İstanbul Sözleşmesi feshedildi!
İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Cumhurbaşkanı Karar'ı Resmi Gazete'de İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Karar'ı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan Karar'a göre, Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedildi. Karar, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 3. maddesi gereğince alındı.
İstanbul Sözleşmesi nedir? İstanbul Sözleşmesi neden kabul edilmedi? soruları Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin ardından merak konusu oldu. Uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi'nin Mart 2019 itibari ile 46 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalandığı biliniyor. İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tüm detaylar ve sözleşmenin maddeleri haberimizde.
SÖZLEŞMEDE TÜRK YAPISINA UYMAYAN MADDELER VAR!
Sözleşmede geçen 'Cinsel yönelim' ve Toplumsal cinsiyet kimliği' gibi kavramların Türk toplum yapısına uymadığı belirtiliyor.
İstanbul Sözleşmesi'nin toplumsal desteğini kaybettiği ve bu anlaşmayı kalkan yapan LGBT ve bazı marjinal grupların, gelecek kuşakları tehdit ettiği ifade ediliyor.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN AMACI
Avrupa Konseyi’nin, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi amacıyla yapılan mücadeleye ilişkin uluslararsı sözleşmesidir. Şiddete sıfır tolerans gösterilmesini hedeflemektedir ve sadece Avrupa'da değil sınırlarını aşan geniş bir alanda daha güvenli yaşanabilmesini sağlama yolunda önemli bir adımdır.
Şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve şiddet uygulayanların adalete teslim edilmesi, bu sözleşmenin asıl amacını oluşturur. Ayrıca, toplumun her ferdini, özellikle de erkekleri ve erkek çocuklarını, tutumlarını değiştirmeye davet ederek, bireylerin vicdanlarını ve düşüncelerini değiştirmeyi amaçlamaktadır. Genel anlamıyla, erkeklerle kadınlar arasında daha fazla eşitlik sağlamaya yönelik harekettir.
İSTANBUL SÖZLEŞMENİN DEVLET SORUMLULUKLARI
Önleme
- Kadınlara yönelik şiddetin kabullenilmesine neden olan tutumların, toplumsal cinsiyet rollerinin ve klişelerin değiştirilmesi;
- Mağdurlar üzerinde çalışan profesyonel kadroların eğitilmesi;
- Farklı şiddet türleri ve bunların travma yaratıcı özellikleri hakkında farkındalık yaratılması;
- Eğitimin her kademesinde, eşitliği ele alan konuların ders müfredatına dahil edilmesi;
- Halka ulaşabilmek için STK’larla, medyayla ve özel sektörle işbirliği yapılması.
Koruma
-Tüm tedbirler içinde, mağdurların ihtiyaçlarına ve güven içinde olmalarına en büyük önemin verilmesinin sağlanması;
- Mağdurlara ve çocuklarına psikolojik ve hukuki danışmanlığın yanı sıra tıbbi yardım da sağlayan özelleşmiş destek hizmetlerinin düzenlenmesi;
- Yeterli sayıda sığınma evinin tahsis edilmesi ve günün her saati kullanılabilecek ücretsiz telefon yardım hatları sağlanması.
Yargılama
- Kadınlara yönelik şiddetin suç sayılmasının ve gerekli cezaların verilmesinin sağlanması;
- Gelenek, töre, din, yada “namus” gerekçelerinin, herhangi bir şiddet eyleminin bahanesi olarak kabul edilmemesinin sağlanması;
- Soruşturma ve yargılama sürecinde mağdurların özel koruma tedbirlerinden yararlanmalarının sağlanması;
- Kolluk kuvvetlerinin yardım isteyenlere anında yardıma gidebilmelerinin ve tehlikeli durumlara yetkinlikle müdahale etmelerinin sağlanması.
Bütüncül politikalar
- Yukarιda belirtilen tüm tedbirlerin kapsamlı ve koordineli politikaların bir parçası olmasının sağlanması ve kadına karşı şiddete karşı bütüncül bir mukabelede bulunulmasının temin edilmesi.
SÖZLEŞME KAPSAMINDAKİ SUÇLAR
Sözleşme taraf devletlere, aşağıda belirtilen davranışlara yönelik cezai veya başka bir hukuki yaptırım öngörmeyi zorunlu kιlmaktadιr:
- ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik)
- taciz amaçlı takip;
- tecavüz dahil, cinsel şiddet;
- cinsel taciz;
- zorla evlendirme;
- kadınların sünnet edilmesi;
- kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlama.