Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TRT
haber özel röportajında gündeme dair soruları yanıtladı. Bakan Göktaş, Terörsüz Türkiye sürecine dair şu değerlendirmelerde bulundu:"Öncelikle bu tarihi bir adım zira terörün olmadığı bir Türkiye hepimizin hedeflediği bir Türkiye. Özellikle son yıllarda biliyorsunuz terörden çok çekmiş bir ülke olarak terör sadece bir milli güvenlik meselesi değil, aynı zamanda aileleri hedef alan, toplum huzurunu bozan, çocukları yetim bırakan, ailelerin, ocakların içine ateş düşüren bir süreç. Dolayısıyla özellikle Bakanlık olarak bizler de bu süreci öncelikle bir tarihi süreç olarak görüyoruz. Bu başarıyı sadece bizim güvenlik politikalarının başarısı olarak görmüyorum. Aynı zamanda milli beraberliğimizin, dayanışmamızın, toplumsal huzurun da bir başarısı olarak görüyorum. Bundan sonraki süreçte de tüm toplumu kapsayan, kucaklayan bir süreçle şehit yakınlarımız ve gazilerimizle birlikte bu süreci el birliğiyle inşa ediyoruz. Biz uzun zamandır şehit yakını ve gazilerimizle bir aradayız. Bu topraklar çok şehit verdi. Çok il ziyaretleri yapıyorum ve bu ziyaretlerde hep anneleri, babaları, evlatları dinliyorum. Eşleri dinliyorum, eşini şehit veren ve kahramanca mücadele edip gazi düşenlerle, nice ailelerimizle bir araya geliyorum. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Dolayısıyla bu sürecin, özellikle yaşadığımız tüm bu geçmişteki olumsuzlukların da üzerine, barışın, huzurun dayanışmanın, birlik beraberliğin yeni bir süreci olarak görüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi bu iç güvenliğimiz konusunda iç cepheyi güçlendirmek, Türkiye'nin milli güvenliğinin en önemli teminatıdır. Ben şunu söylemek istiyorum; Türkiye bir prangasından kurtuldu. Bu süreçte de özellikle şehit yakınlarımız ve gazilerimizle beraber, birlikte inşa ettiğimiz bir süreç. Onlarla birlikte, onlarla beraber, onların destekleriyle, fedakarlıklarıyla. Zira gerçekten çok ocağa ateş düştü. 30 yıl önce bile şehit düşen ailelerde acı hala taze. Yani toprağa verdiğiniz bir evladınız, bir eşiniz, bir babanız olduğunda… Nice evlatlarımız bu süreci yaşadı, annelerin bağrına ateş düştü, biz bu sürecin tekrarı olsun istemiyoruz. Dolayısıyla bu süreç bizim için gerçekten çok kıymetli, çok önemli, tarihi bir dönemeçteyiz, sadece Türkiye için değil, bölgesel olarak da. Bütün dünya aslında Türkiye’ye bakıyor bu süreçte. Biz katkıda bulunduk bu sürece de ayrıca. Bugün kanun teklifi verildi, inşallah bundan sonraki süreçte de el birliğiyle hepimizin ortak sorumluluğu da Terörsüz Türkiye'nin başarıya ulaşmasıdır."
"Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri doğrudan bu komisyon raporlarına intikal etti"
Bakan Göktaş, "Kanun teklifinin adı aslında bu sürecin ne kadar sizin Bakanlığınızla ve faaliyetlerinizle ilintili. Çok katmanlı, çok boyutlu ve bu katmanların da sizin faaliyet alanınıza girdiği önemli bir dönemeçten bahsediyoruz. Teklifin adı da “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”. Bu meselenin bir toplumsal karşılığı var, sosyal bir mesele aslında. Dolayısıyla faaliyetler çok önemli, bunun topluma yansıması, entegrasyon gibi çok kıymetli, konular var. Bu konuda Terörsüz Türkiye vizyonu kapsamında bakanlığınızın faaliyetleri ne oldu?" sorusu üzerine şu açıklamalarda bulundu:"Öncelikle geçen sene, biliyorsunuz tam bir yıl önce Sayın Cumhurbaşkanımız Terörsüz Türkiye sürecini başlattığında, ilan ettiği andan itibaren bir komisyon kuruldu. Geçtiğimiz yıl komisyonla beraber 18 toplantı gerçekleştirildi. İkinci toplantısına Aile Bakanlığı olarak biz şehit yakınları ve gaziler dernekleriyle iştirak ettik, bir sunum gerçekleştirdik. Bu sürece doğrudan katkı sunanlardan olduk. Diğer yandan Bakanlık olarak biz Terörsüz Türkiye kardeşlik sofraları etrafında 18 ilimizde şehit aileleri ve gazilerimizle bir araya geldik. Onları dinlemek istedik, onlara bu süreci anlatmak istedik. Onların hassasiyetlerini ele aldık. Zira bu süreç onlarla birlikte ancak yürür. Onlarda ilk başta soru işaretleri varken çok hızlı bir şekilde sürece, Sayın Cumhurbaşkanımıza güvendiklerini ve bir daha asla benzer acıları başka aileler yaşamasın diye o birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun milli birliği, toplumsal hafızayı diri tutmak ama aynı zamanda yaşanılan o toplumsal travmanın da üstesinden gelebilmek için bir süreç başlattık. Aileler bu süreçte bizlere özellikle hassasiyetlerini ifade etti. Yarın tekrar inşallah Van ve Ağrı’da ailelerimizle bir araya geleceğiz ve bundan sonraki süreçlerde de yine şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimizle beraber bu süreci onlarla beraber inşa edeceğiz. Onların hassasiyetleri de doğrudan bu komisyon raporlarına intikal etti. Dolayısıyla bu kanun teklifinde onların da hassasiyetleri ele alındı ve şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyetlerinin özellikle temel ilke olarak bu yasada da gözetildiğini vurgulamak istiyorum.Bundan sonraki süreçlerde de el birliğiyle hem şehitlerimiz ve gazilerimizin yanında olarak aynı zamanda tabii ki birlik ve beraberliği beraber inşa edebilir ancak. Biz kadınların güvenle, hayatlarını aileleriyle beraber sürdürdüğü, çocukların güvenle büyüdüğü, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye Yüzyılı'nı el birliğiyle inşa edeceğiz. Bir daha benzer acılar yaşanmaması için aile toplumun temeli ve bu aile kavramını tekrar birlikte inşa ederek benzer süreçlerde güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye şiarıyla bu yolculuğa devam edeceğiz.Tabii çok kapsamlı programlarımız var, psikososyal destek süreçlerimiz var. Gençlerimize yönelik faaliyetlerimiz var. Kadınlarla birlikte yürüteceğimiz faaliyetler var ve Türkiye genelinde bu süreçte de bizler sahada olmaya devam edeceğiz. Bir yıl boyunca özellikle 2017’den bu yana çok yoğun, şehit ve gazi ailelerimizle bir araya geliyoruz. Sadece Ocak 2026'dan bugüne kadar 99 bin defa şehit yakını ve gazilerimizi ziyaret ettik. Her daim onların yanındayız. Devletimiz her daim şehitlerimizin ve gazilerimizin yanında. Bundan sonraki süreçte de toplumsal hafızayı kuvvetlendirmek ve milli birlik ve beraberlik, dayanışma ruhunu tekrar güçlendirmek adına gerek psikososyal destek süreçleri gerek kadınlarla, gençlerimizle beraber sanatsal, kültürel faaliyetlerle Türkiye'nin genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kanun teklifi neleri kapsıyor?
