Yılmaz, Gaziosmanpaşa'da düzenlenen Doğu Anadolu ve Güney Anadolu Bölgeleri Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Doğu ve Güneydoğu'nun medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi ve kültürel hafızasını ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafya olduğunu söyledi.Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerin Türkiye'nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini temsil ettiğini dile getiren Yılmaz, "Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği ülkemizin kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur." diye konuştu.Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin Türkiye'nin gücüne güç katan ve kalkınma sürecine büyük potansiyeliyle destek olan bölgeler olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Maalesef bu bölgelerimiz uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış. Bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini ve sahip olduğu büyük potansiyelin tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak bugün Türkiye bu makus talihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vizyonu bu iradenin en somut göstergesidir. Sahada attığımız kararlı adımlar neticesinde sağlanan huzur ortamı bölge genelinde köklü bir değişimin de kapılarını aralamıştır."Doğu ve Güneydoğu'nun hızlı gelişiminin genel kalkınma sürecine de büyük bir güç vereceğini, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine doğru olan yürüyüşü tahkim edeceğini vurgulayan Yılmaz, huzur ve güven iklimi pekiştikçe yatırımların katlanarak artacağının altını çizdi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, üretim gücünün şahlanacağını, 86 milyon olarak tüm ülke ve şehirlerin hak ettikleri daha parlak geleceğe kavuşacaklarını kaydederek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da son yıllarda ortaya çıkan tablonun ve atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösterdiğini söyledi.Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerinin milli gelirden aldığı payın artması ile 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın geçen yıl 13 milyar doları bulmasının bu değişimin göstergelerinden biri olduğuna işaret eden Yılmaz, bu ekonomik dönüşümün kendiliğinden olmadığını belirtti.Yılmaz, bunun arkasında bir zihniyetin olduğunu aktararak, "O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor: 'Batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz.' Bu zihniyetin bir neticesidir ki Doğu ve Güneydoğu'ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapıldı. 2003'ten bu yana GAP'a yaptığımız kamu yatırımları 1,9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu Bölgemizde ise bu yatırımlar 1,4 trilyon lirayı aşmıştır." bilgisini verdi.Bölgeye duble yollar, hastaneler ve havaalanları gibi önemli kamu yatırımları yapıldığını dile getiren Yılmaz, sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin ya da ülkenin kalkınmasının mümkün olmadığını kaydetti.Yılmaz, kamu yatırımlarının yanı sıra özel sektör yatırımlarının da yapılması gerektiğini vurgulayarak, "İşte burada Doğu'dan, Güneydoğu'dan gelmiş, İstanbul'a metropollere yatırım yapmış birçok iş insanımız var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı belki hiç gelmeyecekti bu insanlar ve orada yatırım yapacaklardı." dedi.
Gündem
Yayınlanma: 02 Mayıs 2026 - 23:09
Cevdet Yılmaz: Sağlanan huzur ortamı bölge genelinde köklü bir değişimin kapılarını araladı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz,
Gündem
02 Mayıs 2026 - 23:09



















