Belçika, 1865-1909 arasında tahtta oturan Kral 2. Leopold döneminde bugün Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) olan orta Afrika ülkesinde sömürge yönetimi kurdu. Kral 2. Leopold, 1885'te ülkenin adını Özgür Kongo Devleti koydu ve Belçika'nın birkaç katı büyüklüğündeki bu toprakları kendi mülkü ilan etti. Dönemin güçlü Batılı ülkeleri de bunu tanıdı.Kral 2. Leopold'ün hiçbir zaman ayak basmadığı KDC'de yıllar süren zorla çalıştırma sisteminde Afrikalılar zulme uğradı. Sömürge döneminde milyonlarca Afrikalı öldürüldü, çoğu aç kaldı, hastalıklarla boğuştu. Bir dönem Belçika'nın çalışmaya zorladığı Afrikalılardan itiraz edenlerin elleri kesildi.Belçika'nın sömürge döneminde Afrika'da öldürülenlerin sayısı tam olarak bilinmiyor. Bu sayı kimilerince 1 milyondan fazla, kimileri için ise 10 milyona kadar çıkıyor.Belçika, sömürge döneminde kauçuk başta olmak üzere KDC'nin tüm zenginliklerini sonuna kadar sömürdü. Sanayileşmenin başladığı o dönemde kauçuk bisiklet ve otomobil tekerlerinin yapımı, telefon tellerinin kaplanması, sanayide kullanılan makine kayışlarının üretimi gibi birçok alanda kullanılıyordu.
Kauçuk dışında geniş ormanlara sahip KDC'deki bakır gibi madenler, buharlı makinelerde kullanmak üzere keresteler, yağ çıkarmak için kullanılan bitkiler ve fildişi gibi değerli birçok şey ülkeden alınarak Avrupa'ya götürüldü.Kral 2. Leopold, o dönem Afrika'dan elde ettiği zenginlikleri Belçika'da kullandı. Halkına iyi bir kral olduğunu kanıtlamak için ülkede simge yapılar inşa ettirdi. Bugün hala ayakta olan ve kullanılan bu yapılar, "Kral 2. Leopold'ün hayaletinin hala ülkede olduğu" yorumlarına neden oluyor.


Kauçuk dışında geniş ormanlara sahip KDC'deki bakır gibi madenler, buharlı makinelerde kullanmak üzere keresteler, yağ çıkarmak için kullanılan bitkiler ve fildişi gibi değerli birçok şey ülkeden alınarak Avrupa'ya götürüldü.Kral 2. Leopold, o dönem Afrika'dan elde ettiği zenginlikleri Belçika'da kullandı. Halkına iyi bir kral olduğunu kanıtlamak için ülkede simge yapılar inşa ettirdi. Bugün hala ayakta olan ve kullanılan bu yapılar, "Kral 2. Leopold'ün hayaletinin hala ülkede olduğu" yorumlarına neden oluyor.
Dünyanın en büyük Adalet Sarayı
Simge yapılar arasında en çok bilinenlerden biri bugün hala ayakta olan Adalet Sarayı. Başkent Brüksel'deki Adalet Sarayı (Palais de Justice), kimilerine göre inşa edildiğinde kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük binasıydı.1866'da başlayan inşaat 17 yıl sürdü. Şehrin az sayıdaki tepelerinden birine yapılan bina için o dönem bölgede bulunan mahalledeki evlerin neredeyse tamamı yıkıldı.Devasa sütunlar üzerinde duran, çok sayıda sanat eseri heykeli barındıran 40 bin metrekarelik bina şu an hala dünyanın en büyük mahkeme binası olarak biliniyor.
50. yıl Parkı
Brüksel'in merkezindeki 50. Yıl Parkı, Kral 2. Leopold tarafından Belçika'nın bağımsızlığının 1880'deki 50. yılını kutlamak amacıyla yaptırıldı. Parkın inşaatı çok uzun sürdü. 1880'deki 50. yıl kutlamalarında parkın çok azı tamamlanmıştı. Parkın inşası 1905'teki 75. yılda bitirebildi.Brüksel'in simgelerinden zafer takını barındıran parkta Kraliyet Silahlı Kuvvetler ve Askeri Tarih Müzesi ile Kraliyet Sanat ve Tarih Müzesi bulunuyor.Birçok sportif ve kültürel faaliyetin yapıldığı 30 hektarlık park, büyüklüğü ve şehrin içinde olması nedeniyle New York'taki Central Park'ın Brüksel'deki karşılığı olarak değerlendiriliyor. Park ayrıca 1978'de açılan kentin en eski camisini de barındırıyor.



















