İSTANBUL - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gençlik örgütleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamasını ve bu uygulamaya bağlı yaşanan çocuk ölümlerini protesto etti. İstanbul'un 39 ilçesinde eş zamanlı basın açıklamalarıyla düzenlenen eylemlerde, uygulamayı protesto eden ve tutuklanan Türkiye İşçi Partili (TİP) 16 gencin serbest bırakılması talep edildi.
Tutuklamaların Gerekçesi
Geçen hafta Yenibosna'da düzenlenen Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi önünde MESEM uygulamasını protesto eden TİP üyesi 17 gençten 16'sı, "Görevi yaptırmamak için direnme" ve "kamu malına zarar verme" suçlamalarıyla Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı.
CHP Gençlik Kollarından Açıklama
Tuzla ve Kadıköy'de yapılan açıklamaları, CHP İstanbul Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı İlkan Barışık ve CHP Kadıköy İlçe Gençlik Kolları Başkanı Erdener Doğan Işık okudu.
Ortak açıklamada, MESEM projesinin çocuklar üzerinden ucuz iş gücü ürettiği ve çocuk işçiliğini yasalar eliyle güvence altına aldığı iddia edildi. Açıklamada, projeye kaydolan çocukların haftanın dört günü atölye veya fabrikalara gönderildiği, maaş ve sigortalarının devlet tarafından karşılandığı belirtildi.
Açıklamada, son yıllarda iş kazaları ve güvenlik zaafları sebebiyle hayatını kaybeden çocuklara dikkat çekilerek, tutuklanan TİP'li gençlerin serbest bırakılması talep edildi:
"16 arkadaşımızın derhal serbest bırakılmaları için çağrımızı yineliyoruz. O zindanları doldurması gerekenler, hesap soran genç arkadaşlarımız değil; her yıl onlarca çocuğun ölümüne sebep olan düzenin paydaşlarıdır."
Temel Talepler Sıralandı
CHP İstanbul Gençlik Kolları, Milli Eğitim Bakanı'na yönelik taleplerini ise dört maddede sıraladı:
Başta MESEM olmak üzere çocuk işçiliğini teşvik eden tüm uygulamalar ve protokoller kaldırılmalıdır.
Mesleki eğitim 18 yaş sonrasına taşınmalı; çocuklar işyerlerine değil okullara gönderilmelidir.
Eğitim ücretsiz, nitelikli ve bilimsel olmalıdır. Eğitimde fırsat eşitliği yasalarla güvence altına alınmalıdır.
Cemaat ve vakıf görünümlü yapıların eğitim alanındaki etkinliği, bu yapılarla hayata geçirilen protokoller son bulmalıdır. Laik, bilimsel ve ilerici eğitim güçlendirilmelidir.


