"Çok önemli bir kanun teklifi Meclis'e sunuldu, nasıl ilerleyecek bu takvim?" sorusu üzerine Bakan Göktaş şunları kaydetti:"Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz bizim milli birlik ve beraberliğimizin ortak hafızası. Onlara yapılan her bir çalışma aslında çok kıymetli. Bizim onlara bir vefa borcumuz var. Dolayısıyla bu süreçte onların hassasiyetlerini ve taleplerini dinleme imkanı da bulduk. Uzun süredir sivil toplum kuruluşlarımızla da bir araya geliyoruz. AK Parti hükümetlerimiz dönemlerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şehit ve gazilerimize yönelik pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. En son kapsamlı bir düzenlemeyi 2013 yılında hayata geçirmiştik. Orada da istihdam oranında bir katkı olmuştu. Ancak 2013 yılından bugüne sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda çok tarihi bir düzenlemeyi hayata geçiriyoruz. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şehit yakınlarımız ve gazilerimize yönelik AK Parti Grubumuz ve Milliyetçi Hareket Partimizin ortak imzasıyla sunulan bir kanun teklifiyle şehitlerimizin ve gazilerimizin ihtiyaçlarına binaen sahadan gelen ihtiyaçlara cevap veren önemli bir kanun teklifimizi pazartesi Meclis Başkanımıza sundular. Bugün komisyon toplandı ve görüşmelerine başlıyor.Biz yaklaşık iki sene önce Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Milli Savunma Komisyonu Başkanımız Sayın Hulusi Akar ile beraber bir süreç başlattık. Milletvekillerimizin katkılarıyla beraber bütün sivil toplum kuruluşlarımızla, şehit aileleri ve gazilerimizle bir araya gelindi ve bu süreçte onların talepleri dinlendi. Onların taleplerinin büyük çoğunluğunun karşılandığını özellikle vurgulamak istiyorum. Yaklaşık iki senedir titiz bir çalışma var bakanlığımızın koordinesinde."Bakan Göktaş, “Teklifin en önemli başlıklarından biri biliyoruz ki terörle mücadelede görev alan kahramanlarımız. Bunun yanı sıra terörle mücadeledeki er ve erbaş gazilerimiz ve güvenlik korucularımızın özlük hakları. Burada askeri öğrenciler de zannediyorum bu kapsama giriyor. Bir iyileştirme söz konusu. Yaşam koşullarını da iyileştirmeye yönelik, özlük haklarını da iyileştirmeye yönelik bir düzenleme. Tabii şehitlerimizin emanetleri var bize, anne babaları var, yakınları var. Onlara dair de kapsamı oldukça geniş bir düzenleme, neler içeriyor?” sorusuna şu şekilde yanıt verdi:"Aylıklarda özellikle bir artış talebi vardı. Terörle mücadele kapsamında gazi er, erbaş ve güvenlik korucularımızın aylıkları artırıldı. Zira son yıllarda onların o yönde bir talepleri vardı. Düzenleme tüm er gazi ve korucularımızı kapsıyor. Mevcut durumda 45.000-75.000 lira arası bir aylık alırken yeni düzenlemeyle aylıkları 58.000 ila 86.595 liraya yükseltildi. Ayrıca muayenede bir yaş sınırı vardı. Burada da 41 yaşını 55 yaşa yükselttik. Özellikle maluliyet süreçlerinde gelen bir talepti. Er, erbaş ve gazilerimizin maluliyetlerinin ilerlemesinin tespiti için yeniden değerlendirme, muayene talep etme imkanı 41 yaşında sınırlanmıştı, onu da 55 yaşına yükseltiyoruz.Diğer yandan şehit anne babalarımız, şehitlerimizin aziz emanetleri, orada da bütün şehit anne ve babalarımızın toplam aylıklarının özellikle asgari ücretten az olmaması sağlandı. Bu da çok önemli bir talepti. Zira zaman zaman bu düzenlemenin dışında kalan şehit anne babalarımız vardı. Sadece şehit düşen erlerimizin anne ve babaları bu düzenlemeden istifade ederken bu düzenlemeyle beraber tüm şehit anne ve babalarımıza yönelik kapsam genişledi. Bu da çok değerli onlar için. Bizler için anne ve babalar her zaman hepimizin en kıymetli emanetleri. Onlar bu vatan için evlatlarını şehit verdiler. O yüzden onlar artık bizlere emanet, milletimize emanet. Onlar için bu düzenlemeyi yapmak hakikaten, bizler için çok önemliydi.""Kamuoyunda bir süredir konuşulan terörle mücadelede yaralanmasına rağmen mevcut kriterler nedeniyle malul sayılmayanlar vardı. Teklifte 