Adli Tıp tarafından 'Çocuk babadan değil' raporu verilen, ancak ilik nakli nedeniyle babanın DNA'sının değişerek birden fazla DNA'ya sahip olduğu belirlenen olayda anne A.V, yaşadığı mağduriyeti anlattı. "Çok sıkıntı çektim. Hiçbir kadın böyle bir şeyle anılmak istenmez. Gerçek ortaya çıkana kadar çocuklarım gayri meşru çocuklar olarak görüldü" dedi.
Sabah'tan Fatih Ulaş'ın haberine göre Babanın ilik nakli sebebiyle çift DNA'lı olması nedeniyle madur olan anne A.V., hukuk mücadelesini ve yaşadığı mağduriyeti ilk kez anlattı. Adli tıp önce A.V.'nin çocukları için 'babadan değil' diye rapor vermiş, ancak ilik nakli nedeniyle babanın DNA'sının değiştiği ve birden fazla DNA'ya sahip olduğu belirlenmişti. Genç kadın, "Çok sıkıntı çektim. Hiçbir kadın böyle bir şeyle anılmak istenmez. Ama en çok da çocuklarımın düştüğü durum beni sarstı. Gerçek ortaya çıkana kadar çocuklarım gayri meşru çocuklar olarak görüldü. Öyle çaresiz bir durumdaydım ki, bir an intihar etmeyi bile düşündüm ama çocuklarım için güçlü kalmalıydım" dedi.
Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde yaşanan olay şöyle; 'dedikodular nedeniyle' A.V. isimli kadının boşandığı eşi M.A., çocukların kendisinden olduğunu ispatlamak için soybağı tespit (babalık) davası açmış, adli tıp kurumu önce çocukların babadan olmadığı yönünde DNA raporu vermiş, ancak daha sonra babanın ilik nakli nedeniyle birden fazla DNA taşıdığı tespit edilmişti. 32 yaşında 3 çocuk annesi olan A.V. daha önce benzeri görülmemiş davada yaşadıklarını anlattı. Genç kadını, süreçle ilgili olarak şunları söyledi:"2005 yılında evlendikten sonra bir süre çocuğumuz olmadı. Tüp bebek tedavisine başvurduk. O zamanlar buralarda tüp bebek merkezleri yoktu. Manisa'dan kalkıp İstanbul'a gidiyorduk. Büyük bir hastanede tedaviye başladık. Bizim için zor bir süreçti. İki yıl sonra çocuğumuz dünyaya geldi. 5 yıl sonra bu kez birer yıl arayla, normal yoldan iki çocuğumuz daha oldu.İntiharı bile düşündüm. Ne yapacağımı bilemedim. Her şeyden eminsiniz ama test yanlış
Raporu aldığım gün hüngür hüngür ağlamıştım. Daha sonra Manisa barosundan avukat Zeynep Avcı'ya ulaştım. Masumiyetime inandı ve avukatlığımı üstlendi. Rapora itiraz etti. Eşimin daha önce ilik nakli yapıldığını da belirtip, yeniden rapor hazırlanmasını istedi. Hakim de, Allah razı olsun, avukatımın itirazını kabul etti ve bizi yeniden DNA testine gönderdi.
Sabah'tan Fatih Ulaş'ın haberine göre Babanın ilik nakli sebebiyle çift DNA'lı olması nedeniyle madur olan anne A.V., hukuk mücadelesini ve yaşadığı mağduriyeti ilk kez anlattı. Adli tıp önce A.V.'nin çocukları için 'babadan değil' diye rapor vermiş, ancak ilik nakli nedeniyle babanın DNA'sının değiştiği ve birden fazla DNA'ya sahip olduğu belirlenmişti. Genç kadın, "Çok sıkıntı çektim. Hiçbir kadın böyle bir şeyle anılmak istenmez. Ama en çok da çocuklarımın düştüğü durum beni sarstı. Gerçek ortaya çıkana kadar çocuklarım gayri meşru çocuklar olarak görüldü. Öyle çaresiz bir durumdaydım ki, bir an intihar etmeyi bile düşündüm ama çocuklarım için güçlü kalmalıydım" dedi.
Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde yaşanan olay şöyle; 'dedikodular nedeniyle' A.V. isimli kadının boşandığı eşi M.A., çocukların kendisinden olduğunu ispatlamak için soybağı tespit (babalık) davası açmış, adli tıp kurumu önce çocukların babadan olmadığı yönünde DNA raporu vermiş, ancak daha sonra babanın ilik nakli nedeniyle birden fazla DNA taşıdığı tespit edilmişti. 32 yaşında 3 çocuk annesi olan A.V. daha önce benzeri görülmemiş davada yaşadıklarını anlattı. Genç kadını, süreçle ilgili olarak şunları söyledi:"2005 yılında evlendikten sonra bir süre çocuğumuz olmadı. Tüp bebek tedavisine başvurduk. O zamanlar buralarda tüp bebek merkezleri yoktu. Manisa'dan kalkıp İstanbul'a gidiyorduk. Büyük bir hastanede tedaviye başladık. Bizim için zor bir süreçti. İki yıl sonra çocuğumuz dünyaya geldi. 5 yıl sonra bu kez birer yıl arayla, normal yoldan iki çocuğumuz daha oldu.



















