Kılıçdaroğlu: Seçim 14 Mayıs'ta diye düşünüyoruz
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, seçim takvimi ve altılı masanın adayıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Seçim tarihinin 14 Mayıs olarak göründüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı adayını 6 liderin konuşması lazım. Benim konuşmam doğru olmaz" dedi.
Özel bir televizyon kanalına konuk olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Altılı masanın görüşme takvimi anımsatılarak, "Siz cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "6 liderin olduğu masada, cumhurbaşkanı adayının nitelikleri konusunda daha önce görüş birliğine vardık ve bunu bir bildiriyle kamuoyuna duyurduk. Son toplantıda cumhurbaşkanı adaylığı konuşulmadı, herhangi bir tartışma da olmadı zaten. Bu konuda zaten liderler acele de etmiyorlar çünkü önce üzerinde görüş birliğinin sağlandığı bir hükümet programı, yol haritası olması lazım" yanıtını verdi.
Yol haritası üzerinde yaklaşık 3-4 aydır, her partinin ayrı ayrı kendi içinde çalıştığını ayrıca partilerden 6 genel başkan yardımcısının da bu çalışmalara son şeklini verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Büyük bir olasılıkla yol haritası ve hükümet programı çıkıp, neyi nasıl yapacağımız, hangi amaçları güttüğümüz, hangi zaman diliminde neye odaklanacağımız konusunda bir yol haritası çıkarsa ondan sonra zaten cumhurbaşkanı adayının belirlenmesine gelecek" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, 30 Ocak'ta yapılacak yol haritası açıklamasında ana hatlarıyla hangi başlıkların yer alacağına ilişkin soruya karşılık, bunun yargı, sağlık, dış politika, teknoloji, bilim gibi başlıklarda nelerin yapılacağı, Türkiye'nin yaşadığı sıkıntılı durumdan nasıl çıkarılacağına ilişkin bir çalışma olduğunu söyledi.
İmamoğlu hakkındaki dava
Yargının bağımsızlığıyla ilgili soruya karşılık, bunun son derece önemli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, sorunların nasıl çözüleceğini şeffaf bir yönetim anlayışıyla kamuoyuyla paylaşacaklarının altını çizdi. Kılıçdaroğlu, hayata geçirilecek politikalara Durum ve Hasar Tespit Komisyonu'nun oluşturacağı raporun yön vereceğini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki davanın hatırlatılması üzerine, dava açılma süreçlerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Davada birden fazla sorun var, karar avukat olmadan açıklanıyor. Bu hukuk, yargı tarihinde bir ilktir. Daha başlangıçtan itibaren yanlışlıklar zinciri başlıyor. Kişi geliyor oturuyor oraya, istediği kararı zaten verecek, önceden her şey hazırlanmış vaziyette. Dolayısıyla ağır ceza bize göre hukuka, insan haklarına, demokratik sürece aykırı bir karar veriyor. Amaç, Ekrem Beyi bulunduğu yerden almak, ona siyasal yasak getirmek, biz bu çerçevede değerlendiriyoruz" dedi.
"Şimdi açıklamayı doğru bulmuyorum ama bunun gereğini yapacağız o zaman"
Kişilerin iktidarda oldukları sürede mal varlığına sahip olmaması gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, mal edinen iktidar sahiplerinin halk yerine kendilerini korumayı tercih ettiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, "İmamoğlu'na yönelik hukuki kıskaçla neye varılmak isteniyor ve siz o varılmak istenen noktayla ilgili olarak nasıl bir demokratik tepki göstermeye hazırlanıyorsunuz" sorusuna, şu sözlerle yanıt verdi:
"'Kimse cehennemin kapılarını aralamasın' dedim. Bunun çok ağır bir söz olduğunu herhalde sıradan bir vatandaş da bilir. Umarım bunlar olmaz, Ekrem Bey'e bu cezalar yazılmaz ve yargı gerçekten hukukun üstünlüğüne, vicdani kanaatine göre karar verir ve her şey rayında gider. Beklentimiz budur. Eğer bu beklenti olmaz da tam tersine yargı sarayın talimatını yerine getiren bir mekanizmaya dönüşürse bunun gereğini yapacağız. Bunu şimdi açıklamayı doğru bulmuyorum ama bunun gereğini yapacağız o zaman."
Kılıçdaroğlu, "Ekrem Bey'i makamından alma girişimini yaptıkları takdirde pişman olabilecekleri bir demokratik süreç başlar mı demek istiyorsunuz" sorusuna ise "Elbette. Bütün tavırlarımız demokrasiden yana olacaktır. Bu ülkeye demokrasiyi getiren, çok partili yaşamın, farklı düşüncelerin ne kadar değerli olduğuna inanan partiyiz biz" yanıtını verdi.
"Seyyar hakimler, mahkemeler var"
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, masadaki 6 liderin de yargının bağımsız ve tarafsız olması gerektiğine inandığını, bu konuda görüş birliği içinde olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Seyyar hakimler var, belli talimatın gereğini yerine getirmek üzere. Bir davada eğer farklı bir şey çıkacaksa seyyar hakim oraya atanıyor. Bir de üçlü hakimlerin olduğu seyyar mahkemeler var. Bu seyyar mahkemeler de yine belli davalarda oradan alınıp öbür davaya bakmak için görevlendiriliyor. Biz bu seyyar hakimleri de seyyar mahkemeleri de biliyoruz. Ama Hakimler ve Savcılar Kurulu onun da gereğini yapmak zorunda, seyyar hakim, mahkeme olmaz. Vicdanını satan, parayla pulla işi olan bir hakim olmaz. Uyuşturucu baronlarından para alanlar olmaz. Avukatın, savcının gidip hakime rüşvet teklif ettiği bir düzeni tamamen bitireceğiz."
Adalet kavramının yüceltildiği, toplum vicdanında "bu ülkede adalet var" algısı oluştuğu andan itibaren farklı bir Türkiye'nin ortaya çıkacağını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'ye getirilecek yurt dışındaki temiz sermaye için de en büyük teminatın hukukun üstünlüğü ve demokrasi olacağını dile getirdi.