15 Temmuz gazilerimizle ilgili de maddeler var. Her iki grup için bu kanun teklifi hangi yenilikleri içeriyor?" sorusu üzerine Bakan Göktaş, şu yanıtı verdi:"Şimdi ilk defa onlara yönelik bir düzenleme kanun kapsamına alındı. Bu iki grubumuz önceki kanun düzenlemelerinin tamamen dışında tutulmuştu ve hiçbir aylıkları olmayan gruplardı. Dolayısıyla ilk defa terörle mücadelede yaralanmış ancak malul sayılmayan er ve erbaşlarımız bu kanun kapsamına alındı. İlk defa onlara da bir aylık alma hakkı tanındı. Ayrıca 15 Temmuz gazilerimize, malul sayılmayanlara yönelik de ilk defa düzenli bir aylık tespit edildi ve onlara da ilk defa bu destek sağlandı. 15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçti. Bu grup, yaralanmış ama malul olmayan gazilerimiz. Malul olanlara yönelik zaten bir düzenlememiz vardı. Onların da çok uzun zamandır böyle bir talebi vardı. Dolayısıyla bu kanun kapsamında da ilk defa bu iki grubumuzu da özellikle kanun kapsamına aldık. Onlara da düzenli bir aylık bağlanmış oluyor.Malul sayılmayan bir grubumuz vardı. Yani malul sayılmamak demek aslında siz terörle mücadelede aktif bir rol üstlendiniz. Özellikle Doğu’da, Güneydoğu’da. Fakat o sırada hafif yaralanmış sayılmış. Aslında vücudunda şarapnel parçaları var. Mesela bu grubumuzda hiçbir aylık hakkı yoktu. Dolayısıyla onlar için aslında çok önemli bir düzenlemeyi hayata geçirmiş oluyoruz.Aynı zamanda 15 Temmuz'da gerçekten büyük fedakarlık gösteren 15 Temmuz gazilerimiz de sabırla bu sürecin yakın takipçisi oldular. Bu iki grubu ilk defa bu sürece dahil etmiş oluyoruz. Ayrıca ücretsiz seyahat kartı, elektrik, su gibi ek sosyal haklarla beraber şehit yakınlarımız ve gazilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu tarihi bir düzenleme. Zira ilk defa aylık bağlanan gazi gruplarımız var. Gazi sayılan gruplarımız var. Özellikle terörle mücadelede yaralanmış ancak malul sayılmayanların aylık alması çok değerliydi. Zira onlar doğrudan çarpışan ve sahada yoğun mücadeleler veren kahramanlarımız."
"Türk millleti, vatanı için, bayrağı için gözünü kırpmadan göğsünü siper edebilen bir millet"
“15 Temmuz meselesine ayrı bir parantez açalım. Zira bu operasyonlara katılmak çok ayrı, çok ulvi bir tablo. Bir taraftan 15 Temmuz'da yaşananlar hala evet hafızamızda. Görevi bu olmamasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir çağrısıyla sokağa inme iradesi hakikaten bence kelimelerle tanımlayamayacağımız bir irade. Dolayısıyla bunun bir karşılığının olması da gerekmez miydi sorusu tam da burada yanıt buluyor.” değerlendirmesi üzerine Bakan Göktaş şu açıklamalarda bulundu:"TRT'de çok güzel, çok önemli bir dizi var, “Asırlık Gece”. Sayın Cumhurbaşkanımızın bir çağrısıyla sokaklara çıkan canların pahasına, vatanı için, bayrağı için sokaklara çıkan ve vatanını savunan gaziler ve kahramanlarımız var. Yani bu, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kahramanlık. Orada yürütülen FETÖ’nün düzenlediği, maalesef ülkemiz üzerinde oynadığı oyunlar ve yürütülen o bütün operasyonların ne kadar sinsice yürütüldüğü, ne kadar haince yürütülmesine rağmen vatandaşımız gözünü kırpmadan ateş önüne kendini siper etti ve gözü hiçbir şeyi görmedi. Benzer bir şeyi dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz. Türk milleti gerçekten çok aziz bir millet ve çok onurlu bir millet. Vatanı için, bayrağı için gözünü kırpmadan göğsünü siper edebilen bir millet. Bunun için de gerçekten 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Gazilerimize Allah uzun ömürler versin. İnşallah bu süreçte onların da bu talebini karşılamış olduk. Gazilerimizin, şehit yakınlarımızın sabrı da bizler için çok değerli. Böyle zorlu bir süreçte bile her zaman vatan sağ olsun diyebiliyorlar. Biz artık bir çocuğumuzun gözyaşı akmasın, annelerimizin ocağına ateş düşmesin… Evlat acısı çok zor. Yani biz o ailelerimizin yanına gittikçe aynı ilk günkü gibi o hassasiyeti hissediyoruz."
