Yaklaşan BTSO seçimleri öncesinde Meclis kürsüsünden yapılan değerlendirmeler, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın liderliğinde yürütülen projelerin, Bursa iş dünyasında karşılık bulduğunu ve geniş bir destek alanı oluşturduğunu ortaya koydu.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi’nin 2026 yılının ilk toplantısı, BTSO’da tartışma zeminini net biçimde ortaya koydu. Meclis kürsüsünden yükselen değerlendirmeler, söylemlerden çok icraatların konuşulduğu; projelerin sahadaki karşılığının, doğrudan üyelerin deneyimleri üzerinden dile getirildiği bir tabloya işaret etti.
Vizyonun Ölçüsü: Söylem Değil, Sonuç
Toplantıda söz alan Meclis üyelerinin ortak vurgusu, “vizyon” kavramının soyut bir söylem değil, somut çıktılarla ölçülmesi gerektiği yönündeydi. Bu çerçevede BTSO’nun son yıllarda hayata geçirdiği sanayi, teknoloji, ihracat ve lojistik odaklı projeler, Meclis kürsüsünde tek tek örneklerle anlatıldı.

Meclis Üyesi Süleyman Uzun’un konuşması bu bakımdan dikkat çekiciydi. Uzun, geçmişte bazı projelere muhalefet ettiğini açıkça ifade ederken, süreç içinde projeleri incelediğinde yanıldığını gördüğünü ve yatırımcı konumuna geçtiğini anlattı. Özellikle lojistik yatırımlarının kısa sürede sağladığı katma değere dikkat çekmesi, projelerin sahadaki etkisini gösteren somut bir örnek olarak öne çıktı.
Uzun’un “Bu oda vizyonuyla Türkiye’de tek” ifadesi, Meclis’teki genel havayı özetleyen cümlelerden biri oldu.
İhracat ve Rekabet Gücünde BTSO Farkı

Toplantıda ihracat başlığı da güçlü biçimde ele alındı. Otomotiv Konseyi Başkanı Rengin Eren’in paylaştığı veriler, BTSO’nun yürüttüğü UR-GE projelerinin yalnızca teorik bir destek mekanizması olmadığını, doğrudan firmaların ihracat kapasitesini ve kurumsallaşma düzeyini artıran bir araç haline geldiğini ortaya koydu.
47 UR-GE projesi ve 1.700’ün üzerinde firmanın bu süreçten faydalanmış olması, BTSO’nun bu alanda Türkiye’deki en güçlü oda konumunu pekiştirdi. Eren’in değerlendirmeleri, Başkan Burkay’ın ihracat ve dönüşüm odaklı yaklaşımının sektörlerde karşılık bulduğunu gösterdi.
Lojistikte Yeni Dönem: Sanayici ve Esnaf Aynı Masada
Toplantının bir diğer dikkat çeken başlığı lojistik oldu. Lojistiğin artık yalnızca taşımacılıktan ibaret olmadığı, üretimden ihracata kadar tüm süreci şekillendiren stratejik bir alan haline geldiği vurgulandı.

Meclis Üyesi İsmail Duyar’ın Lojistik Teknopark Projesi’ne ilişkin değerlendirmeleri, bu projenin Bursa sanayisi açısından neden kritik olduğunu ortaya koyarken; Tarihi Çarşılar ve Hanlar Bölgesi’ni temsil eden Erdinç Şentürk’ün açıklamaları ise esnafın da bu dönüşümün bir parçası haline geldiğini gösterdi.

Perakende esnafının lojistik yatırımlara ortak olması, sanayici ile çarşıyı aynı projede buluşturan modelin, BTSO’nun sıkça vurguladığı “iş modeli” yaklaşımının sahadaki yansıması olarak değerlendirildi.
“Bu Projeler Bizi Tarif Edecek”
Toplantının sonunda kürsüye çıkan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise yapılan değerlendirmelere, görev anlayışını özetleyen bir çerçeve çizerek yanıt verdi. Burkay, yürütülen projelerin kişisel değil, kurumsal ve kalıcı eserler olduğuna dikkat çekti.

Küresel ekonomide yaşanan dönüşümün uzun süredir doğru okunduğunu vurgulayan Burkay; GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, Model Fabrika ve Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerin bu öngörünün sonucu olduğunu ifade etti. Elektrikli araçlar alanında Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen merkez örneği ise, BTSO’nun geleceği bugünden planlayan yaklaşımının somut göstergesi olarak öne çıktı.
Meclis’ten Yükselen Tablo

Toplantının geneline bakıldığında ortaya çıkan tablo netti:
BTSO Meclisi, farklı sektörlerden, farklı ölçeklerden ve farklı bakış açılarından gelen üyelerin deneyimleriyle, projelerin Bursa ekonomisinde yarattığı etkiyi görünür kıldı.
Yaklaşan seçim süreci öncesinde bu tablo, kişisel söylemlerden ziyade icraatların konuştuğu, sahada karşılığı olan bir liderlik anlayışının Meclis’te güçlü bir zemin bulduğunu gösterdi.
BTSO’da tartışma artık “ne vaat ediliyor”dan çok, “ne yapıldı ve neyi değiştirdi” noktasında şekilleniyor.















