"Türk Tabipler Birliği başındaki Türk ifadesi bunlara yakışmıyor."
"Türkiye'nin artık bu ayıptan kurtulmasının vakti gelmiştir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çoklu baro sisteminde yapıldığı gibi aynı çalışmayı TTB ve diğer meslek odalarında da yapmak durumundayız, Cumhur İttifakı olarak bu konuyla ilgili çalışmayı inşallah başarılı bir şekilde sürdüreceğimize inanıyorum. Uzun yıllardır küçük ama örgütlü klikler tarafından kontrol edilen bu meslek kuruluşları sadece temsilde değil uygulamada da kuruluş amaçlarından sapmışlardır. Bu kuruluşların bir kısmının yönetim organları, ideolojik sapkınlıkların veya dar grupların çıkarlarının kalesi haline dönüşmüştür” dedi.
Türk Tabipleri Birliği'ni eleştiren Erdoğan, "Görev alanı ile ilgisi olmayan konularda bildiriler yayınlamak bir meslek kuruluşunun görevi olamaz. Hükümetin her yaptığına karşı çıkarak, siyasetin en çirkef halini sergilemek bir kuruluşunun görevi olamaz. Anayasanın ilgili maddesi ortada. Her meslek kuruluşunun kuruluş kanunu ortada. Dünyadaki uygulamalar ortada Bunların hangisinde meslek kuruluşlarının terör örgütlerini destekleyebileceği, ülkenin milli politikaları aleyhinde kampanyalar yürüteceği, kendi halkının değerlerine hakaret eden bildiriler yayınlayabileceği yazıyor. Dünyanın neresinde bu şekilde hareket eden meslek kuruluşları vardır. Türkiye'nin artık bu ayıptan kurtulmasının vakti gelmiştir. Bu Türkiye Tabipler Birliği ile alakalı Odalar ve Borsalar Birliği'nde atılan adım neyse aynı şekilde Tabipler Birliği ile ilgili diğerleri ile ilgili süratle bu dönemde adımları süratle atıp buralarda her fikrin her düşüncenin içinde yer aldığı tabipler birliğini oluşturmamız lazım. 28 tane bu şekilde kuruluş var. Bunların hepsi için bu adımların atılması lazım" açıklamasında bulundu.
"Milletimizin hayatının her alanında var olan meslek mensuplarının hiçbirini böyle bir çarpıklığa terk edemeyiz"
Cumhur İttifakı'nın bu konuda bir an önce adım atması gerekliliğine vurgu yapan Erdoğan, "Diğer siyasi partiler katılır katılmaz ayrı bir konu. Onlarla da grubumuz görüşmelerini yapar. Bu adımı atmamız lazım. Vakit kaybına tahammülümüz yok. Önce meslek kuruluşu ile ilgili genel bir düzenleme, bunun yeterli olmadığı durumlarda da tek tek her meslek kuruluşu ile ile ilgili değişiklik için meclisimiz derhal harekete geçmelidir. Grubumuzdan MHP ile de istişare halinde gereken hazırlıkları süratle yapmasını istiyorum. Mümkünse diğer partilerin desteğini alarak, değilse Cumhur İttifakı imkanıyla bunu en kısa sürede hayata geçirmeliyiz. Bütçenin hemen ardından meclisimizin ilk işlerinden biri bu konu olmalıdır. Türk ve Türkiye ismini hak etmeyen meslek kuruluşlarından bu imtiyazlarını derhal almalıyız. Türk Tabipler Birliği başındaki Türk ifadesi bunlara yakışmıyor. Ondan zaten nefret ediyorlar. Bir an önce bizim onların elinden bunu almamız lazım. Meslek kuruluşlarının yönetimlerini, söz konusu meslek guruplarının tamamının görüşleri, düşüncelerini, hassasiyetini yansıtan temsil kabiliyeti yüksek, demokratik yapıya kavuşturmamız şarttır. Milletimizin sağlığını emanet ettiğimiz hekimlerimizi bir avuç örgütlü ideolojik fanatiğin insafına bırakamayız. Milletimizin hayatının her alanında var olan meslek mensuplarının hiç birini böyle bir çarpıklığa terk edemeyiz. Kimsenin patırtısına, gürültüsüne hezeyanına aldırmadan milletimizin ve ülkemiz için en doğrusu neyse onu kararlılıkla hayata geçireceğiz. Belki de bu yaşananlar meslek kuruluşlarının örgütleme modelinin köklü bir sorgulanmasına vesile olarak hayırlı gelişmelerin önünü açacaktır. Gelişmiş ülkelerde kamu kurumu niteliği olmayan sivil toplum örgütlenmelerinin bu derecede yaygınlaştığı dönemde bizimde artık yeni modeller geliştirmemiz gerekiyor. Meselenin bu boyutunu kamuoyunun dikkatine sunuyorum" diye konuştu.