Tarımda yeni bir dönem başlıyor

TAKİP ET

"Türkiye olarak biz de bu amaçla çeşitli yerlerde toprak kiralamaya başladık" Salgın döneminde üzerinde en çok konuşulan konulardan birinin gıda üretimi ev temini olduğunun altını çizen Erdoğan, yaşanan kuralığın bu tartışmayı daha anlamlı ve önemli hale getirdiğini söyledi. 

 Erdoğan, tahminlerin dünyanın 2050 yılında 10 milyarlık bir nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak zorunda kalacağını gösterdiğini bildirdi. Bu durumun refah artışı ve lojistik imkanların etkisiyle bugünkünden yüzde 60 daha fazla gıda üretimi yapılmasına ihtiyaç duyulacağı anlamına geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugünkü anlayışla bir asır arasında çok daha büyük farklar ortaya çıkacağı açıktır.

Bugün 140 ülke başka yerlerde toprak kiralamak suretiyle kendini geleceğe hazırlamanın gayreti içindedir. Şimdiden kiralanan toprak miktarı ülkemizin yüzölçümünün üç katına ulaşmıştır.

Bu konuda en cazip yer bakir ve bereketli Afrika topraklardır. Toprak kiralamada amaç bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil yarım asır, bir asır sonrasının taleplerine hazırlık yapmaktır.

Türkiye olarak biz de bu amaçla çeşitli yerlerde toprak kiralamaya başladık. Böyle bir vizyonu, böyle bir derdi olmayanlar ülkemizin neden Nijer’de, Sudan’da toprak kiraladığını, başka yerlerde benzer arayışta olduğunu anlayamıyor.

Sadece Anlamamakla kalmıyor, bir de çıkıp bize ithamlar yöneltiyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde hükümetlerin böyle ithamlara maruz kaldığını göremezsiniz.

Çünkü oralarda ülkenin ve milletin üzerine ikbal hesabı yapan bir siyasi muhalefet anlayışı yoktur. Maalesef bu yıkıcı ve çapsız zihniyet yaptığımız barajlardan yollara, hastanelerden enerji santrallerine kadar her konuda karşımıza çıkıyor. Çiftçilerimizi, üreticimizi, insanımızı bize karşı kışkırtmak için tamamı yalan, tamamı yanlış, tamamı çarpıtma olan söylemlerle gündem oluşturmaya çalışan bu zihniyeti biz çok iyi tanıyoruz. Bu zihniyete cevap vermek bizim için zul olmakla birlikte milletimize olan sorumluluğumuz gereği hakikatleri tekrar tekrar anlatmak mecburiyetindeyiz. Biz bu cahillerle dost değiliz, cahilliklerini ifşa edene kadar cahillerle muhatap olmaya katlanacağız” açıklamasında bulundu.


"Türkiye 18 yılda tarımsal milli gelirini 37 milyar liradan 278 milyar liraya yükselterek Avrupa'da ilk sıraya yükseldi"
Türkiye'nin tarım alanında önemli bir yol kat ettiğini bildiren Erdoğan, "Türkiye’nin tarımda nerden nereye geldiğini anlatmadan önce soframızda eksikliğini hissetmediğimiz, ekmeğimizi, aşımızı üreten eli nasırlı, anlı terli, yüreği imanlı, yüreği tertemiz çiftçilerimize şükranlarımı şahsım, milletim adına sunuyorum. Üreticilerimize hakkını teslim etmek, emeklerinin karşılığını vermek için 18 yıldır çalışıyoruz.

Türkiye'nin Avrupa'dan Asya'ya uzanan toprakları kendi imkanlarını karşılayacak bir imkan sağlıyor. Son dönemde yaptığımız altyapı sayesinde ülkemiz önemli bir ihracatçı konumuna gelmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçtiğimiz 18 yılda tarımsal milli gelirini 37 milyar liradan 278 milyar liraya yükselterek Avrupa'da ilk sıraya yükseldiğini bildirdi. Geçtiğimiz yıl 197 farklı ülkeye tarımsal ürün ihraç ederek, 18 milyar gelir elde edildiğini açıklayan Erdoğan, ”Un ihracatında dünyada 1’inci, makarna ihracatında 2’nci sıradayız. Çiftçimize verdiğimiz destekleri bu dönemde 12 kat arttırarak, bitkisel üretimimizi 124 milyon tonla cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıkardık. Tarımsal üretimdeki artış kendi kendine gelişmedi. Bunun için destekler yanında çok büyük sulama projelerini hayata geçirdik. Biz son 18 yılda sulama amaçlı 600 baraj, 423 gölet, bin 457 sulama tesisi yaparak milletimizin hizmetine sunduk” ifadelerini kullandı.

Erdoğan konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Toprak nedir, çiftçi ne iş yapar, üretim nasıl yapılır, bilmeyenler, ağızlarını her açtıklarında saman ihracatından bahsedenler aslında cahilliklerinden bahsediyorlar.

Saman ihracatımız 84,5 bin ton, geliri de 14 milyon dolardır. İthalat dedikleri saman bin 953 tondur. Söyledikleri sadece yalan, iftira ile belki günü kurtarmak mümkündür ama bu tarzın ne çiftçiye ne de ülkemize bir faydası vardır.”