Hibrit enerji yatırımlarında kapasite artıyor

TAKİP ET

Enerji sektöründe hibrit sistemlere yönelik yatırımlar hız kazanırken, yeni kapasitenin 2-3 yıl içinde devreye alınması bekleniyor. Mevcut santrallerde verimliliği yüzde 50'ye kadar artıran hibrit projeler, milyarlarca dolarlık yatırım potansiyeli oluşturuyor.

Antalya'da düzenlenen "Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi" kapsamında açıklamalarda bulunan Yılmaz, hibrit olarak da bilinen yardımcı kaynaktan birden çok kaynaklı elektrik üretimi alanında tahsis edilen yeni kapasitenin uygulama takvimine ilişkin, "Hibrit yatırımlarında gerekli izin süreçlerinde aksama yaşanmazsa bu kapasitenin 2-3 yıl içinde sahaya yansımasını bekliyoruz." ifadesini kullandı.

Yılmaz, hibrit yatırımların sıfırdan lisanslı projelere göre daha hızlı hayata geçirilebildiğine dikkati çekerek, mevcut santrallerin tüm izinlerinin halihazırda alınmış olmasının yatırım süreçlerini kolaylaştırdığını vurguladı.

Hibritte bugüne kadar güneş enerjisine dayalı toplam 5 bin 183 megavat kurulu güç tahsis ettiklerini ve bu kapasitenin 1788 megavatlık kısmının halihazırda işletmeye alındığını aktaran Yılmaz, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle-biyogaz santrallerine yönelik 1500 megavatlık yeni hibrit kapasite için de başvuru sürecinin başlatıldığını kaydetti.

Hibrit sistemlerle santral verimliliği yüzde 50 artabiliyor

Yılmaz, işletmeye alınan hibrit kapasitenin dağılımı hakkında detaylı bilgi vererek, söz konusu kapasitenin 1182 megavatının rüzgar, 237 megavatının hidrolik, 221 megavatının termik, 119 megavatının biyokütle ve 26 megavatının jeotermal kaynaklara dayalı tesislerden oluştuğunu, hibrit güneş santrallerinin yardımcı kaynak dağılımında ise 2 bin 598 megavatın rüzgar, 1059 megavatın termik, 905 megavatın hidrolik, 470 megavatın biyokütle ve 150 megavatın jeotermal santrallere tahsis edildiği bilgisini paylaştı.

Hibrit sistemlerin farklı enerji kaynaklarını bir araya getirerek sağladığı avantajları anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Örneğin, rüzgarı güneşle, jeotermali güneşle, biyogaz tesislerini yine güneşle destekliyoruz. Böylece hem üretim hem de tüketim açısından güneşten maksimum seviyede faydalanmayı hedefliyoruz. Hibrit sistemleri ikinci bir kaynak olarak devreye alıyoruz. Bu yatırımlar diğerlerine göre daha hızlı gerçekleşiyor ve mevcut santrallerin verimliliğini de artırıyor. Bu durum sahadaki verimliliği ciddi şekilde artırarak santrallerin neredeyse yüzde 50 daha verimli çalışmasını sağlayabiliyor. Bu nedenle hibrit yatırımlara büyük önem veriyoruz. 1500 megavatlık yeni hibrit kapasite tahsisi yaptık. Bugüne kadar toplam hibrit kapasite 5 bin megavatı aştı. Bu büyüklük yaklaşık 4 milyar dolarlık bir yatırıma karşılık geliyor."

"Akaryakıtta kaliteyi en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz"

Yılmaz, akaryakıt piyasasında kaliteyi en üst seviyeye çıkarmayı ve bunu sürdürülebilir kılmayı temel hedef olarak belirlediklerini belirterek, "EPDK olarak temel prensibimiz, kaliteyi en üst seviyeye çıkarmaktır. Maksimum kaliteyi sağlamak ve bunu sürdürülebilir kılmak en önemli hedefimizdir. Sürdürülebilirlik burada kritik bir unsur. Bu kaliteyi sürdürebildiğimiz sürece gerçekten kaliteli bir sistemden söz edebiliriz." dedi.

