı etkileşime işaret ediyor.Anadolu'nun binlerce yıllık sanat ve üretim kültüründen izler taşıyan logodaki çini dokunuşları ise toprağın ustalıkla işlenmesiyle ortaya çıkan geleneksel sanat anlayışını, insan emeği ile doğa arasındaki yaratıcı ilişkiyi temsil ediyor.Lale motifi yeniden doğuşu simgeliyor
Logonun merkezinde yer alan lale motifi, Anadolu ve Osmanlı estetiğinin simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.Yeniden doğuşun, umudun ve baharın habercisi olarak kullanılan lale, iklim mücadelesinin aynı zamanda bir yenilenme ve yeniden doğuş çağrısı olduğunu vurguluyor.Renkler Türkiye'nin ev sahipliğine ilişkin mesajlar taşıyor
Logoda kullanılan renkler de iklim değişikliğiyle mücadele ve Türkiye'nin ev sahipliğine ilişkin mesajlar taşıyor. Logodaki mavi renk, gezegenin yaşam kaynağı olan suyu, yeşil renk sürdürülebilir geleceği ve doğanın devamlılığını, kırmızı renk ise ev sahibi ülke Türkiye'nin bayrağınından geliyor.Doğa, kültür ve küresel sorumluluk kavramlarını bir araya getiren logo, COP31'in yalnızca uluslararası bir iklim konferansı değil, aynı zamanda ortak geleceğe yönelik dayanışma çağrısı olduğu mesajını veriyor.