"Onların hassasiyetlerini gözeterek Terörsüz Türkiye sürecini inşa etmek bizler için çok önemli"
Bakan Göktaş, "Şimdi şunu da hissediyorsunuzdur eminim; böylesi derin ve sonsuz bir acı yaşayan bir anne başka bir annenin bu acıyı yaşamaması noktasında şimdi irade ortaya koyuyor." değerlendirmesi üzerine şu ifadeleri kullandı:"Bir kere devletine güvence, Sayın Cumhurbaşkanımız'a gerçekten çok güçlü bir güvence var şehit ailelerimizde. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk günden bu yana zaten hiçbir zaman ailelerimizi yalnız bırakmadı. Biz dün de bugün de yarın da şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yanında olduk, olmaya da devam ediyoruz.Pek çok kapsamlı düzenleme hayata geçirdik. Son düzenlememiz çok kapsamlıydı 2013 yılında. 2013 yılından bugüne bu kadar kapsamlı bir çalışma ilk defa hayata geçiriliyor ve bizler sadece yılın bir günü değil her daim şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yanındayız. Onları her daim ziyaret ediyoruz. Ocak ayından bugüne kadar 99 bine yakın ev ziyareti gerçekleştirmişiz. Bunu biz bir vefa borcu olarak görüyoruz. Yani onlara ne yapsak azdır, gerçekten onlara minnettarız.Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman ilk iftarını şehit ailelerimizle birlikte yapıyor. Bu bir geleneği haline geldi Sayın Cumhurbaşkanımızın. İlk iftarını her daim şehit ailelerimizle beraber yapar, ailelerimizin derdiyle dertlenir. Milletimiz de Sayın Cumhurbaşkanımız’a o vefa duygusunu besliyor. Dolayısıyla bu süreci hassasiyetle yürütmek, onları incitmeden birlikte yürütmek ve onların hassasiyetlerini gözeterek Terörsüz Türkiye sürecini inşa etmek bizler için gerçekten çok önemli."
"Terörün olmadığı yerde huzur olur, barış olur ve güçlü aileler olur"
Devletin, şehit yakınlarının ve gazilerinin her daim yanında olduğunu ve onlarla beraber yürüdüklerini vurgulayan Bakan Göktaş, son olarak şu ifadeleri kullandı:"Onlara gerçekten bir vefa borcumuz var, dolayısıyla biz onları sadece bir günde hatırlamıyoruz. 19 Eylül Gaziler Günü'nü, 18 Mart Şehitler Haftası'nda Çanakkale şehitlerini anıyoruz. Ama bizler için her daim onların yanında olmak bir vefa borcudur, bir minnet borcudur. Öncelikle onu ifade etmek istiyorum.Devlet olarak pek çok sosyal destek de sunuyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüzyılın Konut Projesi'nde şehit yakınlarımıza özel bir kontenjan ayırdı. Turizm Bakanlığımıza yönelik de yürüttüğümüz çalışmalarda onlara destek. Yine Milli Eğitim Bakanlığımızda şehit çocuklarımıza yönelik özel okullarda özel kontenjanlar ayrılıyor. Yine Enerji Bakanlığımızda evsel gaz faturalarında yüzde 50 indirim sağlıyoruz. Yine Türk Hava Yolları ile AJet ile yürüttüğümüz çalışmalar var, yüzde 50'ye varan seyahat indirimi var. Fakat bunlar dediğim gibi yani sosyal destek, biz bunları yaparken bir görev olarak değil, bu bizim yapmamız gereken en temel şey. Bizim yapmamız gereken her daim şehit yakınlarımız ve gazilerimizin yanında olmak. Onların yanında olmayı sürdüreceğiz.Ben şimdiden tekrar bu düzenlemelerimizin özellikle şehit ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bundan sonraki süreçte de devlet ve millet olarak her daim onların yanlarında olmaya devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun inşallah.Terörün olmadığı yerde huzur olur, barış olur ve inşallah güçlü aileler olur. Sizin vesilenizle bütün şehit ailelerimize ve gazilerimize tekrardan minnetlerimi sunuyorum."