Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "’Meslek ve sivil toplum örgütleriyle protokol yapacağız’ dediğimizde bizi eleştiriyorlar. ’Her yerde protokol yapamazsın. Onayladığım yerle protokolü yaparsın’ diyorlar. Ben de diyorum ki, siz hangi vasfınızla Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin, meslek örgütlerini renklendirip meşrulaştırma yetkisine sahipsiz. Dolayısıyla siz ne derseniz deyin, bize bu konuda destek olacak herkesle protokol yapacağız" dedi.Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında, ’Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği’ protokolü imzalandı. Sektör iş birlikleriyle mesleki eğitime erişimi ve kaliteyi artırmak suretiyle öğrencilerin hayata ve istihdama hazırlanmalarına katkı sağlayacak ’Mesleki Eğitimde İş Birliği’ protokolü töreninde yaptığı konuşmada Bakan Tekin, "Değişen dünyanın içerisinde biz eğer hala statükocu bir mantıkla nostaljik bazı referanslarla oyalanırsak, yerimizde durursak, dünyadan kopuk bir hale geleceğiz. Bu anlamda Türkiye’nin en statükoyu besleyen veya statükocu kurumlarından bir tanesinin uzun yıllar Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu kabul etmek lazım. Bilhassa mesleki ve teknik eğitim konusunda bu statükoyu çok uzun bir dönemi muhafaza ettik. Proje okullar, protokol okullar ilgili süreç aslında Milli Bakanlığı açısından bir milattır. Proje okul kavramını, protokol okul kavramını, milli eğitim literatürüne kazandıran bir kişi olarak, oradaki mantığımız Milli Eğitim Bakanlığının bu konudaki bu tutucu koruma refleksiyle beslenen bu tavrını dönüştürmek, değiştirmekti. Sadece meslek liselerinde değil, biz bunu güzel sanatlar liselerinde yaptık. Biz bunu spor liselerinde yaptık. Voleybol federasyonuyla protokol yaptık. Voleybol liselerini Türkiye’de voleybolun gelişimine katkılı bulunacak şekilde dönüştürdük. Futbol federasyonuyla futbol lisesi açtık. O dönem Bursaspor yönetimiyle de bir futbol lisesi üzerine bir protokol imzalamıştık. Bu belli alanlardaki eğitimim sektör temsilcileriyle beraber yapmak bizi zenginleştirecektir. Statükoyu beslemekten değil, gündeme ayar uydurmak, modern olan ayak uydurmayı kolaylaştıracaktır. Biz protokol okullarla, proje okullarla bu adımı attık" dedi.
Mesleki eğitimin müfredatını belirleme yetkisini sektörle paylaştıklarını ifade eden Bakan Tekin, "Ayakkabıcılık lisesi yapacaksak, ayakkabıcılar odasıyla oturup müfredatını beraber belirlememiz lazım. Sonra dedik ki sadece müfredat olmaz eğitimci kadrosunu oluştururken 657’nin dışına çıkıp sektörde işi yapmak konusundaki uzmanlığıyla ön plana çıkmış öğretmenler istihdam etmemiz lazım. Yaptığımız protokollerle, sektör içerisinden ustabaşı usta gibi kişilerin mesleki eğitim veren okullarımızda, eğitici olarak çalışmalarının önünü açtık. Sonra yine uygulamada sorunlar yaşadığımız görülünce özellikle uygulama eğitimine giden çocuklarımızın uygulama eğitimi yapacak iş yeri bulması sıkıntılarıyla karşı karşıya kalınca bir adım daha attık. Asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si kadar iş yerine uygulamaya giden çocuklarımıza staj ücreti ödemeyi, yasal düzenlemeyle yaptık. Sonra yine sektörün talepleri oldu. Staja gelen çocukların, meslek hastalıkları ve iş kazalarıyla karşı karşıya kaldığı için onları sigortalı yaptık. Bunlar 2014-2018 arasında birçoğu çok büyük toplumsal ve siyasal eleştiriyi muhalefet tarafından yapılmasına rağmen hayata geçirdiğimiz radikal dönüşüm hamleleriydi. Aynı radikal dönüşüm hamlelerini devam ettiriyoruz" diye konuştu.
Mesleki eğitimin müfredatını belirleme yetkisini sektörle paylaştıklarını ifade eden Bakan Tekin, "Ayakkabıcılık lisesi yapacaksak, ayakkabıcılar odasıyla oturup müfredatını beraber belirlememiz lazım. Sonra dedik ki sadece müfredat olmaz eğitimci kadrosunu oluştururken 657’nin dışına çıkıp sektörde işi yapmak konusundaki uzmanlığıyla ön plana çıkmış öğretmenler istihdam etmemiz lazım. Yaptığımız protokollerle, sektör içerisinden ustabaşı usta gibi kişilerin mesleki eğitim veren okullarımızda, eğitici olarak çalışmalarının önünü açtık. Sonra yine uygulamada sorunlar yaşadığımız görülünce özellikle uygulama eğitimine giden çocuklarımızın uygulama eğitimi yapacak iş yeri bulması sıkıntılarıyla karşı karşıya kalınca bir adım daha attık. Asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si kadar iş yerine uygulamaya giden çocuklarımıza staj ücreti ödemeyi, yasal düzenlemeyle yaptık. Sonra yine sektörün talepleri oldu. Staja gelen çocukların, meslek hastalıkları ve iş kazalarıyla karşı karşıya kaldığı için onları sigortalı yaptık. Bunlar 2014-2018 arasında birçoğu çok büyük toplumsal ve siyasal eleştiriyi muhalefet tarafından yapılmasına rağmen hayata geçirdiğimiz radikal dönüşüm hamleleriydi. Aynı radikal dönüşüm hamlelerini devam ettiriyoruz" diye konuştu.
















