Uzaya gönderilecek vatandaş 4-5 ay içerisinde belirlenecek

TAKİP ET

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, uzaya gönderilecek vatandaşın 4-5 ay içerisinde seçileceğini belirtti. Bakan Varank, 2 ya da 3 insana eğitim verileceğini söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Uzay Programına yönelik açıklama yaptı. Bakan Varank, 2 senelik bir eğitimden sonra bir vatandaşın uzaya gönderileceğini belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank katıldığı bir canlı yayın programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayadı. Varank, "Türkiye'yi dünyanın en güçlü ekonomileri arasına sokmak, katma değerli üretimle kalkındırmak ve gelecekte çocuklarımıza tam bağımsız bir ülke bırakmak istiyorsak mutlaka uzay alanında çalışmalar yapmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.

"HEDEF 2023"

Bakan Varank, uzay alanında geliştirilen kabiliyetlerin katma değerli ve yüksek teknolojili üretimi sağlayacağını ifade ederek, milli güvenliğin uzayla ilişkili olduğu noktasına dikkat çekti.

Türkiye'nin uzay alanında önemli çalışmalar yaptığına da dikkat çeken Varank, ülkenin bu alandaki kabiliyetlerini daha da yukarı çıkarabilmek için Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve ülkedeki tüm paydaşlarla gelecek 10 yıllık yol haritası hazırladıklarını belirtti..

Bakan Varank, yol haritasında 10 tane önemli başlık bulunduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
"Bunlar Türkiye'yi uzay yarışında öne çıkaracak, şimdiye kadar yaptığı altyapı yatırımlarını ekonomik değere dönüştürecek ve bu manada da ülkemizi refah seviyesi yüksek bir ülke haline getirecek."

Ay misyonuna değinen Bakan Varank, 2023'te Ay'la ilk temasın gerçekleştirilmesini, 2028'de Ay'a yumuşak iniş yaparak bir uzay aracını Ay yüzeyine indirmeyi, burada bilimsel çalışma yapmayı hedeflediklerini ifade etti.

"KABİLİYETLERİMİZ TEST EDİLECEK"

Bakan Varank, Türkiye'de 2,5 tonluk bir aracı Dünya yörüngesine çıkaracak bir fırlatma teknolojisi bulunmadığını söyleyerek, "2023'te öncelikle uluslararası iş birliğiyle uzay aracını Dünya yörüngesine çıkaracağız, uzay aracımız hızını aldıktan sonra kendi milli hibrit motorumuzla Ay'a ulaşmayı başaracak" şeklinde konuştu.

Bakan Varank, şimdiye kadar geliştirilen kabiliyetlerin test edileceğini dile getirerek, Delta V'de geliştirilen motor teknolojisinin testlerinin devam ettiğini, yazın yeni bir ateşlemeyle 100 kilometre denilen uzay sınırının ötesine geçmeye çalışılacağını kaydetti.

Varank, uzaydan bir ekonomi elde etmek istediklerinin altını çizerek, TÜBİTAK UZAY'ın geliştirdiği yerli ve milli ekipmanların da ticarileşebilmesi için uzay ortamında test edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin uzay alanındaki mevcut çalışmalarını anlatan Varank, Türkiye'de geliştirilen "itki motoru", "yıldız izler" gibi ürünlerin dünyada sadece birkaç ülkenin yapabildiği teknolojiler olduğunu belirtti.

