İstanbul'da "kolay para" tuzağına siber darbe: 3 ayda 513 tutuklama
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 2025 yılı ve bu senenin ilk 3 ayında düzenlenen 70 operasyon sonucunda 513 şüpheli tutuklandı.
Hesapların ele geçirilmesi, şirket sistemine sızma, verileri çalma, sahte alışveriş sitelerine girme, kripto para dolandırıcılığı, sosyal medya üzerinden kapora isteme, kredi kartı ve kimlik gibi kişisel bilgilerin ele geçirilmesi, sosyal medya üzerinden görüntülerin izinsiz paylaşılması, online bankacılık dolandırıcılığı ve çocuklara yönelik uygunsuz içerikler gibi alanları kapsayan siber suçlar, internet ve dijital teknolojiler aracılığıyla işleniyor.
İstanbul polisi, dijital dünyada yaşanan bu suçların önlenmesi, vatandaşların haklarının korunması için haftanın her günü 24 saat esasına göre titiz bir çalışma yürütüyor. Siber polis ekipleri, özellikle sahte yatırım, kripto, telefon ve borsa dolandırıcılığına karşı özverili mücadele sürdürüyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kent genelinde 2025 yılı ile Ocak, Şubat, Mart 2026'da, siber suçlara yönelik düzenlenen 70 operasyonda toplam 879 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından 59 şüpheli serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 513'ü tutuklandı. Şüphelilerden 307'si ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.
"Küçük yatırımlar yaptırılarak güven sağlanıyor"
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları, birimin çalışmalarını anlattı.
Bünyamin Polat, kentte internet, sosyal medya ve telefon üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemlerinin her geçen gün daha profesyonel hale geldiğini, toplumun her kesiminden vatandaşın hedef alındığını söyledi.
Özellikle yatırım, banka ve kripto para temalı dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması uyarısında bulunan Polat, şüphelilerin genellikle internet ve sosyal medya üzerinden profesyonel görünümlü sitelerle vatandaşlara ulaştığını aktardı.
Polat, vatandaşların nasıl dolandırıldığını şöyle anlattı:
"Vatandaşa düşük risk, yüksek kazanç vaat ediliyor. İlk etapta küçük yatırımlar yaptırılarak güven sağlanıyor. Sistem üzerinde yapay kazançlar gösteriliyor. Bu da vatandaşın daha yüksek tutarlı yatırım yapmasına neden oluyor. Vatandaşların paralarını çekmek istediğinde ise farklı gerekçelerle engelleniyor. Para çekmek istediklerinde 'vergi', 'komisyon' ya da 'hesapta bloke var' gibi bahanelerle yeniden para talep ediliyor. Vatandaş bunu ödemesine rağmen tutarları bir türlü hesaplarına yatırmıyorlar. Sonrasında vatandaş dolandırıldığını fark ediyor ve başvuruda bulunuyor."
Sanat dünyasından spora, iş insanlarından akademisyenlere kadar toplumun her kesimin bu tür dolandırıcıların ağına takıldığını dile getiren Polat, mağdurların karşısında çok profesyonel şebekelerin olduğunu kaydetti.
Zanlıların internet sitelerinin çok iyi hazırlandığını, hitaplarının etkili olduğunu, bu sayede toplumun her kesimine ulaşıldığını belirten Polat, finansal yatırımlar için çok iyi araştırma yapılması, Sermaye Piyasası Kurulunun onayladığı şirketlerle çalışması gerektiğini sözlerine ekledi.
Devlet kurumları asla para talep etmez
Telefon dolandırıcılığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürkan Canbolat ise şüphelilerin kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları yönlendirdiğini söyledi.
Başkaları adına temin edilen telefon hatları üzerinden "Hesabınızda şüpheli işlem var", "terör örgütlerine para aktarımı var" gibi söylemlerde bulunan zanlıların mağdurları etkileyerek haksız kazanç sağladıklarına dikkati çeken Canbolat, en son çözdükleri olayda vatandaşın 4 saat telefonda kaldığını anlattı.
"Hesabınızda şüpheli işlem var" diye telefonda tuttukları mağdurun 1 kilogram altını ve bir miktar parasını alan bu zanlıların yakalandığını anlatan Canbolat, "Hiçbir polis, savcı ve hakim, vatandaşımızı arayarak 'Hesabınızda para transfer işlemi olmuştur, bankadaki hesabınızın güvenliği açısından, bu devletin IBAN'ıdır, para gönderin' demez. Böyle bir işlem varsa en yakın savcılık, polis merkezi veya jandarmaya müracaat edilmesi gerekir." diye konuştu.