Denetim süreçlerine ilişkin ise Yılmaz, "Bu doğrultuda çağdaş ve yeni teknolojileri etkin şekilde kullanıyoruz. Tesisleri, lisanslı istasyonları ve rafinerileri sürekli denetliyoruz. ISO kalite belgelerini zorunlu hale getirdik. Yaklaşık 500 farklı denetim kriteriyle bu kaliteyi sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, denetim süreçlerinde anlık takip sistemleri kullandıklarını vurgulayarak, "Otomasyon altyapımız oldukça güçlü. Akaryakıt ürünlerinin kalitesini anlık olarak izleyebiliyoruz. Aynı zamanda istasyonlardaki yakıt miktarını da anlık olarak takip edebiliyoruz. Bu sayede tedarik sürekliliğini de güvence altına alıyoruz. Bu alanda herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Teknolojik imkanları daha da geliştirerek bu sistemi sürekli iyileştiriyoruz. Bugün Türkiye’de ve Avrupa'da en kaliteli akaryakıtın kullanıldığını söyleyebiliriz ve bu kaliteyi denetlemeye devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Milli akıllı sayaç sistemiyle yerli teknoloji ve rekabet gücü artacak

Teknoloji geliştikçe bu gelişmelere uyum sağlamak zorunda olduklarını belirten Yılmaz, "Yeni sorunlar ortaya çıkıyor ve bunlara çözüm üretmek için adımlar atıyoruz. Bu kapsamda Milli Akıllı Sayaç Sistemi'ni geliştirdik." dedi.

Yılmaz, bu alana yatırım yapan şirketlere yatırım zorunluluğu getirildiğini ve teşvik mekanizmaları oluşturulduğunu anlatarak, "Amaç, Türkiye'de bu teknolojinin hem markalaşmasını sağlamak hem de uluslararası rekabet gücünü artırmak." diye konuştu.

Yerli teknolojilerin geliştirilmesini teşvik ettiklerini vurgulayan Yılmaz, "Yatırımcılar, aynı ihtiyaca cevap veren ürünleri yerli olarak üretmeleri durumunda yüzde 5 ek avantaj elde ediyor. Bu sayede Türkiye'yi bu alanda önemli bir üretim merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Mustafa Yılmaz, EPDK ile Rekabet Kurumunun işbirliğiyle düzenlenen organizasyonun önemine de değinerek, uzun zamandır sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren böyle geniş çaplı bir toplantıya ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Rekabet Kurumu ile birlikte gelecekte ülkemize nasıl katkı sunarız, bunu değerlendiriyoruz. Düzenlemelerimizi çok sıkı takip ediyoruz ama rekabet olmadığı takdirde dünyadaki gelişmeleri de gördük. Bir Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ile akaryakıtın nasıl enerji sıkıntısı meydana getirdiğine bütün dünya şahit oldu. Dolayısıyla biz Allah'a şükür Türkiye'de herhangi bir enerji sıkıntısı yaşamadık ancak bazı şeyleri yapmak için o sıkıntıları bizzat yaşamak gerekmiyor, gerekli tedbirleri önceden almak gerekiyor. Teknoloji gelişiyor, kaynaklar çeşitleniyor. Bu çeşitlenen kaynaklar içerisinde nasıl bir pozisyon alabiliriz, düzenlemelerimizi sektörün önünde sektöre ışık tutacak şekilde nasıl şekillendirebiliriz diye karşılıklı fikir alışverişi için bu organizasyonu oluşturduk. İlk organizasyonumuz olmasına rağmen katılım çok iyi, çok kaliteli isimler aramızda bulunuyor. Dolayısıyla sektörün uzmanlarının görüşlerine ihtiyacımız var ve buradan da çok güzel çıktılar elde edeceğimizi düşünüyoruz."