Cumhuriyet’te yayınlanan habere göre Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan satır başları şu şekilde:
Türkiye'de yaşayan herkes Türkiye’nin bir buhran içinde olduğunu görüyor ve bunu yaşıyor. 83 milyona açık ve net çağrımdır; hiçbirimizin umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur. Beraber, birlikte 83 milyon olarak Türkiye'yi aydınlığa çıkarmak namus borcudur.
Şanlıurfa'ya gitti arkadaşlarımız. Bir süredir elektrik ve su verilmiyordu çiftçilere. Milletvekillerimiz gitti elektrik ve su verilmeye başlandı. İnşallah kesmezler. Çiftçilerin tamamı şikayetçi. Gübre alıyoruz dolarla, fide alıyoruz dolarla, ilaç alıyoruz dolarla. Sürekli zam.
530 bin öğrenciden 450 bini EBA'ya ulaşamamış. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi 8 aydır toplu sözleşme yapmıyor. Urfalı bir arkadaşımız, "Paran yoksa, eşin, çocuğun, komşun yüzüne bakmaz ama en acısı hem paran yok hem Urfalıysan devlet yüzüne bakmaz. İnsan yüzüne bakmaz" diyor.
'Sabah kalktığımızda hangi kabusa uyanacağımızı da bilmiyoruz'Öyle bir noktaya geldik sabah kalktığımızda hangi kabusa uyanacağımızı bilmiyoruz. Çünkü devlet yönetilmiyor. Devlet kinle, intikam duygusuyla, cehalet içinde yönetilmez.
Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanlık yapmış, başbakanlık yapmış, barajlar kralı olarak milletin gönlünde yer almış bir kişiyi Konya Selçuk Üniversitesi'nden onun adını taşıdığı Kültür Merkezi'nden adını siliyorsunuz. Hangi geleneğimize, hangi töreye sığar? Bu kadar kin, bu kadar öfke nasıl oluyor?
'Seçimle gelen seçimle gider'Bir bakıyorsunuz, bir milletvekili attığı bir tweet dolayısıyla dokunulmazlığı kaldırılıyor. Yıldırım hızıyla milletvekilliği düşürülüyor. Hangi adalet bu? Hemen yıldırım hızı ve talimatla bir partinin kapatılması için derhal Cumhuriyet Başsavcılığı'na bunu kapatın diyorlar. Seçimle gelen seçimle gider.
Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi sözleşmesini bir kişi kalktı dedi ki; 'ben feshediyorum.' Resmi Gazete'de gördüm. Kimsin sen? Kinle, öfkeyle devleti yönetiyorsan onu biliyoruz. 42 milyon kadına ihanet edeni de artık şimdi biliyoruz ve öğreniyoruz.
Bir sabah kalktık bu parlamentodan oy birliğiyle çıkan, kendisinin de imzaladığı bir sözleşmeyi ben feshettim diyor. Kime danıştın, kime sordun, hangi kadınlara sordun sen? Bu kadınların nasıl şiddete uğradığını sen biliyor musun? Çoğu vatandaşımız bu sözleşmenin içeriğini tam bilmiyor.
Sözleşmenin amacı nedir? Bu sözleşmenin amacı; kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak. Şimdi bütün kadınların huzurunda Erdoğan'a soruyorum; sen bunun neresine karşısın?
Kadına her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak. Yine bütün kadınların huzurunda Erdoğan'a soruyorum; bu cümlenin nesine karşısın?
En çok itiraz etmesi gereken kişi TBMM başkanıdır. Milletin iradesi gasp edilmiştir.
Bu sözleşmesinin 56. maddesinin 1.fıkrası şöyle: Mağdurun en azından kendisinin veya ailesinin tehlikede olabileceği durumlarda failin kaçması veya geçici veya kesin olarak serbest bırakılması halinde mağdurun bilgilendirilmesini sağlamak diyor. Ne oldu? Daha dün. Hapishanede çıkan kişi gitti eski karısını öldürdü. Bu düzenleme var olan kanunlarımızda yok. İstanbul Sözleşmesi'nde vardı. O kadının günahı sarayda oturanın boynundadır. Adım gibi biliyorum; o zorbayı oradan indireceksiniz. Kimse kadınların önünde takoz olmayacak.
- Eskiden denirdi ki bir ay sonra, bir hafta sonra ne olacak. Şimdi yatıyoruz, bir gün sonra ne olacak? İzlenen ekonomi politikası dünyada alay konusu. Cuma günü 450 milyon dolar satıldı. Kime satıldı, kim volayı vurdu bilinmiyor. Açıklanır mı, açıklanmaz.
- Kısa sürede bu felaketi nasıl atlatabileceğimizi 9 maddede bilginize sunacağım:
1. Yaşanan sorun, güven sorunudur. İktidara güven yok. Erdoğan'a da güven yok. Tümüyle güveni iflas etmiş vaziyette. Bir söylediği öbürünü tutmuyor. Öncelikle güvenin inşa edilmesi lazım. Kesinlikle Erdoğan'ın çıkıp; "Ben ciddi bir israfa son paketi açıklayacağım" deyip, milletin önüne çıkması lazım. 13 uçağım var, ikisini tuttum diğerlerini satıyorum, araba saltanatına son veriyorum, Kanal İstanbul gibi ucube, ne olduğu belli olmayan, kaynakların birilerine peşkeş çekildiği projeleri yapmayacağım diyecek. Zorunlu olmadıkça temsil törenleri olmayacak. İsrafa son programı açıklaması lazım.
2. Kamu mali yönetimi ve bütçe birliğini sağlaması lazım.
3. 'Bağımsız kurumlara asla siyasi müdahale yapmayacağım' diye açık ve net açıklama yapması lazım. Merkez Bankası Başkanı'nı ve para politikaları kurulunu hemen görevden alması lazım.
4. Hemen derhal ekonomi sosyal konseyi toplayacaksın. Memlekette buhran var. Şikayet edenleri topla, bakanları diz karşısında. Beraber çözüm üretin.
5. Döviz bazında gelir elde edenlerin bütün taahhütlerini Türk lirasına çevireceksiniz.
6.Tahsili geçmiş alacaklar var. Bunların alınması lazım.
7. Salgının en çok etkilediği kesimler için bir Toplumsal Dayanışma Programı açıklanması zorunludur.
8. Kısa vadeli istihdam olağanının mutlaka sağlanması lazım.
9. Bu ihvan politikasından vazgeçecek.



















