ADVD Genel Müdürü Andrades ve Almanya Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Ferda Ataman, ülkede yaşanan ayrımcılık vakalarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Andrades, sivil toplum kuruluşlarının ayrımcılıkla mücadele merkezlerine ırkçılık, antisemitizm ve cinsiyet temelli ayrımcılık başta olmak üzere yaşamın her alanında yaşanan ayrımcılık vakalarının bildirildiğini belirterek, "Her şeyden önce ırkçı ayrımcılığın arttığını görüyoruz ve vakaların yaklaşık yarısı ırkçı ayrımcılıkla ilgili. Geriye kalan yüzde 50 ise diğer ayrımcılık türleri arasında dağılıyor." dedi.Ayrımcılığın her zaman var olduğunu ve bununla mücadele edilmesi gerektiğini kaydeden Andrades, ayrımcılıktan etkilenen kişilerin buna karşı koyabilecek imkanlara sahip olması gerektiğini, bunun için de desteğe ihtiyaç duyduklarını anlattı.Andrades, rapordaki verilerin kendilerini endişelendirdiğini vurgulayarak, bu vakaların bildirilmesinin insanların ayrımcılığı kabul etmediklerini ve destek arayışına girdiklerini göstermesi açısından da önemli olduğunu belirtti.Bu durumun siyaset tarafından hafife alındığını, gerekli farkındalığın oluşmadığını ve ayrımcılıkla daha etkin mücadele için yapılması gerekenlerin hayata geçirilmediğini ifade eden Andrades, şöyle konuştu:"Danışmanlık hizmetlerimizde, sadece ırkçı ayrımcılık konusunda daha fazla danışmanlık talebi almıyoruz, aynı zamanda ayrımcılığın daha açık hale geldiğini de gözlemliyoruz. Yani eskiden belki biraz daha gizli olan şeyler artık daha açık bir şekilde dile getiriliyor."
Yapısal bir sorun
Andrades, ayrımcılığın ülkede yapısal bir sorun olduğunu belirterek, "Bu durum bazı insanları daha fazla, diğerlerini ise daha az etkiliyor.Göçmen kökenli olarak görülen kişilerin iş gücü piyasasında, konut edinmede ve eğitim alanında daha az fırsata sahip olduğunu ortaya koyan çok sayıda araştırma bulunuyor. Yani bu durum kanıtlanmış, yapısal bir sorundur." değerlendirmesinde bulundu.Alman hükümetinden Eşit Muamele Yasası'nın iyileştirilmesini talep eden Andrades, siyasetten insanları merkeze alan, yapısal ayrımcılıkla mücadele eden, mağdurların yanında duran ve onlara destek sağlayan ayrımcılıkla mücadele politikaları beklediklerini kaydetti.Şikayet sayılarının artması daha fazla kişinin şiddetli ve ağır ayrımcılığa maruz kalmasından kaynaklanıyor
Almanya Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Ferda Ataman da giderek daha fazla kişinin kuruma başvurduğunu belirterek, "Bu sayıların artmasının nedeni muhtemelen giderek daha fazla kişinin haklarını bilmesi ama aynı zamanda daha fazla kişinin daha ağır ve şiddetli ayrımcılığa maruz kalmasıdır. Yaşanan sıkıntı o kadar büyük ki insanlar artık 'dayanamıyorum, kendimi savunacağım' diyor." ifadesini kullandı.Ataman, son yıllarda görev yapan hükümetlerin ayrımcılık konusunu küçümsediğini, hafife aldığını ve yeterince önem vermediğini vurguladı.Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) anketlerde oylarını artırmasının ayrımcılık vakalarıyla bağlantılı olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Ataman, "İnsan onurunu hiçe sayan söylemlerin, klişelerin, önyargıların ve kalıplaşmış düşüncelerin insanların günlük yaşamları üzerinde somut bir etkisi olduğu gerçekten görülüyor. Bunları daha önce yaşamış olan herkes, bunun arkasında genellikle çok sert suçlamalar ve önyargılar yattığını doğrulayabilir." dedi.Ataman, siyasi partilerin insan onurunu hiçe sayan söylemleri açık şekilde reddetmeleri ve bu konuda net tavır almalarının önemli olduğunu belirterek, "Ancak insanların da aynı şekilde günlük yaşamlarında bu konuda çok net tutum sergilemeleri, dayanışma göstermeleri ve insanlık onurunu hiçe sayan söylemlere müsamaha göstermemeleri gerekiyor." diye konuştu.Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesinin 2 Haziran'da açıkladığı rapora göre, 2025'te kuruma ayrımcılığa ilişkin 13 bin 67 şikayet yapıldı.Böylece Almanya'da ayrımcılığa ilişkin şikayetler rekor seviyeye ulaştı."Irkçı ve etnik kökene dayalı" ayrımcılığa ilişkin şikayetler de 2021'e kıyasla 2025'te iki kat artarak 4 bin 571'e yükseldi.Şikayetler en çok iş gücü piyasasında, hizmet ve ürünlere erişimde, devlet dairelerinde, kamusal alanda, eğitimde, polis ve yargı süreçlerinde, konut edinmede yaşanan ayrımcılık vakalarına ilişkin oldu.