"UYGUN KİŞİYİ SEÇECEĞİZ"

Uzaya bilimsel çalışmalar yapmak üzere gidecek Türk vatandaşının gençlere de rol model olacağına dikkat çeken Varank, şu şekilde konuştu:

"Bizim göndereceğimiz vatandaşımız böyle bir misyona da sahip olacak. Öncelikle bilimsel çalışmaya karar vermemiz lazım. Çalışmanın niteliğine göre bilim insanının hangi alandan seçileceğine karar verilecek. Bunu 2023'e yetiştirmek istiyoruz. Önümüzdeki 4-5 ay içinde uzaya göndereceğimiz vatandaşımızı seçmemiz gerekiyor. Bilimsel çalışmaya karar verdikten sonra hedefimiz 2 ya da 3 insanımıza bu eğitimleri aldırmak. Oldukça zorlu eğitimleri almasını sağlayacağız. Rusya, ABD bu eğitimleri veriyor, oldukça yoğun eğitimlerden bahsediyoruz. Fizyolojik, psikolojik özellikleri karşılamaları gerekiyor, uzay aracıyla ilgili temel eğitimleri almaları gerekiyor. Bunları da dikkate alarak adaylarımızı seçeceğiz, eğitimlere yollayacağız. 2 senelik eğitimden sonra da bir vatandaşımızı uzaya göndereceğiz. Bilimsel misyonu yerine getirebilecek uygun kişiyi seçeceğiz."

ORTAK UZAY LİMANI İŞLETMESİ KURMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

Varank, Türkiye'de astronomi alanında önemli altyapılar olduğuna değinerek, ülkenin yerden gözlem konusunda kabiliyetlere sahip olduğunu ama bunların ilerletilmesi, gezegenlerin ve yıldızların yanı sıra uyduların da izlenmesi ve kayıt altına alınması gerektiğini belirtti.

Faydalı yükleri uzaya çıkarabilmek amacıyla bir uzay limanı işletmesinin önemine değinen Varank, şu şekilde devam etti:
"Türkiye, coğrafi konum olarak ağır yükleri uzaya çıkarmakta ticari olarak rekabetçi bir konumda değil. Dolayısıyla uzay limanı işletmesindeki muradımız 2 hedef aslında. Biri 100 kiloya kadar uyduları kendi ülkemizden kendi roketlerimizle uzaya çıkarabilecek bir fırlatma üssü kurmak, ikinci hedefimiz de uluslararası iş birliğiyle coğrafi konum olarak daha avantajlı bölgede uluslararası iş birliği yaparak bir uzay limanı işletmesi kurmak. Şu anda Türkiye'deki en uygun yerle ilgili tespitler yapılmış durumda. Ekvator'a yakın bir ülkeyle ortak uzay limanı işletmesi kurmayla ilgili çalışmamızı başlattık. Hedefimiz 10 yıl içinde bunu başarabilmek."

Varank, Uzay Teknoloji Geliştirme Bölgesi hakkında da açıklamalarda bulunarak, bu alanda ekosistem oluşturmayı önemsediklerini, burada teknoloji geliştirmek isteyen şirketleri bir arada toplayacaklarını ve TUA'nın yönetim merkezinin bu bölgede yer alacağını söyledi.

Uluslararası haber kanallarının sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda yer alan "TUA'nın bütçesinin 5,4 milyon dolar olduğu" iddialarını yalanlayan Varank, şu ifadeleri kullandı:
"TUA, Türkiye'deki uzay faaliyetlerini koordine etmek üzere kurulmuş bir çatı kuruluş. Elbette önümüzdeki dönemde uzay projelerini de destekleyecek. Burada bahsedilen bütçe sadece TUA'nın personel giderleri gibi kendi işleri için kullanacağı bütçesi. Türkiye'de uzay çalışmalarına zaten bütçeler ayrılıyor. Türkiye'nin ilk yerli ve milli gözlem uydusu İMECE, 70 milyon doların üzerinde bir proje. Türksat 6A, kendi haberleşme uydumuz 200 milyon doların üzerinde bir proje. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Ar-Ge bütçesinin yüzde 20'si de TUA'ya aktarılıyor. Zaten Türkiye'de uzay çalışmaları yapan şirketlerin de kendi bütçeleri var. TUSAŞ çok önemli rakamları uzay faaliyetlerine ayırıyor. ROKETSAN kendi çalışmalarını yapıyor. Türkiye bütün bu faaliyetleri 5,4 milyon dolarla yapacak demek doğru değil."